Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın, tarih boyunca insanoğlunun en güvenli limanı olmuştur. Özellikle düğünlerde takılan çeyrekler, bilezikler veya yatırım amaçlı alınan gram altınlar, yastık altı ekonomisinin belkemiğidir. Ancak piyasada giderek artan "sahte altın" dolandırıcılığı, birçok yatırımcının kabusu haline geldi. Birçoğumuz evdeki altının gerçekliğini test etmek için klasik "mıknatıs yöntemine" güveniriz. Oysa kuyumcular, mıknatıs testinin artık güvenilmez olduğunu ve profesyonel dolandırıcıların bu testi aşabildiğini belirtiyor. İşte evinizdeki altının sahte olup olmadığını anlamak için uygulayabileceğiniz, kuyumcuların bile başvurduğu "ses testi" ve "seramik tabak" yöntemi.
Altın fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığı günümüzde, sahtecilik yöntemleri de teknolojinin gelişmesiyle birlikte evrim geçirdi. Eskiden sahte bir altını sadece ağırlığından veya renginin solukluğundan anlamak mümkündü. Ancak günümüzde dolandırıcılar, altının özgül ağırlığına çok yakın olan metalleri kullanarak veya birebir aynı kalıpları basarak gerçeğinden ayırt edilmesi imkansız taklitler üretebiliyor. Bu durum, özellikle internetten altın alan veya düğünde takılan takıları saklayan vatandaşlar için büyük bir risk oluşturuyor. Halk arasında en yaygın bilinen "mıknatıs testi", yani altına mıknatıs tutup yapışıp yapışmadığına bakmak, ne yazık ki artık geçerli bir güvenlik önlemi değil. Çünkü altın gibi manyetik olmayan bakır, çinko, kurşun veya alüminyum gibi metaller de mıknatısa tepki vermez. Dolandırıcılar, altını bu metallerle karıştırıp veya kaplayıp mıknatıs testini başarıyla geçen sahte ürünler üretebiliyor. Bu noktada, altının kimyasal ve fiziksel doğasından kaynaklanan, taklit edilmesi çok daha zor olan iki özellik devreye giriyor: Sesi ve sertliği.
Gerçek altını sahtesinden ayırmanın en eski ve en etkili yollarından biri "ses testi"dir (Sound Test). Altın, atomik yapısı gereği oldukça yoğun ve tok bir metaldir. Sert bir zemine düştüğünde veya başka bir metalle hafifçe vurulduğunda çıkardığı ses, diğer metallerden çok farklıdır. Gerçek altın, yere düştüğünde veya metal bir cisme çarptığında uzun süreli, tiz, çınlayan ve berrak bir ses çıkarır. Bu ses, kulağa bir "çan" sesi gibi gelir ve titreşimi bir süre devam eder. Oysa sahte altınlar, genellikle pirinç, bakır veya demir alaşımlı oldukları için, sert bir zemine bırakıldıklarında çok daha kısa, boğuk ve tok bir ses çıkarırlar. Bu ses, "pat" diye aniden kesilen, titreşimi olmayan, sönük bir sestir. Evinizdeki çeyrek altını veya bileziği, cam bir sehpanın üzerine veya mermer bir tezgaha yaklaşık 10-15 santim yükseklikten hafifçe bırakarak bu testi yapabilirsiniz. Eğer duyduğunuz ses uzun soluklu bir çınlama ise elinizdeki ürünün gerçek olma ihtimali çok yüksektir; ancak ses metale vurulan bir taş gibi küt ve kısa ise şüphelenmeniz gerekir. Profesyonel kuyumcular, tezgaha atılan bir altının sesinden onun ayarını bile tahmin edebilirler.
Ses testinden emin olamayanlar için evde uygulanabilecek bir diğer etkili yöntem ise "seramik tabak testi"dir. Bu test için ihtiyacınız olan tek şey, mutfağınızda bulunabilecek, yüzeyi sırlanmamış (parlak olmayan) bir seramik tabak veya fayans parçasıdır. Eğer sırlanmamış seramik bulamazsanız, herhangi bir seramik tabağın altındaki o pütürlü, mat halkayı da kullanabilirsiniz. Testin mantığı oldukça basittir: Altın yumuşak bir metaldir ve sürtünmeye maruz kaldığında kendi renginde bir iz bırakır. Şüphelendiğiniz altını, seramik tabağın mat yüzeyine hafifçe bastırarak sürtün. Eğer seramik üzerinde oluşan çizgi altın sarısı veya sarımsı bir renkteyse, elinizdeki metal büyük ihtimalle gerçek altındır. Ancak sürtme sonucunda seramik üzerinde siyah, gri veya koyu kahverengi bir çizgi oluşuyorsa, elinizdeki ürün kesinlikle sahtedir. Bu siyah iz, genellikle sahte altınların yapımında kullanılan pirit (yalancı altın) veya diğer adi metallerin oksidasyon sonucudur. Bu test, altınınızın üzerinde mikroskobik bir çizik oluşturabilir, bu nedenle çok değerli veya antika parçalarda dikkatli olunmalıdır, ancak sonucun güvenilirliği mıknatıs testinden katbekat fazladır.
Eğer elinizde hassas bir mutfak tartısı varsa, antik çağlardan beri kullanılan en kesin bilimsel yöntemi, yani Arşimet'in su taşırma testini de uygulayabilirsiniz. Altın, doğadaki en yoğun metallerden biridir (özgül ağırlığı 19.3 g/cm³). Sahte altınlarda kullanılan metaller (kurşun hariç) genellikle altından çok daha hafiftir. Bir bardağa su doldurun ve su seviyesini işaretleyin. Altını içine atın ve suyun ne kadar yükseldiğini ölçün. Altının gram cinsinden ağırlığını, taşırdığı suyun hacmine (mililitre) böldüğünüzde 19 civarında bir rakam buluyorsanız o saf altındır. 14 veya 18 ayar altınlarda bu rakam bakır ve gümüş karışımı nedeniyle 13-15 arasına düşebilir. Ancak sahte metallerde bu oran genellikle 8-9 civarında çıkar. Yani sahte altın, elinize aldığınızda boyutuyla orantılı olmayan bir "hafiflik" hissi verir. Gerçek altın ise boyutu küçük olsa bile elinizde beklenmedik bir ağırlık hissi yaratır. Tüm bu ev tipi testler size güçlü bir fikir verse de, en kesin sonucun her zaman profesyonel bir ayar evinde veya güvenilir bir kuyumcuda yapılacak asit testi veya X-ray analizi ile alınacağını unutmamak gerekir.