Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD Merkez Bankası'nın para politikası kararları, dolar başta olmak üzere altın, tahvil ve küresel borsa piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olabiliyor. Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutan FED için Eylül toplantısı, enflasyon ve ekonomik görünüm açısından kritik bir döneme denk geliyor.
Eylül toplantısı öncesinde piyasaların faiz beklentisi son günlerde belirgin şekilde değişti. Bir süre faiz indirimi ihtimalinin öne çıktığı ortamda, FED Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'daki mesajları sonrasında faiz artırımı senaryosu güç kazandı. Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru ilerlediğine yönelik güvenin oluşmaması halinde para politikasında daha fazla adım atılması gerekebileceği mesajını verdi.

Piyasa fiyatlamalarında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali 1 Eylül itibarıyla yaklaşık yüzde 68 seviyesine kadar yükseldi. 2 Eylül'deki fiyatlamalarda ise bu olasılık yüzde 66 civarında seyrediyor. Böylece Eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı ihtimali, sabit bırakma beklentisinin önüne geçmiş durumda. Ancak karar kesinleşmiş değil. Toplantıya kadar açıklanacak ekonomik veriler ve özellikle istihdam ile enflasyon göstergeleri beklentileri değiştirebilir.
FED'in Eylül ayı Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısı 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Faiz kararı toplantının ikinci günü olan 16 Eylül Çarşamba günü açıklanacak. FED'in resmi takviminde Eylül toplantısı, ekonomik projeksiyonların da yayımlanacağı toplantılar arasında yer alıyor.

Kararın Türkiye saatiyle 21.00'de açıklanması bekleniyor. Faiz kararının ardından FED Başkanı Kevin Warsh'ın basın toplantısı başlayacak. Karar metnindeki ifadeler, ekonomik projeksiyonlar ve Warsh'ın açıklamaları, yalnızca faiz oranının kendisi kadar önemli olacak.
| Tarih | Gelişme | Türkiye saati |
|---|---|---|
| 15 Eylül 2026 Salı | FOMC toplantısının ilk günü | — |
| 16 Eylül 2026 Çarşamba | FOMC toplantısının ikinci günü | — |
| 16 Eylül 2026 Çarşamba | FED faiz kararı | 21.00 |
| 16 Eylül 2026 Çarşamba | FED Başkanı basın toplantısı | 21.30 |
| 7 Ekim 2026 Çarşamba | Eylül toplantısının tutanakları | — |
| 27-28 Ekim 2026 | Sonraki FOMC toplantısı | — |
| 8-9 Aralık 2026 | Yılın son FOMC toplantısı | — |
FED, 29 Temmuz'daki toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak kararda üç üye 25 baz puanlık faiz artışını tercih etti. Bu durum, FOMC içerisinde enflasyon konusunda daha sıkı para politikasını savunan üyelerin bulunduğunu ortaya koydu.
Eylül ayında 25 baz puanlık artış yapılması halinde federal fonlama faizinin hedef aralığı yüzde 3,75-4,00 seviyesine çıkacak. Faizin sabit tutulması halinde ise mevcut yüzde 3,50-3,75 aralığı korunacak. Kararın hangi yönde olacağı, toplantıya kadar gelecek verilerin yanı sıra FED yetkililerinin enflasyon ve istihdam değerlendirmelerine bağlı olacak.
Faiz artışı beklentisinin yükselmesinde en önemli başlıklardan biri enflasyonun yeniden ön plana çıkması oldu. ABD'de fiyat baskılarının devam etmesi ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, FED'in enflasyonla mücadelede daha temkinli davranmasına neden oluyor. Son dönemde Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatları üzerinde oluşturduğu baskı da enflasyon görünümüne ilişkin endişeleri artırdı.
Buna FED Başkanı Kevin Warsh'ın mesajları da eklenince piyasalarda faiz artışı ihtimali hızla yükseldi. Warsh'ın enflasyonun yüzde 2 hedefine döndüğüne yönelik yeterli güven oluşmaması durumunda daha fazla çalışma yapılması gerektiğini belirtmesi, para politikasının beklenenden daha sıkı olabileceği şeklinde yorumlandı. Barclays de bu gelişmelerin ardından Eylül ve Aralık aylarında 25'er baz puanlık artış beklediğini açıkladı.
FED'in faiz artırması, ABD doları açısından destekleyici bir gelişme olabilir. Daha yüksek faiz oranları, dolar cinsi varlıkların getirisini artırarak dolar talebini güçlendirebilir. Nitekim son dönemde faiz artışı beklentisinin yükselmesiyle birlikte doların değer kazandığı görüldü.
Altın tarafında ise tablo genellikle dolar ve tahvil getirileri üzerinden şekilleniyor. Faizlerin yükselmesi ve ABD tahvil getirilerinin artması, faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltabilir. Son günlerde yükselen faiz beklentileri ve güçlü doların ons altın üzerinde baskı oluşturduğu görüldü. Ancak jeopolitik riskler ve enflasyon endişeleri altına olan güvenli liman talebini destekleyebildiği için fiyat hareketi yalnızca faiz kararına bağlı olmayabilir.
Faiz artışı, şirketlerin ve tüketicilerin borçlanma maliyetlerini yükseltebildiği için hisse senetleri üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle yüksek büyüme beklentisiyle işlem gören şirketlerin gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değeri yüksek faiz ortamında daha düşük hesaplandığından teknoloji hisseleri başta olmak üzere borsalarda dalgalanma görülebilir.
Tahvil piyasasında ise faiz artışı beklentisi tahvil getirilerinin yükselmesine neden olabilir. Nitekim son günlerde küresel tahvil getirilerinde yükseliş görülürken, ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi de yüksek seviyelere çıktı. Bu gelişmeler hisse senetleri üzerinde de baskı oluştururken, yatırımcıların Eylül toplantısından çıkacak mesajlara daha fazla odaklanmasına yol açtı.