Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Altın piyasasında son günlerin en çok tartışılan teknik analizi olan "ölümcül kesişme" iddiası yatırımcıları korkutuyor. Peki nedir bu ölümcül kesişme? Altın için yolun sonuna mı gelindi? İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevaplayarak, yatırımcıların içini rahatlatacak açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Sefer Şener, gram altında 6217 lira seviyelerinde seyreden piyasa için yıl sonu senaryolarını ve altının "dip" noktalarını açıkladı. İşte yatırımcının dikkatle takip etmesi gereken kritik noktalar...

Son günlerde çok konuşulan "ölümcül kesişme" (death cross) altın piyasasında gerçekten oluştu mu?
Prof. Dr. Sefer Şener: Ölümcül kesişme dediğimiz şey piyasalar açısından kısa vadeli hareketli ortalamaların uzun vadeli hareketli ortalamaların altında olması demek. Teknik bir terimdir.
Şöyle düşünelim; aylık olarak ölçüyoruz ya diyelim gram altının fiyatını ya da ons altının fiyatını. Aylık ortalamanın bir yıllık ortalamanın altında olması demek. Mesela bir yıl boyunca altının ortalaması 5.000 dolar olsun. Ama bu ay boyunca sürekli 4.000 dolar seviyesinde kalmış olsun. İşte buna teknik olarak ölümcül kesişme deniyor. Şu anda ise böyle bir durum kesinlikle yok.

Mesela altının onsu şu anda 4.128 dolar seviyesinde. Eğer son bir yıllık hareketli ortalama sürekli 5.000 dolar seviyelerinde olmuş olsaydı, bugün son bir aylık ortalama 4.000 dolar olsaydı o zaman kısa vadeli ortalamaların uzun vadeli ortalamaların altında kaldığını söyleyebilirdik. Ama şu anda hiçbir zaman böyle bir durum gerçekleşmedi.

Yani şu anda ölümcül kesişmeden söz etmek doğru değil mi?
Prof. Dr. Sefer Şener: Kesinlikle doğru değil. Çünkü 2025 yılının Ekim ayında altın ilk defa 4.000 doların üzerine çıktı. O tarihten sonra savaş öncesine kadar yükseliş devam etti.
En yüksek seviyeyi de 28 Ocak 2026 tarihinde gördü. Ons altın 5.417 dolara kadar yükseldi. Ancak bu seviyelerde kalıcı olmadı. Bir ay sonra savaş başladı. Savaş döneminde fiyatlar yeniden 4.600, 4.800, 4.300, 4.200, 4.000 ve hatta 3.975 dolar seviyelerine kadar geriledi. Yani sürekli oynaklık yaşandı. Bir yıl boyunca istikrarlı biçimde 5.000 doların üzerinde kalmış bir fiyat yapısı hiç oluşmadı. Dolayısıyla bugün ölümcül kesişmeden söz etmek teknik olarak doğru değildir.

| Tarih | Durum | Altın Fiyatı (Ons) | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Ekim 2025 | Fiyatın Yükselişi | $4.000 üzeri | Altın ilk defa 4.000 doların üzerine çıktı. |
| 28 Ocak 2026 | Zirve Seviye | $5.417 | En yüksek seviye görüldü. |
| Şubat 2026 | Savaş Başlangıcı | - | Bu tarihten sonra savaş başladı. |
| Savaş Dönemi | Fiyat Gerilemesi | $4.600, $4.800, $4.300, $4.200, $4.000, $3.975 | Fiyatlar çeşitli seviyelere geriledi. |
| Genel Gözlem (1 Yıl) | Oynaklık | - | Sürekli oynaklık yaşandı, 5.000 doların üzerinde istikrarlı bir yapı oluşmadı. |
| Şu Anki Durum | Teknik Görünüm | - | Kısa vadeli ortalama, uzun vadeli ortalamanın altında değildir. 'Ölümcül kesişme' durumu mevcut değil. |

Peki 2026 yılı içerisinde ons ve gram altında görmeyi beklediğiniz en düşük seviyeler hangileri?
Prof. Dr. Sefer Şener: 8 Ekim 2025 tarihinde altının onsu 4.042 dolardı. Gram altın ise 5.418 TL idi.
O tarihten itibaren, yani Ekim 2025'ten savaş başlayana kadar sürekli yukarı yönlü bir hareket gördük. Altın 4.000 dolar seviyesini ilk defa 8 Ekim'de gördü.
28 Ocak 2026 tarihinde ise ilk defa 5.417 dolara yükseldi. Bu savaş başlamadan yaklaşık bir ay önceydi. Gram altın da aynı tarihte 7.522 TL idi. Bunlar resmi gerçekleşmiş rakamlar. Kapalıçarşı'da görülen fiyatlardan bahsetmiyorum.
Yani 8 Ekim'de başlayan 4.000 dolarlık süreç, yaklaşık üç ay içerisinde 5.417 dolara kadar yükseldi. Yaklaşık 1.300-1.400 dolarlık bir artıştan söz ediyoruz. Ardından süreç devam ederken, 27 Şubat'ta yani savaş başlamadan bir gün önce altının ons fiyatı 5.278 dolardı. Gram altın ise 7.430 TL seviyesindeydi.

Yani tabloya baktığımızda; 2025 Ekim ayında 4.000 dolarla başlayan yükseliş, 2026 Ocak ayında 5.417 dolara ulaştı. Şubat ayında 5.278 dolar seviyesindeydi. Savaş başladıktan sonra ise geri çekilme başladı. Önce 5.100 dolar, Ardından 4.800 dolar, Sonra 4.600 dolar, Daha sonra 4.200 dolar, Tekrar 4.400 dolar, Ardından yeniden 4.300 ve 4.400 dolar seviyeleri görüldü. Bugün itibarıyla ise ons altın 4.128 dolar seviyesinde.
Gram altın da 6.215 TL. Yani en yüksek seviye olan 5.417 dolardan yaklaşık 1.300 dolar aşağıdayız. Aslında son bir yılın haritasını çıkarmış olduk.
Ekim ayında ilk kez 4.000 dolar seviyesini gören ons altın, Ocak 2026'da 5.417 dolarla zirve yaptı. Savaş başlamadan önce 5.278 dolar seviyesindeydi. Savaşın etkisiyle 4.200 dolarlara, hatta 3.975 dolara kadar geriledi. Bugün ise 4.128 dolar seviyesinde bulunuyor.
| Tarih | Ons Altın (USD) | Gram Altın (TL) | Notlar |
|---|---|---|---|
| 8 Ekim 2025 | 4.042 | 5.418 | Altının onsunun ilk kez 4.000 dolar seviyesini gördüğü tarih. |
| 28 Ocak 2026 | 5.417 | 7.522 | Altının onsunun ilk kez 5.417 dolara yükseldiği tarih. Savaş başlamadan yaklaşık bir ay önce. |
| 27 Şubat 2026 | 5.278 | 7.430 | Savaş başlamadan bir gün önceki fiyatlar. |
| Savaş Sonrası (Çeşitli Tarihler) | 5.100, 4.800, 4.600, 4.200, 4.400, 4.300, 4.400 | - | Savaş sonrası görülen geri çekilme seviyeleri. |
| Bugün (Metnin Yazıldığı Tarih) | 4.128 | 6.215 | Mevcut durum. En yüksek seviyeden yaklaşık 1.300 dolar aşağıda. |
| Savaşın Etkisiyle Gerileme | 3.975'e kadar | - | Savaşın etkisiyle ulaşılan en düşük seviyelerden biri. |
8 Ekim 2025: 4.042 dolar ile 4.000 doların üzerindeki ilk seviye.
28 Ocak 2026: 5.417 dolar ile tarihi zirve.
27 Şubat 2026: Savaş öncesi 5.278 dolar.
Savaş sonrası: Kademeli düşüşle 3.975 dolara kadar gerileme.
Bugün: Ons altın 4.128 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Peki bundan sonra en fazla ne kadar düşebilir? Dip seviye neresi olur?
Prof. Dr. Sefer Şener: Son bir yıllık dönemde altının ons fiyatı 5.417 doları gördü. En düşük gördüğü seviye ise 3.975 dolar oldu. Dolayısıyla düşebileceği en dip seviyeye aslında büyük ölçüde geldiğini söyleyebiliriz. Ancak "bundan daha aşağı kesinlikle gelmez" demek doğru olmaz.
Birincisi savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkisi. Enerji fiyatlarının yükselmesi altının ons fiyatını yaklaşık 1.000 doların üzerinde geri çekti. Bugün enerji fiyatları eski seviyelerine döndü. Fakat altın henüz eski seviyelerine dönmedi. Bunun birkaç sebebi var. Enerji fiyatlarının yükselmesi tüm dünyada enflasyonu artırdı. Dolayısıyla faiz artışları başladı. Avrupa Merkez Bankası faiz artırdı. Japonya artırdı. Amerika'da da faiz artışı beklentisi oluştu. İşte bu nedenle altının ons fiyatı baskılanıyor.

Amerika'dan faiz artırmayacağına ilişkin net mesaj gelmediği sürece altın fiyatlarında çok sert yükseliş beklememek gerekir. Daha çok kademeli yükselişler görebiliriz.
Bugün 4.128 dolar olan ons altın, Şartlar değişmezse ve Amerika'daki faiz beklentisi farklılaşmazsa yıl sonuna doğru 4.900-5.000 dolar seviyeleri yeniden görülebilir. Bu da gram altında yeniden 7.000 liranın üzeri anlamına gelir. Ancak bunun en önemli belirleyicisi Amerika'dan gelecek faiz sinyalleridir.
İkinci önemli unsur Merkez Bankalarının altın alımlarıdır. Dünyada Merkez Bankalarının altın alımları bütün hızıyla devam ediyor. Merkez Bankaları bu kadar yoğun altın almaya devam ettiği sürece altının bu seviyelerden çok fazla aşağı gelmesini beklememek gerekir.
Üçüncü unsur yatırımcıların tercihleri. Savaş dönemi boyunca Amerika'da faizler yükseldiği için yatırımcılar faize yönelmeye başladılar. Tasarruflarını Amerikan tahvillerine kaydırdılar. Dolayısıyla ellerindeki altın ETF'lerini sattılar. Bu nedenle altın fiyatları bir miktar geri çekildi.Ne zaman ki Amerika'da faiz getirisi azalır ve yatırımcılar yeniden altın ETF'lerine yönelmeye başlar, işte o zaman altın fiyatları daha hızlı yükselir.
| Altın Fiyatlarını Etkileyen Unsurlar | Açıklama |
|---|---|
| 1. Yatırımcı Yönelimi | Yatırımcıların faizden çıkıp yeniden altın ETF'lerine yönelmesi. |
| 2. Merkez Bankası Alımları | Merkez Bankalarının altın alımlarının devam etmesi. |
| 3. Faiz Politikası Beklentileri (ABD) | Amerika'da faiz artırımı beklentisinin ortadan kalkması ya da faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi. |

Yani mevcut şartlar altında altın için taban seviyeler oluşmuş durumda mı?
Prof. Dr. Sefer Şener: Bugünkü şartlar içerisinde altının nispi olarak taban fiyatlarının 4.000 dolar seviyeleri olduğu anlaşılıyor. Çünkü bu kadar yatırımcı altın ETF'lerinden çıkıp Amerikan tahvillerine yönelmiş olmasına rağmen altın yine de bu seviyelerde tutunabiliyor. Bu nedenle 3.900-4.000 dolar bandı son bir yılın dip seviyeleri olarak karşımızda duruyor. Olağanüstü bir gelişme yaşanmadığı sürece bu yıl içerisinde bundan daha fazla düşmesini beklemiyorum.
Çünkü Merkez Bankaları alternatif rezerv olarak altın biriktirmeye devam ediyor. Sadece Merkez Bankaları değil. Türkiye gibi ülkelerde, Hindistan'da, Rusya'da, bireysel altın talebi de devam ediyor. Dolayısıyla fiziki talep hâlâ güçlü.

Altının yükselmesini engelleyen temel unsur ise Amerikan faizlerinin yüksek olması. Bu yıl için önce "Amerika faiz artırmayacak" beklentisi vardı. Daha sonra bir faiz artırımı beklentisi ortaya çıktı. Makroekonomik veriler de olumlu geldiği için bu beklentiyi kısa vadede değiştirmek kolay görünmüyor.
İşte bu nedenle diyoruz ki; Bu üç unsurda önemli bir değişiklik olmadığı sürece altın açısından bugünkü seviyeler dip görünümünü koruyor. Bundan sonraki süreçte altının kademeli olarak yukarı yönlü hareket etmesini bekliyoruz.
Önce 4.400 dolar, ardından 4.600 dolar seviyeleri test edilebilir. Yıl sonuna doğru ise muhtemelen 5.000 dolar seviyelerine yaklaşan fiyatlar görülebilir.

Peki Amerika'dan beklenenden daha güvercin bir mesaj gelirse ne olur?
Prof. Dr. Sefer Şener: Eğer Amerika'dan çok daha olumlu bir mesaj gelir, yani faiz artırımı değil de faiz indirimi beklentisi güçlenirse, o zaman yeniden 5.400 dolar seviyelerinin görülmesi de mümkün olabilir. Bu nedenle rakamları ve beklentileri birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Prof. Dr. Sefer Şener: Ons altında dip seviyeler şu anki veriler ışığında 3.900-4.000 dolar bandı olarak görünüyor. Gram altında ise dip seviyeler 5.900-6.000 TL bandı olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla olağanüstü bir gelişme yaşanmadığı sürece bu seviyelerin çok daha altına inilmesini beklemiyorum.
Ancak tekrar altını çiziyorum: Eğer Amerika beklenmedik şekilde yıl sonuna kadar iki faiz artırımı yaparsa, o zaman bu dip seviyeler de aşağı kırılabilir. Bu nedenle yatırımcıların özellikle Amerika'nın faiz politikasıyla ilgili vereceği mesajları çok yakından takip etmeleri gerekiyor.