Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, katıldığı bir televizyon programında Ortadoğu’da artan gerilimin petrol, altın ve gümüş fiyatları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Ergezen, özellikle enerji piyasalarında risklerin artmasının fiyatları yukarı yönlü etkilediğini belirtirken, güvenli liman olarak görülen altının ise doların güçlenmesi nedeniyle beklenen kadar hızlı yükselmediğini söyledi.
Ergezen, petrol fiyatlarındaki yükselişin temel nedeninin bölgedeki ticaret ve taşımacılık risklerinin artması olduğunu ifade ederek, "80 doların üzerinde fiyatlamalar oluyor. Bunun en büyük sebebi de aslında sizin dediğiniz gibi burada geçişlerin neredeyse durulma noktasına gelmiş olması" diyen Ergezen, özellikle sigorta ve taşımacılık maliyetlerinin ciddi şekilde yükseldiğini vurguladı.
"Sigortacılık maliyetleri ciddi şekilde artmış durumda. Hatta bazı noktalarda sigorta yapılamıyor. Bu nedenle kimi gemiler demirlemiş durumda ya da güzergâhlarını değiştiriyorlar" ifadelerini kullandı.
Petrol piyasasında Çin’in attığı adımların da etkili olduğunu belirten Ergezen, dizel ve gaz ihracatına yönelik kısıtlamaların fiyatları yukarı taşıdığını söyledi.
"Çin tarafından gelen hamle de önemliydi. Özellikle dizel ve gaz ihracatının yasaklanması petrol fiyatlarının 80 doların üzerine gitmesindeki en büyük etkenlerden biri oldu" dedi.
Ergezen, petrol fiyatlarının son dönemde önemli bir yükseliş yaşadığını belirterek "Brent petrol aslında bu yükselişine 60–65 dolar bandından başladı ve bu süreçte zaten ciddi bir fiyatlama gerçekleşti. Benim beklentim fiyatların 88–90 dolar bandına kadar yükselebileceği yönündeydi" dedi.
Ancak bu seviyelerin üzerine çıkılması için daha büyük bir risk gerektiğini ifade eden Ergezen, "Bunun üzerinde ise ancak fiziki bir savaş durumuna geçilmesi halinde daha yüksek fiyatlamalar görülebilir" dedi.
Ergezen, bölgede artan gerilimin küresel enerji ticaretini de doğrudan etkilediğini belirterek "Toplam petrol ticaretinin yaklaşık %20’si ve doğalgaz ticaretinin de yine yaklaşık %20’si bu bölgeden, yani Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleşiyor" diyen Ergezen, bu nedenle bölgedeki risklerin fiyatlar üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu söyledi.
Jeopolitik risklerin artmasına rağmen altın fiyatlarında sınırlı hareket görülmesini ise piyasalardaki likidite ihtiyacıyla açıklayan Ergezen, yatırımcıların hızlı nakde çevrilebilen varlıklara yöneldiğini belirtti.
Ergezen "Böyle dönemlerde yatırımcılar hızlı bir şekilde nakde çevrilebilen varlıklara yönelirler. Ellerindeki riskli varlıkları satarak daha likit araçlara geçerler" diyen Ergezen, bunun dolar talebini artırdığını söyledi.
"Dolar endeksi 99,5 seviyelerine kadar yükseldi ve şu anda 99 civarında işlem görüyor. Doların bu kadar hızlı değer kazanması güvenli liman talebinin altın üzerindeki etkisini bir miktar dengeliyor" ifadelerini kullandı.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin sadece petrol ve doğalgazla sınırlı olmadığını belirten Ergezen, navlun, sigorta ve gübre fiyatlarında da artış yaşandığını söyledi. Ortadoğu ve Süveyş hattının küresel ticaret için kritik olduğuna dikkat çekerek "Sigortacılık maliyetlerinin ciddi şekilde yükselmesi ve navlun fiyatlarının artması küresel ticaret maliyetlerini yukarı çekiyor" dedi.
Ergezen’e göre enerji ve ticaret maliyetlerindeki artış enflasyon üzerinde yeni baskıya neden olabilir. Bu durumun merkez bankalarının faiz politikalarını da etkileyebileceğini belirten Ergezen, "Bu süreç enflasyon tarafında yukarı yönlü baskı yaratacaktır. Enflasyondaki bu baskı merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirmesine ya da ertelemesine neden olabilir" şeklinde konuştu.
Piyasalardaki tedirginliğin önemli bir kısmının bu beklentilerden kaynaklandığını ifade eden Ergezen, yatırımcıların temkinli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.