Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ev kurma ve düğün masraflarının 2 milyon lira sınırına dayandığı günümüz şartlarında, yeni bir hayat kurmanın bedeli artık asgari ücretin tam 60 katına tekabül ediyor.
Şatafatlı düğünlerin yerini 'sade törenler' alırken, gençler nikah defterinden önce uzun vadeli borçların altına imza atıyor.
İşte evlenme faturasından kalem kalem detaylar...
Türkiye gazetesinde yer alan; İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ve sektör temsilcilerinden alınan güncel verilere göre, 2024 yılında 600 bin TL olan ‘sıfırdan ev kurma ve düğün’ maliyeti, 2026 Mart ayı itibarıyla tam üç katına çıktı.
Devletin sunduğu faizsiz kredi bu dev faturanın sadece beşle birini karşılayabiliyor. Yapılan güncel analizlere göre, hane geliri asgari ücretin biraz üzerinde olan (ortalama 45-50 bin TL) yeni evli bir çift bile, düğün masrafları için çektikleri yüksek faizli ticari kredileri ve eş-dost borçlarını kapatabilmek için en az 5 yıl boyunca ‘sıfır birikim’ disipliniyle yaşamak zorunda kalıyor.
Bu tabloya göre yeni çiftler; balayına gitmek, dışarıda bir akşam yemeği yemek veya bir tatil planı yapmak yerine, maaşlarının neredeyse tamamını banka taksitlerine ve kira ödemelerine ayırıyor. Asgari ücretli tarafında ise durum çok daha vahim. Bir evliliğin maliyeti asgari ücretin 62 katına tekabül ediyor.
Sektör temsilcileri ise düğünlerin form değiştirdiğini vurguluyor. İstanbul’daki büyük bir düğün salonunun işletmecisi olan Murat Serttaş “Eskiden hafta sonları aylar öncesinden dolardı. Şimdi ise insanlar ‘kokteyl’ tarzı ya da hafta içi, yemek içermeyen törenlere yöneliyor. Yemekli düğün yapmak artık orta sınıf için bir lüks hâline geldi. Beyaz eşya veya mobilyada ise ‘düğün paketleri’ artık 300-400 bin TL’den başlıyor. 250 bin TL’lik kredi ile sadece buzdolabı, çamaşır makinesi ve belki bir salon koltuk takımı alabiliyorsunuz; evin geri kalanı tamamen borçla diziliyor” diyerek piyasanın geldiği noktayı özetliyor.
ALTIN CEPHESİNDE DURUM NE?
Öte yandan yüksek altın fiyatları, düğünlerin vazgeçilmez unsuru olan takı geleneğini de etkiledi. Tam altın ve setler yerini gram bazlı küçük hediyelere bırakırken bu durum aile büyükleri arasında ‘itibar’ ve ‘gerçekçilik’ çatışması oluşturuyor. Kuyumcu Erkan Yılmaz “Vatandaş artık çeyrek altın sormaya çekiniyor. 0,25 ve 0,50 gramlık ‘hediyelik’ pullar, düğün keselerinin yeni hâkimi oldu. Aileler ise eski takılarını getirip bozdurarak çocuklarına yeni ama daha az ayarlı takılar yaptırıyor” dedi.
Bu ağır tablo, beraberinde yeni bir “evlilik kültürü” doğurdu. Birçok çift, 200 bin TL’yi aşan düğün salonu maliyetini ödemek yerine, sadece belediye nikâhı ile evlenmeyi tercih ediyor. 27 yaşındaki gelin adayı Aslı Tandoğan “Dört saatlik bir eğlence için beş yıl boyunca borç ödemek akıl kârı değil. Düğün yapmayıp o parayı evin peşinatına veya mobilyalara ayırdık. Sosyal medya baskısı var ama gerçekler daha ağır basıyor” diyerek değişen bakış açısını özetliyor. Ekonomik baskı, çeyiz geleneğini de kökten değiştirdi. Artık yeni evlenen çiftler, mağazalardaki fahiş fiyatlar yerine daha düşük markalara ya da ikinci el eşya platformlarına yönelebiliyor.
HARCAMA KALEMİ ORTALAMA MALİYET Düğün Salonu (300 Kişilik-Yemekli) 250.000 TL Beyaz Eşya Seti (Buzdolabı, Çamaşır, Bulaşık, Tv) 250.000 TL Mobilya Takımı (Oturma, Yatak Odası, Yemek Odası) 350.000 TL Mutfak Araç Gereçleri ve Küçük Ev Aletleri 100.000 TL Ev Tekstili, Perde ve Halılar 150.000 TL Ev Tutma (Kira + 2 Depozito, Komisyon, Nakliye) 200.000 TL Gelinlik, Damatlık ve Fotoğraf Çekimi 100.000 TL Altın Takı 400.000 TL
Sosyolog Dr. Selin Erdem, durumun toplumsal risklerine dikkat çekerek şunları söyledi: Eskiden ‘cicim ayları’ dediğimiz ilk iki yıl, artık ‘taksit ayları’na dönüştü. Gençler henüz birbirini tanıma ve ortak hayat kültürü oluşturma aşamasındayken, kapıdaki ağır borç yükü nedeniyle ekonomik şiddet ve geçimsizlik sarmalına giriyor. 2026 verileri gösteriyor ki, ekonomik kaygılar nedeniyle çiftler çocuk sahibi olma planlarını en az 4 yıl erteliyor. Bu durum sadece bireyleri değil, ülkenin demografik geleceğini de tehdit ediyor.