Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel enerji piyasaları haftanın son işlem gününe oldukça dalgalı başladı. Asya seansında yatırımcıların gözü bir kez daha Washington ile Tahran arasındaki temaslara çevrildi.
İlk etapta çatışma haberleri fiyatları yukarı itti. Fakat diplomatik kanallardan gelen iyimser sinyaller, petrol piyasasında havayı kısa sürede değiştirdi. Açıkçası, son haftalarda jeopolitik risklerle şişen fiyatlar bu kez barış ihtimalinin etkisiyle geri çekildi.
Temmuz vadeli Brent petrol kontratları yüzde 0,56 değer kaybederek varil başına 92,18 dolar seviyesine indi. ABD petrol piyasasının ana göstergesi olan WTI ham petrol vadeli işlemleri ise yüzde 0,92 geriledi ve varil başına 88,17 dolardan işlem gördü.
Haftalık grafiklere bakıldığında tablo daha dikkat çekici. Uzmanlar, petrol fiyatlarında aylar sonra ilk kez yüzde 10 civarında büyük bir kayıp yaşandığına işaret ediyor.
Piyasalardaki gevşemenin arkasında, ABD ile İran arasında gündeme gelen yeni uzlaşı taslağı var. Washington ve Tahran yönetimlerinin, kırılgan ateşkesi sürdürmek için 60 günlük bir uzatma metni üzerinde anlaştığı belirtiliyor.
Görüşmelerde İran’ın nükleer programı masadaki en kritik başlıklardan biri. Diplomatlar aynı zamanda bölgesel güvenlik konularında da daha kalıcı bir zemin arıyor.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için son onay gerekiyor. Trump’ın taslağı imzalaması halinde barış sürecinin yönü netleşmiş olacak.
Petrol piyasasında en yakından izlenen başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği. Küresel ticaret açısından hayati öneme sahip bu rota, son dönemde enerji fiyatlarının yönünü belirleyen ana unsurlardan biri haline geldi.
Analistler, olası bir anlaşmayla bölgedeki sevkiyatların kademeli olarak normale dönebileceğini düşünüyor. Yine de gemi geçişleri çatışma öncesi seviyelerin oldukça altında. Yani piyasada rahatlama var ama risk tamamen ortadan kalkmış değil.
Petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primi de bu yüzden hâlâ yatırımcıların maliyet hesaplarında yerini koruyor.