Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel yatırım bankası Goldman Sachs, Londra Metal Borsası’nda işlem gören alüminyum için fiyat beklentisini yukarı yönlü revize etti. Banka, ikinci çeyrek ortalama fiyat tahminini 3.100 dolardan 3.200 dolara çıkardı.
Bu değişikliğin arkasında ise arz tarafında peş peşe gelen kayıplar var. Özellikle Orta Doğu’daki kesintiler ve Mozambik’teki Mozal izabe tesisinin devre dışı kalması, görünümü belirgin biçimde değiştirmiş durumda.
Goldman Sachs’ın değerlendirmesine göre, Katar’daki Qatalum tesisinde kontrollü duruş sonrası üretimin yüzde 60 seviyesinde kalması önemli bir etki oluşturdu. Banka bu nedenle 2026 yılı arz projeksiyonundan yaklaşık 850 bin ton düşüş yaptı.
Bununla da sınırlı değil. İran’da enerji altyapısında meydana gelen hasar nedeniyle üretimin yüzde 30 gerilediği varsayılıyor. Mozambik’te bakım sürecine alınan Mozal tesisinde ise 560 bin tonluk kapasite kaybı öne çıkıyor. Açıkçası tablo, arz tarafında geçici bir sarsıntıdan çok daha fazlasına işaret ediyor.
Bir yandan da yüksek enerji maliyetleri küresel ekonomik büyüme üzerinde baskı kuruyor. Goldman Sachs, bu nedenle 2026 yılı görünümünü 600 bin ton aşağı yönlü revize etti.
Talep cephesinde de daha temkinli bir duruş var. Banka, alüminyum talep artışı beklentisini yüzde 0,9’dan yüzde 0,1 seviyesine çekti. Yani arz daralırken talep tarafı da eski gücünü koruyamıyor; piyasa tam da bu nedenle daha kırılgan bir hale geliyor.
Goldman Sachs, daha önce 800 bin ton olarak öngördüğü 2026 yılı arz fazlası tahminini 550 bin tona düşürdü. Ancak dikkat çeken asıl başlık, stokların tarihi düşük seviyelere inmesiyle birlikte ikinci çeyrekte yaklaşık 900 bin tonluk belirgin bir arz açığının oluşabileceği beklentisi.
Bu da fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının neden güçlendiğini ortaya koyuyor. Doğrusu, piyasada artık yalnızca daralma değil, ciddi bir sıkışma ihtimali konuşuluyor.
Banka, alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü riskin sürdüğünü özellikle vurguluyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kesintinin, Orta Doğu’daki üretimi daha da sekteye uğratabileceği ve fiyatları 2026’ya kadar 3.400 dolar seviyesine taşıyabileceği ifade ediliyor.