Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Finans Analisti İslam Memiş, piyasalar hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Amerika ile İran arasında bir ateşkes veya anlaşma haberi gelebileceğini söyleyen Memiş, "Fed'in faizleri pas geçme olasılığı da güçlenmeye devam ediyor. Fed Başkanı'nın açıklamalarını takip edeceğiz. Ancak burada sürekli belirsizliğe atıfta bulunan bir Fed Başkanı var.
Diğer toplantılarında da sürekli belirsizliğe vurgu yapıyordu. Yani merkez bankaları önünü göremiyor. Mevcut konjonktür de belirsizliği desteklediği için merkez bankaları bir aksiyon alamıyor" dedi.
Genel olarak baktığımızda piyasalarda yaklaşık bir aylık toparlanma görüldüğünü ifade eden Memiş, "Ancak bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi için düzeltme hareketlerinin yaşanması gerekiyor.
Piyasa hiç düzeltme yapmadı. Önce düzeltme hareketlerini ve kâr satışlarını görmemiz, ardından kaldığı yerden sağlıklı yükselişlerin devam etmesi gerekiyor.
Yarın Fed Başkanı'nın açıklamalarından sonra piyasalardaki kırılımı net şekilde göreceğiz. Olumsuz bir açıklamayla birlikte yükselen bir piyasa, olumlu bir açıklamayla birlikte yeniden gerileyebilir ve bunu bir kâr satışı bahanesi olarak görebiliriz.
Bu nedenle cuma günü piyasaların eylül ayına nasıl başlayacağı ve eylül ayındaki performansın nasıl olacağı konusunda önemli ipuçları gelecek" şeklinde konuştu.
Bitcoin tarafında benim ilk direnç seviyem 85 bin dolar. Bitcoin'in kısa vadede 85 bin dolar seviyesini görme ihtimalini güçlü görüyorum. Daha yukarıda da seviyelerimiz var.
Yılın bitmesine dört ay kaldı. Bu dört aylık süreçte daha çok dalgalı bir piyasa bizi bekliyor. Ne düşüşler bitti ne de yükselişler başladı. Piyasa şu anda bir arafta.
Bitcoin tarafı uzun süredir baskılandı. Son iki haftada altın ve gümüşün konuşulduğu kadar Bitcoin konuşulmadı. Oysa en çok kazandıran ve en çok yükselen varlıklardan biri Bitcoin oldu.
Yaklaşık yüzde 16'lık hızlı bir yükseliş ve toparlanma gördük. Ancak bunun kalıcı bir yükseliş olduğunu düşünmüyorum. Zaman zaman kâr satışlarının gelmesi gerekiyor.
Ben kısa vadede 85 bin dolar seviyesinin görülebileceğini, ardından yıl sonuna kadar 100 bin dolar yolculuğunun yeniden başlayacağını tahmin ediyorum.
Bitcoin ile altın arasında önceden bir ters korelasyon vardı. Ancak bu yılın sekiz aylık sürecine baktığımızda petrol ile altın arasında bir korelasyon oluştu. Dolar-altın korelasyonu da halen devam ediyor. Bitcoin ile altın arasında henüz yeni bir korelasyon başlamadı. İkisi de baskı altında kaldığı için son altı aylık süreçte beraber bir toparlanma emaresi veriyor. Dolayısıyla birlikte hareket edeceklerini tahmin ediyorum.
Dolar endeksi burada etkili olmaya devam edecek. Petrol fiyatlarında da yaklaşık yüzde 6'lık bir gerileme gördük. Ancak petrol 70 dolar seviyesinin altına sarktığında gerçek anlamda düşüşlerden bahsedebiliriz.
Piyasalar mevcut bant aralıklarından uzaklaşmak istemiyor. Bunun nedeni de belirsizlik. Piyasa hangi yöne kırılacağını bilmiyor ve açıklamaların belirleyici olacağını söylüyor.
Bu nedenle 4.600 dolar seviyesinden uzaklaşmak istemeyen bir ons altın var. Buradaki kritik seviyemiz 4.600 dolar. Bunun üzerinde 4.800 dolar seviyesi bulunuyor.
Aşağıda ise 4.550 ve 4.350 dolar destek seviyeleri var. Bu bant aralığında mutlaka bir kırılım gerçekleşecek. Ya önce 4.800 dolar yolculuğu gerçekleşecek ya da kâr satışları gelecek. Bunun cevabını şu anda öngörmek mümkün değil.
Son bir aylık yükseliş trendine baktığımızda yaklaşık 630-680 dolarlık bir artış görüyoruz. Bu süreçte herhangi bir düzeltme yaşanmadı. En azından 150 dolarlık bir düzeltme olsaydı yükselişler biraz daha rahatlayabilirdi.
Son iki günlük performansa baktığımızda ise yükseliş yorgunluğu görüyoruz. Cuma gününe kadar altının 4.600 dolar seviyesinden uzaklaşmak istemediğini gözlemliyoruz.
Fed Başkanı'nın açıklamasından sonra 4.800 dolar mı, yoksa 4.350 dolar mı görülecek, bunun cevabını alacağız. Şu anda ihtimaller yüzde 50-yüzde 50. Bu nedenle yatırımcının da pozisyonunu buna göre değerlendirmesi gerekiyor. Hissiyatla hareket etmek sağlıklı değil. Piyasalarda fırsatlar hiçbir zaman kaçmaz. Mesajları görüp ona göre değerlendirme yapmak ve pozisyon almak daha sağlıklı bir karar olacaktır.
Gümüş tarafında da üç aydır dikkatle takip ettiğimiz bir süreç vardı. Gümüş 58 dolar seviyesinden 70 dolar seviyesine kadar yükseldi. Şu anda 68,5 dolar seviyesinde. Kısa vadede 65-70 dolar aralığındaki dalgalanmanın devamını görebiliriz.
Yukarıda 75 dolar, aşağıda ise 65 dolar seviyesi bulunuyor. Ancak ben kısa vadeli işlemler yapmadığım için kısa vadeli dalgalanmalara fazla odaklanmıyorum. İlk olarak 75 dolar seviyesine, yıl sonuna kadar ise 96 dolar seviyesine odaklanıyorum.
Gümüşü satıp altın almak konusunda ise tek kalemde hareket edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Elindeki varlıkların tamamını değiştirmek bana doğru gelmiyor. Gümüş tarafında 65-70 dolar aralığında bir dengelenme çabası var. Ben elimdeki altınların tamamını gümüşe geçirmezdim. Tercih yapacak olsam varlıklarımın bir kısmıyla hareket ederdim.
Gümüşün önümüzdeki yıllarda yükselip yükselmeyeceği sorusunun cevabını her zaman olumlu verdim. Bu yıl gümüş tarafında toplama yılı olduğunu düşünüyorum. Ancak şu anda tamamen bir ralli sürecinin başladığını görmüyorum. Yine de bunu bekliyorum.
ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil geri alım limitini artırması önemli bir gelişme. Hazine Bakanı Scott Bessent de kararlı olduklarını ve tahvil faizlerini biraz daha düşürmek istediklerini vurguladı. Burada şu soruyu sormamız gerekiyor: Amerikan Hazine Bakanlığı neden böyle bir hamle yapıyor?
Birincisi, dolara yeterli talep yok. İkincisi, doların değeri yüksek. Dolar endeksi 98 seviyesine kadar gerilemişti. ABD'nin rakipleriyle mücadele edebilmesi için doların zayıf kalması gerekiyor. Ucuz dolarla mal satılması gerektiği yönündeki açıklamalar da bu açıdan önemli. Doların güçlü olması Amerikan ekonomisini olumsuz etkiliyor.
Fed'in kararları ise belirsizliğini koruyor. Fed Başkanı toplantılarda sürekli belirsizliğe atıfta bulunuyor. Önünü göremiyor ve buna göre bir iletişim dili belirliyor. Kalıcı enflasyon riski devam ederken ve Fed'in faiz indirme ihtimali zayıflamışken, burada işlerin istenildiği gibi gitmediğini görüyoruz.
Amerika kendi tahvillerini geri alıyorsa bu, tahvillere yeterli talep olmadığını gösteriyor. Dünya ülkeleri farklı yatırım araçlarına yöneliyor. Bunlardan biri de altın. Çin, altın rezervlerini en fazla artıran ülkeler arasında yer almaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da savaş başladığında sattığı altınları temmuz ayında yerine koydu. Avrupa ülkelerinin birçoğu da altın rezervlerini artırıyor. Bu ülkeler altınları neyle alıyor? Dolarla. Dolar verip altın alıyorlar.
Altın bozup döviz almak konusunda ise ben kesinlikle altın bozup döviz almazdım. Euro/dolar paritesi bu hafta 1,16 hatta 1,17 seviyesini gördü. 1,1480-1,15 bandında uzun süre kaldı ve o seviyeler iyi fırsatlardı. Bundan sonraki süreçte paritede kâr satışlarını beklemek gerektiğini düşünüyorum.
Konut tarafında ise yatırım amaçlı kira geliri elde etmek için şu anda bir ev almayı tercih etmem. Barınma ihtiyacımı karşılamak için ev alır mıydım? Evet. Ancak yatırım amaçlı kira geliri için almazdım. Bunlar birbirinden farklı konular.
Altın fiyatlarının mevcut seviyesini ve altın-konut paritesini değerlendirdiğimde, önümüzdeki yıl altının daha avantajlı olacağını düşünüyorum. Bu nedenle bugünkü kira koşullarını, düzenlemeleri ve değişim sürecini göz önünde bulundurduğumda altından çıkıp gayrimenkul alma fikrini biraz daha ertelerdim. Bu değişim sürecinin geçmesi gerekiyor. Bunun da en az bir-iki yıl süreceğini düşünüyorum. O yüzden bir-iki yıl daha altında beklemenin daha avantajlı olabileceği kanaatindeyim.
Altın satıp Bitcoin'e ekleme yapmak konusunda ise kısa vadede risk alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle yarını görmek lazım. Yarını gördükten sonra karar vermek daha mantıklı.
Altında çok sert bir düşüş ya da çöküş beklemiyorum. Daha önce "altın vuruş" olarak adlandırdığım süreçte 3.950 dolar seviyesini gördük. O süreç bitti. Şu anda altın 4.600 dolar seviyesinde. Yeniden savaşın alevlenmesi veya jeopolitik gerilimin artması gibi öngörülemeyen bir gelişme olmadığı sürece 4.000 dolar seviyesine yeniden gerilemesini beklemiyorum.
Yukarıda ise 4.800, 4.950 ve 5.000 dolar gibi daha fazla alan var. Altı aydır pozisyon toplayan yatırımcıların 300-500 dolarlık hareketlere bakarak ellerindeki varlıkları satacaklarını düşünmüyorum. Bence 5.000 dolar seviyesi üzerinde satışlar daha fazla gündeme gelebilir.
Konut kredisi konusunda da süreci yakından takip ediyorum. Şu anda 2027 yılının ilk çeyreği işaret ediliyor. Büyük ihtimalle bir seçim ekonomisi modeline geçme ihtimali de bulunuyor. Bu nedenle konut kredileri açısından 2027 yılının ilk çeyreği öne çıkıyor.