Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Dünya genelinde üretilen her ürün alıcısıyla buluşmuyor. Kimi mağaza raflarında kalıyor, kimi depolarda eskiyor, kimi de satın alındıktan sonra iade ediliyor. Sonunda hiç kullanılmadan imha edilen ürünler de var. Ekonomide adeta "ölü" mala dönüşen bu ürünler, şirketlerin bütçelerini zorlarken ciddi bir çevre sorununa da neden oluyor. Satılamayan ürünler, dünya ekonomisinde büyük bir maliyet yükü oluşturuyor. Depolama, finansman ve imha giderleri şirketlere ek yük getirirken, kullanılmadan çöpe giden ürünler kaynak israfını da büyütüyor.
Sorunun en çarpıcı boyutlarından biri gıda sektöründe yaşanıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre, 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Gıda israfının küresel ekonomiye yıllık maliyetinin ise 1 trilyon doları aştığı tahmin ediliyor. Yani üretilen gıdanın önemli bir bölümü tüketilemeden kayba dönüşüyor.
Tekstil sektöründeki tablo da pek farklı değil. Avrupa Çevre Ajansı'nın verilerine göre, Avrupa pazarına sunulan tekstil ürünlerinin yüzde 4 ila 9'u hiç kullanılmadan imha ediliyor. Özellikle internet alışverişlerinde iadeler dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. İnternetten satın alınan giysilerin ortalama yüzde 20'si, ayakkabıların ise yüzde 30'u satıcıya geri gönderiliyor. İade edilen ürünlerin yeniden satışa hazırlanması, depolanması veya başka kanallara yönlendirilmesi de şirketler için ayrı bir maliyet anlamına geliyor.
ABD'deki rakamlar da sorunun ekonomik büyüklüğünü ortaya koyuyor. ABD Ulusal Perakende Federasyonu'nun tahminlerine göre, tüketicilerin 2025 yılında perakendecilere iade ettiği ürünlerin toplam değeri 849,9 milyar dolara ulaştı. Ancak bu rakam, şirketlerin doğrudan 849,9 milyar dolar zarar ettiği anlamına gelmiyor. Söz konusu tutar, iade edilen ürünlerin tahmini toplam değerini gösteriyor.
Peki, alıcı bulamayan milyonlarca ürüne ne oluyor? Şirketler ellerinde kalan stokları eritmek için öncelikle indirim kampanyalarına yöneliyor. Satılamayan ürünler tasfiye kanallarına aktarılabiliyor, yeniden satışa sunulabiliyor veya başka ülkelere ihraç edilebiliyor. Geri dönüşüm de başvurulan yöntemler arasında yer alıyor.
Ancak her ürün için bu yollar işe yaramıyor. Talep tahminlerindeki hatalar, mevsimsel değişimler ve tedarik zincirindeki aksaklıklar, şirketlerin ellerinde ihtiyaç fazlası ürün birikmesine yol açabiliyor.
Satılmayan ürünlerin imha edilmesi, Avrupa Birliği'ni de harekete geçirdi. AB, satılmayan giysi, aksesuar ve ayakkabıların yok edilmesini azaltmak amacıyla büyük şirketlere yönelik yasağı 19 Temmuz 2026'da uygulamaya aldı. Düzenlemeyle ürünlerin doğrudan imha edilmesi yerine yeniden satış, bağış ve geri dönüşüm yoluyla değerlendirilmesi teşvik ediliyor. Dünya genelinde satılamayan ürünlerin toplam ekonomik değerini gösteren ortak bir veri bulunmuyor. Ancak gıda israfı, tekstil atıkları ve ürün iadelerine ilişkin rakamlar, kullanılmadan kayba dönüşen malların ekonomide ne kadar büyük bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor.