Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Zirveden altın alıp enflasyon karşısında getiri kaybı yaşayan binlerce yatırımcı, piyasadaki sert gerilemeyle birlikte tamamen bekleme moduna geçti.
Gram altının 7.811 TL’lik tarihi zirvesinden bu yana yüzde 20 değer kaybederek son 2,5 ayın dip seviyesine oturması, nakde dönmek isteyenlerin önünde adeta bir duvar ördü.
Satış için kritik olan 7 bin 500 liralık psikolojik sınır bir türlü aşılamadığı için altındaki bu kilitlenme; konut, arsa ve otomobil piyasalarındaki ticareti de bıçak gibi keserek genel piyasayı durma noktasına getirdi.
İşte piyasadaki altın çıkmazın detayları...
Geçtiğimiz aylarda tarihî zirvesine ulaşan altın, bugünlerde yatırımcısını tam anlamıyla bekleme moduna geçirdi. Son dönemde fiyatların gerilemesi ve altının enflasyonun dahi altında bir getiri sağlaması, yüksek fi yattan alım yapan vatandaşların zararına satış yapmasını engelliyor. Altında yükseliş beklentisi ise gayrimenkul ve otomobil satışlarını vurdu.
Son 2,5 ayın dibini gören gram fiyatı, 200 günlük ortalamaya çekildi. Ocak ayında gram altında görülen 7.811 TL zirvesinden düşüşün boyutu eksi yüzde 20’ye vardı. Verilere göre, son bir yılda gram altın alanın maliyeti ortalama 5 bin 500 - 5.700 TL civarındayken, son iki ayda piyasaya girenlerin maliyeti ise 7 bin lirayı aşmış durumda.
HERKES İÇERİDE KALDI!
Bu maliyet tablosu sebebiyle bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Piyasada oluşan bu “beklenti ekonomisi”, yastıkaltı altın miktarını rekor seviyelere taşırken, gayrimenkul sektörünü olumsuz etkiliyor. Yatırımcının sermayesi altında kilitli kaldığı için piyasalarda gözle görülür bir durgunluk yaşanıyor.
ALTINDAN ÇIKIŞ İÇİN PSİKOLOJİK SINIR NE?
Gayrimenkul uzmanları, konut yatırımı yapan kesimin şu an sadece belli bir gelir seviyesinin üzerindeki insanlardan oluştuğunu belirterek durumu şu sözlerle özetliyor: Asıl birikimini altında tutan yatırımcı hâlâ bekleyişte. Vatandaşın konut talebi bitmedi, sadece ertelendi. Altın yatırımcısı 7.500 lira olan psikolojik sınırı bekliyor. Bu rakamın geçilmesi durumunda yastıkaltındaki devasa sermaye bozulup doğrudan konuta veya arsaya yönelecektir.
İKİNCİ EL OTO DURMA NOKTASINDA
Gayrimenkuldeki bu durgunluğun bir benzeri, otomotiv pazarında da derinden hissediliyor. Sermayenin güvenli limanda park etmesiyle birlikte özellikle ikinci el otomotiv piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Sektördeki tıkanıklığı değerlendiren oto galerici Murat Aslan, vatandaşın zarar kapanmadan araç yenileme veya sıfır araç alma fikrini rafa kaldırdığını vurguluyor.
Piyasada ciddi bir durgunluk olduğunu belirten Aslan “Şu an ikinci el piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Tıkanıklığın ana sebebi tamamen altındaki fiyat beklentisi. İnsanlar altını yüksekten aldı, enflasyon karşısında da istediği getiriyi tam bulamadı. Gram fiyatı yatırımcının beklediği o psikolojik seviyeye ulaştığı gün, bayilerdeki ve ikinci el pazarındaki bu sessizlik yerini büyük bir satış patlamasına bırakacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Altın piyasasında yüksek maliyetli yatırımcının bekleyişi sürerken, madalyonun diğer yüzünde farklı bir hareketlilik yaşanıyor. Yaz aylarının ve düğün sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, mevcut fi yat seviyelerini alım fırsatı olarak değerlendiren yeni bir kitle piyasaya giriş yaptı.
BOZMAYA DEĞİL ALMAYA GELİYORLAR!
Kuyumcularda “bozmaya gelenlerden” ziyade “almaya gelenlerin” yoğunluğu dikkat çekiyor. Kısacası, bir taraf zararına satmamak için yastıkaltındaki altını sıkı sıkıya tutarken, diğer taraf ‘düşükten toplama’ stratejisiyle altın talebini canlı tutmaya devam ediyor. Piyasada oluşan bu “satan yok ama alan var” dengesi, yastıkaltı birikimlerin neden rekor seviyede büyümeye devam ettiğini de gözler önüne seriyor.