Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Petrol fiyatları haftaya sert yükselişle başladı. Orta Doğu’daki gerilim, özellikle de enerji altyapısına yönelik tehditlerin artması, piyasaları yeniden alarma geçirdi. Bölgedeki gelişmeleri anbean izleyen yatırımcılar, arz tarafında yaşanabilecek yeni bir kırılmanın fiyatları daha da yukarı taşımasından endişe ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, küresel enerji akışında hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda ülkelere çağrı yapması da piyasadaki tedirginliği dağıtmaya yetmedi. Aksine, yükseliş eğilimi korunmuş görünüyor.
Küresel gösterge olarak kabul edilen Brent petrol vadeli kontratları yüzde 1,64 artarak varil başına 104,83 dolara çıktı. ABD’de işlem gören Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı da yüzde 0,94 yükselişle 99,64 dolara ulaştı.
Ay başından bu yana bakıldığında ise tablo daha çarpıcı. Her iki kontrat da yüzde 40’ın üzerinde prim yaptı. Böylece fiyatlar, 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştı. Açıkçası piyasadaki temel kaygı tek bir başlıkta toplanıyor: arz.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndan petrol sevkiyatını durdurması, küresel arzın yaklaşık beşte birini etkileyen büyük bir şok yaptı. Bu da petrol piyasasında son yılların en sert kırılmalarından biri olarak görülüyor.
ING stratejistlerine göre, ABD’nin hafta sonunda İran’ın Kharg Adası’na düzenlediği saldırılar piyasadaki arz korkusunu daha da derinleştirdi. İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının bu ada üzerinden yapıldığına dikkat çekilirken, hedef alınan noktaların doğrudan askeri tesisler olması bile enerji akışı üzerindeki riskleri ortadan kaldırmadı.
Bir başka kritik gelişme de İran’ın misilleme saldırıları oldu. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Fujairah Terminali’nin insansız hava araçlarıyla hedef alınması, piyasada tansiyonu daha da artırdı. Terminalde faaliyetlerin yeniden başladığı bildirildi, ancak sevkiyatın tam anlamıyla normale dönüp dönmediği hâlâ net değil.
Bu belirsizlik küçümsenecek gibi değil. Çünkü günlük yaklaşık 1 milyon varil Murban petrolünün işlendiği Fujairah Terminali, küresel talebin yaklaşık yüzde 1’ini karşılıyor. Yani burada yaşanacak her aksama, zincirleme etki yapabilecek güçte.
Yükselen fiyatların önüne geçebilmek için Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da devreye girdi. Kurum, 400 milyon varilden fazla stratejik petrol rezervinin piyasaya sunulacağını açıkladı.
Planlamaya göre Asya ve Okyanusya’daki stoklar hemen devreye alınacak. Avrupa ve Amerika’daki rezervlerin ise mart ayı sonunda piyasaya verilmesi öngörülüyor. Bu adımın amacı belli: fiyatları dengelemek ve arz tarafındaki paniği bir miktar olsun yatıştırmak.
SEB analisti Erik Meyersson ise riskin henüz geçmediği görüşünde. Meyersson, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini hedef alma, Kharg Adası’nı ele geçirme ya da güney İran’da yeni bir askeri operasyon başlatma gibi yüksek riskli seçenekleri değerlendirdiğini söyledi. Böyle bir senaryonun, çatışmada çok daha sert bir tırmanış anlamına gelebileceği belirtiliyor.
Öte yandan ABD Enerji Bakanı Chris Wright, daha ılımlı bir tablo çizdi. Wright, çatışmanın “önümüzdeki birkaç hafta içinde” sona ermesini beklediklerini ifade etti. Üretimin yeniden toparlanması halinde enerji maliyetlerinde düşüş yaşanabileceğini de söyledi.