Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Zincir marketlerde başlatılan dijital etiket sistemiyle fiyatların elektronik ortamda saniyeler içinde değiştirilebilmesi imkanı getiriyor. Bu sebeple "anlık zam" endişesi doğdu.
“Elektronik Raf Etiketi” (ESL) sistemleri ile şirketler “çevrecilik, kâğıt israfını önleme ve operasyonel kolaylık” savunması yapsa da detaylarda tüketiciyi mağdur edebilecek fiyat oyununa sebep olabileceği konuşuluyor.

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre getirilen bu yöntemle raftaki fiyat ve kasadaki fiyatın farklı olmasının önüne geçileceği öne sürülüyor. Ancak diğer taraftan tek bir tuşla anlık fiyat değişimleri de mümkün olabilecek.
Aynı ürüne kurdaki veya maliyetlerdeki en ufak bir hareket bahane edilerek çok daha sık zam yapılabilecek. Tek seferde yapılan ve göze batan büyük zamlar yerine, her gün 50 kuruş, 1 lira gibi rakamlarla yapılan “mikro-zamlar” devreye girecek.
Bugün Türkiye’de organize perakendede 50 binin üzerinde zincir market şubesi bulunuyor. Her bir markette ortalama 3 bin ile 5 bin arası farklı ürün satılıyor. Klasik sistemde bir ürüne zam geldiğinde, bu 50 bin şubedeki kâğıt etiketlerin market çalışanları tarafından tek tek, elle değiştirilmesi gerekiyordu. Bu devasa iş yükü, kâğıt ve lojistik maliyeti, aslında firmaların anlık zam yapmasını zorlaştıran, tüketiciyi koruyan gizli bir kalkandı. Market yönetimleri, küçük maliyet artışlarını “etiket değiştirme zahmetine girmemek” için bekletmek zorunda kalıyordu. Ancak dijital etiket sistemiyle birlikte bu kalkan tamamen paramparça oluyor. Genel merkezdeki tek bir bilgisayardan farenin tuşuna basıldığı anda, Edirne’den Kars’a kadar 50 bin şubedeki milyonlarca ürünün fi yatı aynı saniyede güncellenebilecek.

İşin en ürkütücü boyutu ise bu sistemin “Yapay Zekâ” (AI) altyapısıyla çalışabilmesi. Bu teknoloji, mağazadaki yoğunluğu, hava durumunu, alışverişin arttığı dönemleri ve tüketici alışkanlıklarını saniye saniye analiz ederek “dinamik fiyatlandırma” yapabiliyor. Tıpkı uçak bileti veya taksi uygulamalarında gördüğümüz bu dalgalı fiyat sistemi market raflarına indiğinde, vatandaş en acil ihtiyacı olan anda vurulacak. Örneğin; akşam mesai çıkışında, herkesin eve gitmeden önce markete akın ettiği 18.00 - 20.00 saatleri arasında talebi gören algoritma, temel gıda ürünlerinin (ekmek, süt, yumurta) fiyatını aniden birkaç lira artırabilecek.

Yazın kavurucu sıcaklarında dondurma ve soğuk içecek etiketleri saniyeler içinde yukarı yönlü güncellenirken; aniden bastıran bir sağanak yağışta şemsiye fiyatları ya da kritik bir derbi maçına saatler kala cips ve kuruyemiş fiyatları yapay zekâ tarafından otomatik olarak şişirilebilecek.
Ticaret Bakanlığı müfettişleri veya zabıta ekipleri denetim için herhangi bir şubeden içeri adım attığı an, merkeze gidecek tek bir “denetim var” mesajı bütün durumu değiştirebilir. Merkezden düğmeye basılarak o şubedeki bütün fahiş fiyatlar saniyeler içinde “mevzuata uygun” seviyelere çekilebilir. Denetim ekipleri dükkândan ayrıldıktan 5 dakika sonra fiyatlar eski yüksek seviyesine sessizce geri döndürülebilir. Bu sistem, fırsatçılara devlet denetiminden saniyeler içinde kaçma imkânı sunuyor. Bu sebeple uzmanlar mutlaka fiyat değişimlerinin saklı kaldığı karakutu gibi bir yapının sistemde zorunlu olarak kullanılması gerektiğini ifade ediyor.