Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD'nin hafta sonu İran’a müdahale edeceğini kendi sosyal medya hesabından iddia eden Finans Analisti İslam Memiş, katıldığı bir televizyon kanalında piyasalara, altın fiyatları, gümüşteki dalgalanmaya ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu.
Finansal piyasaların Venezuela hamlesini zaten beklediğini belirten Memiş, zamanlamanın belirsiz olduğunu ancak sonucun sürpriz olmadığını söyledi. Memiş, "Finansal piyasalar Venezuela hamlesini zaten bekliyordu. Zamanlamasını bilmiyordu; sabah mı olur, akşam mı olur, onu bilmiyordu ama sonuç itibarıyla oldu. Ve bu bir savaş, kan dökülerek gerçekleşmedi. Bir operasyondu. Gittiler, aldılar, muhtemelen teslim ettiler ve bitti. Piyasalar çok sert bir şekilde tepki vermedi" dedi.
Piyasalarda asıl kritik alanın değerli metaller olduğunu vurgulayan Memiş, küresel dengelerin bu alanda yeniden şekillendiğini ifade etti. Altın ve petrolde ABD’nin, gümüşte ise Çin’in belirleyici konuma geldiğini söyleyen Memiş, "Artık söz sahibi olan ülkeler değerli metaller grubunda değişiyor. Mesela altında söz sahibi Amerika oldu, petrolde yine Amerika oldu. Ama gümüş tarafında Çin söz sahibi oldu. En fazla üreten, en fazla tüketen, en fazla ihtiyacı olan ülke statüsünde"
Son bir aydır gümüş fiyatlarında yaşanan sert dalgalanmaların arkasında Çin’in hamleleri olduğunu savunan Memiş, bu sürecin altını baskılamaya yönelik bir strateji olduğunu dile getirdi.
Memiş, 2026 yılı için öngördükleri altın-gümüş rasyosunun daha erken çözüldüğünü belirterek, gümüşteki yükselişin nedenlerini açıklarken, "2026 yılının ortalarında beklediğimiz altın-gümüş rasyosunun 60 seviyesinin altına sarkmasıyla birlikte, gümüşte son bir aydır ciddi bir yükseliş gördük. Talep, ihracat ve yasaklar burada etkili oldu"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değerli metaller vurgusu içeren sosyal medya paylaşımına da dikkat çeken Memiş, bu mesajın piyasalar açısından önemli olduğunu ifade etti.
Altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişin yatırımcıda yanlış bir algı yarattığını vurgulayan Memiş, "İnsanlar altın yükseliyor, gümüş yükseliyor, zengin oluyoruz diye düşünebilir ama arkasında büyük bir kaos var. Altın ve gümüş gibi değerli metallerin yükselmesi ya da manipülasyon fiyatlaması içerisinde olması, arkasından gelecek bir tufanın ciddi riskler barındırdığını gösteriyor"
Değerli metallerin yalnızca yatırım aracı olmadığını vurgulayan Memiş, bu varlıkların aynı zamanda sanayinin temel girdileri olduğuna dikkat çekti.
"Altın, gümüş, platin, paladyum, bakır… Bunlar sadece yatırım aracı değil; endüstriyel metaller. Dünyanın bunlara fiziki olarak ihtiyacı var. Gümüşün 30 dolardan 75 dolara çıkması, hatta 100 dolara gitme ihtimali maliyet artışı, pahalı üretim, ihracat ve ulaşım sorunları demektir" dedi.
Altındaki sert yükselişlerin merkez bankaları açısından da risk oluşturduğunu belirten Memiş, "Altın tarafındaki bu agresif yükselişler, ülke merkez bankalarının rezerv paralarını ciddi anlamda baskı altına alıyor. Fiyatların yükselmesi yatırımcıya kazandım algısı yaratabilir ama büyük bir fırtınanın da işaretidir" diyerek yatırımcıları uyardı.
4 Ocak’ta yaptığı uyarıyı hatırlatan Memiş, yatırımcıların yanlış beklenti içine girmemesi gerektiğini vurgulayarak, "ABD’nin Venezuela hamlesi altın ve gümüşü uçurur beklentisine girmeyin. 2026’nın ilk yarısında yükseliş yönlü trend var ama ilk yarıyı gerçek varlıklara dönmek için fırsat bilin" dedi.
Altını güvenli liman olarak tanımlayan bir isim olmasına rağmen 2026 için uyarı yaptığını belirten Memiş, "Altın güvenli limandır diyen biri olarak ben bile 2026’da altın ve gümüşe bel bağlamayın diyorum. Her şey planlı. Bu plan 2030’da tamamlanacak"
Venezuela hamlesinin ardından piyasalarda beklenen senaryonun gerçekleşmediğini ifade eden Memiş, özellikle gümüşte yaşanan düşüşe dikkat çekerek "Herkes pazartesi günü kaos bekliyordu. Altın ve gümüş yükselecek denildi ama tam tersi oldu. Gümüş 82 dolardan 75 dolara düştü. Gram gümüş 112 liradan 105 liraya geriledi" dedi.
2026’nın ilk yarısında jeopolitik risklerin fiyatları yukarı taşıyabileceğini belirten Memiş, ikinci yarı için ise "Fed faiz indirebilir, merkez bankaları alım yapabilir. Bu ons altını 4800–4880 dolar seviyelerine taşıyabilir. Ama yılın ikinci yarısında değerli metallerde önce dinlenme, sonra düşüş trendi bekliyorum" diyerek yatırımcılar için kritik uyarıda bulundu.
Memiş, yatırımcılara net bir mesaj vererek "2026 yılında ev almak, araba almak istiyorsanız gerçek varlıklar bunlardır. İlk yarıyı hazırlık dönemi olarak görmek gerekir. Plan zirvede değil, öncesinde yapılmalı" dedi.
2026 yılına dair beklentisini açıkça ortaya koyan Memiş, "2026 yılı daha çok savaşların, dış politikaların ve belirsizliğin konuşulduğu bir yıl olacak. Ben bu yıla ‘manipülasyon yılı’ diyorum. Haber akışlarına karşı dikkatli olunmalı, riskler minimize edilmeli" deyip birikimlerin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Son haftalarda gümüşe yönelik yoğun ilgiye de değinen Memiş, Kapalıçarşı’daki tablo için "112 lirayı görünce Kapalıçarşı’da herkes kuyruğa girdi. Şu anda fiziki gümüş almak için 15 gün randevu veriliyor. Gümüş artık yatırım aracı olmaktan çıktı, Çin’in elinde bir silaha dönüştü" dedi.