Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasaların gözü bir süredir ABD borsalarında. Endekslerdeki güçlü görünüm yatırımcı iştahını canlı tutsa da, Morgan Stanley’den gelen son uyarı bu iyimser havayı biraz gölgeledi.
Dev yatırım bankası, ABD hisse senetlerinde temmuz ayında zorlu bir döneme girilebileceğini belirtti. Uyarının merkezinde ise faiz artışı beklentilerinden çok, piyasadaki likidite sıkışması ve şirket kâr tahminlerindeki artış hızının zirveye ulaşmış olması var.
Morgan Stanley Yatırım Direktörü ve ABD Hisse Senedi Başstratejisti Mike Wilson’a göre piyasalar için kısa vadede en büyük risk, sanıldığı gibi doğrudan faiz artırımları değil. Wilson, asıl baskının hızla azalan küresel likiditeden ve para arzındaki daralmadan geldiğini söyledi.
Yani piyasalarda para daha zor bulunuyor, sermaye daha seçici hareket ediyor. Bu da hisse senetleri üzerinde baskı yaratabilecek bir tabloya işaret ediyor.
Wilson, likidite tarafındaki daralmanın boyutunu çarpıcı rakamlarla anlattı. Buna göre rezerv yönetimi programları, zirve seviyelerine kıyasla yaklaşık yüzde 75 küçüldü.
Hazine tahvillerine dayalı repo hacimlerinde ise yaklaşık yüzde 50’lik gerileme görüldü. Ünlü stratejiste göre kredi büyümesindeki hızlanma da tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Çünkü reel ekonomi daha fazla sermaye çekmeye başladıkça, finansal piyasaların arkasındaki destek de zayıflıyor.
Morgan Stanley cephesinde asıl dikkat çekilen tarih temmuz ayı oldu. Wilson, ABD borsalarında bu dönemde büyük dalgalanmalar ve olası bir geri çekilme yaşanabileceğini belirtti.
Stratejiste göre likidite baskısı hafiflemeden piyasaların yeni ve güçlü bir yükseliş trendine girmesi kolay görünmüyor. Açıkçası bu da yatırımcıların önümüzdeki haftalarda daha temkinli hareket etmesi gerektiği anlamına geliyor.
CNBC-e’nin haberine göre Wilson, Fed Başkanı Kevin Warsh yönetiminde geçen hafta yapılan Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısını da değerlendirdi.
Wilson’a göre bu toplantı, merkez bankasının piyasalardaki güvenilirliğini yeniden inşa etmesi açısından gerekli ve başarılı bir adımdı. Bu değerlendirme, piyasanın Fed’e bakışında yeni bir dönemin işaretlerinden biri olarak yorumlandı.
Wilson, Kevin Warsh’ın şubat ayındaki adaylığından bu yana piyasalarda dikkat çekici bir değişim yaşandığını da söyledi.
Buna göre S&P 500 endeksinin altına olan oranı bu süreçte yaklaşık yüzde 40 arttı. Wilson, bu hareketin sisteme ve yeni yönetime yönelik güçlü bir piyasa güvenini gösterdiğini ifade etti.
Wilson’ın dikkat çeken bir başka çıkışı ise Fed’in iletişim politikasıyla ilgili oldu. Stratejist, merkez bankasının yoğun ileriye dönük yönlendirmelerini azaltmasını desteklediğini söyledi.
Ona göre piyasalar, Fed yetkililerinin her açıklamasını önceden tahmin etmeye çalışmak yerine, gelen net ekonomik verilere tepki vermeli. Bir bakıma, piyasanın artık sözlerden çok rakamlara bakması gerektiğini savunuyor.
Piyasalardaki tedirginliği değerlendiren isimlerden biri de RBC Capital Markets ABD Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Lori Calvasina oldu. Calvasina, yatırımcıların şu sıralar iki başlığa odaklandığını belirtti. Bunlardan ilki Fed’in daha sert, yani daha şahin bir politika çizgisine geçip geçmediği. İkinci başlık ise Orta Doğu’da yaşanan sıcak gelişmeler.