Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Mali Müşavir ve Finans Uzmanı Fulya Çalar kredi kartını, nasıl ev alma makinesine dönüştüreceğinizi anlattı. İşte borç, altın ve konut üçlemesinin şifreleri...
Mali aktivist Fulya Çalar, borç, altın ve konut üçlemesi üzerinden kurduğu modeli anlattı. Küresel ekonomik düzenin borç üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Çalar, "Bugün dünyanın toplam borcu yaklaşık 310–320 trilyon dolar. 8 milyar insan üzerinden kabaca böldüğünüzde kişi başına yaklaşık 39 bin dolar borç düşüyor. Madem borç bu kadar kötü, neden dünyanın en borçlu ülkeleri ABD, Çin, Japonya ve Avrupa ülkeleri? Çünkü dünya ekonomisi borçla dönüyor" dedi.
"Zenginler borçtan korkmaz, onu yönetir" diyen Çalar’a göre mesele borçlanmak değil, borcu nasıl yönettiğiniz.
Çalar, yüksek enflasyon ortamında borçlanmanın mantığını anlatarak, "Enflasyonun yüzde 50 olduğu bir ülkede cebindeki 100 lira seneye 50 lira. Borçlanmak aslında geleceğin değersiz parasıyla bugünün değerli malını satın almaktır" dedi.
Ancak burada kritik noktanın sistem kurmak olduğunu vurgulayan Çalar, "Kredi kartlarından konut alımına geçeceğiz. Bunun için arada doğru köprüleri kurmamız lazım. Bu köprünün ilk adımı altın" dedi.
Çalar’a göre altın, "Altın enflasyona karşı erimez. Aynı zamanda ons değeriyle kazanç sağlar. Amacımız kısa vadede zengin olmak değil; birikimin erimemesi ve disiplin kazanmak" diyerek süreci özetledi.
Bankaya TL borçlanıp dolar bazlı bir varlık elde etmenin fark oluşturduğunu söyleyen Çalar, "Sen bankaya TL borçlanıyorsun ama altın dolar bazlı bir varlık. Aradaki fark senin servetin. Bankanın parasıyla ilk servet adımını atıyorsun" ifadelerini kullandı.
Fiziki altın yerine dijital altın ve altın fonlarının daha çok kazandırdığından bahseden Çalar, makas aralığı ve likidite avantajına dikkat çekerek, "Kuyumcuya ya da bankaya ödediğin yüzde 3–5 makas uzun vadede ciddi kayıp. Dijital altın ve fonlarda makas dar, saklama sorunu yok, saniyeler içinde nakde dönebilir" dedi.
Çalar, "Mart 2024’te 100 bin lira borç bulduğumuzu düşünelim. 12 taksit, her ay 10 bin lira. Parayı alır almaz dövize çeviriyorum. Dolar 32 liraysa yaklaşık 3.125 dolar yapar" diyerek matematiği anlattı.
Bu tutarın yarısını uluslararası altın ETF’ine, diğer yarısını ise gayrimenkul yatırım ortaklıklarına (REIT ETF) yatırdığını belirten Çalar, üç temel kuralı hatırlattı:
Portföyü asla bozmuyorum
Asla asgari ödeme yapmıyorum, borcun tamamını ödüyorum
Gelen temettü ve kira gelirlerini tekrar yatırıyorum
Nominalde 120 bin lira ödeme yapılsa da enflasyona indirgenmiş reel değerin daha düşük olacağını savunan Çalar, "Banka 100 bin verdi, reel olarak yaklaşık 94–95 bin lira ödemiş oluyorum. Aradaki fark borçlanma avantajı. Üzerine altın ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları getirileri, temettüler, kur farkı ve bileşik etki geliyor" dedi.
Şubat 2026’ya gelindiğinde borcun bittiğini ve portföyün 4 bin doların üzerine çıktığını belirterek, "Her kontrollü borç seni ödüllendirir. Ama planın zayıfsa sistem çöker" diyerek yatırımcılara uyarıda bulundu.
Konut hedefi için ikinci köprünün gayrimenkul yatırım ortaklıkları olduğunu söyleyen Çalar, "5 milyonun yok diye ev alamıyorsun ama 5 bin liranla dev bir AVM’nin, rezidansın, otelin ortağı olabiliyorsun. Türkiye’de buna gayrimenkul yatırım ortaklıkları diyoruz" dedi.
Bu yapıların yalnızca değer artışı değil nakit akışı da sağladığını belirten Çalar, "Aldığın temettü kira gelirine eşdeğer. Borçla aldığın varlık kendi taksitinin bir kısmını geri ödemeye başlar" diyerek yatırımcıları uyardı.
Modelin en kritik bölümünün risk yönetimi olduğunu vurgulayan Çalar, altının düşebileceğini, borsanın çakılabileceğini söyleyerek zinciri kıran şeyin fiyat düşüşü değil, zayıf plan olduğunu vurguladı.
Çözüm olarak ise "Zamanlama değil sistem. DCA yani ortalama maliyetlendirme" diyerek bunun formülünün "Acil durum fonu. Asla kredi kartı limitinin tamamını kullanma. En az iki üç aylık ödeme kenarda durmalı" olduğunu belirtti.
Çalar'ın en kritik uyarısı ise "Asgari ödeme bu zinciri bitirir. O anda artık yatırıma değil faize çalışırsın" oldu.
Çalar’ın verdiği örneğe göre 4 bin dolarlık başlangıç portföyü:
10 yılda düşük senaryoda 7.200 dolar,
Ortalama senaryoda 9.500 dolar,
Güçlü senaryoda 12.400 dolar seviyesine çıkabiliyor.
Çalar, 20 yıllık projeksiyonda ise en güçlü senaryoda 40 bin dolara ulaşabileceğini ifade etti.
"Peki bunu iki yılda bir tekrar etsek?" diye soran Çalar, sistemin düzenli ve kontrollü borç döngüsüyle katlanarak büyüyebileceğini savundu.
Çalar, "Kredi kartını harcama aracı değil, sermaye aracı olarak kullanıyorsun. Kontrol edilebilir borç alıyorsun. Bu borcu altın ve gayrimenkul fonlarına yatırıyorsun. Temettüleri tekrar yatırıyorsun. Asgari ödeme yapmıyorsun. Acil durum fonu bulunduruyorsun. Ve zamanı yanına alıyorsun" diyerek enflasyonu düşman değil araç yapmak gerektiğinin altını çizdi.
Çalar, "Cüzdanınızdaki o plastik parçaya iyi bakın. Çoğu insan için ay sonunda gelen bir kabustur. Ama doğru kullanıldığında bir anahtardır. Fakirler borçtan korkar ve çalışarak öder. Zenginler borcu sever ve enflasyona ödetir. Artık banka sizsiniz. Piyon değil, oyuncusunuz" diyerek bu risk içeren planının yatırım tavsiyesi olmayıp sadece bir model olduğunu vurguladı.