Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasalarda petrol yeniden jeopolitik risklerin etkisine girdi. ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, özellikle Körfez’deki deniz trafiğini yavaşlatınca fiyatlar hızlı bir şekilde yukarı yöneldi. Piyasalar haftaya oldukça sert bir başlangıç yaptı diyebiliriz.
Aslında gözler salı gününe kadar sürmesi beklenen ateşkesteydi. Ancak Washington’un bir İran kargo gemisine el koyması dengeleri bozdu. Tahran’dan gelen sert açıklamalar da gerilimi daha da artırdı.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapattığı yönündeki iddialar konuşulurken, veriler biraz daha farklı bir tablo çiziyor. Kpler’e göre yalnızca cumartesi günü 20’den fazla gemi boğazdan geçiş yaptı. Üstelik bu rakam, 1 Mart’tan bu yana görülen en yüksek günlük trafik olarak kayda geçti. Yani sahadaki durum, söylentiler kadar net değil.
Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte petrol fiyatlarında yukarı yönlü sert hareket görüldü. Brent petrol yüzde 7’ye yakın artışla 97,50 dolara kadar çıktı. Sonrasında bir miktar geri çekilse de yüzde 5’in üzerinde primle 95,22 dolar seviyesinde dengelendi.
Batı Teksas türü ham petrol ise yüzde 6,2 yükselişle 89,04 dolar civarında işlem görüyor. Kısacası, piyasada risk algısı belirgin şekilde artmış durumda.
Sydney merkezli Wilson Asset Management’tan Damien Boey’e göre tablo ilk bakışta olumsuz. Ama işin bir de diğer tarafı var. Taraflar arasında tam ölçekli bir kriz yerine, sınırlı bir gerilim ihtimali daha ağır basıyor.
Boey, tarafların masadan tamamen kalkmadığını ve uzlaşı arayışının sürdüğünü söylüyor. Bu da piyasalarda “kontrollü iyimserlik” havasını koruyor.
Singapur merkezli Phillip Securities’ten Paul Chew da benzer bir noktaya dikkat çekiyor. Temel senaryonun hâlâ çözüm olduğunu vurguluyor. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın kasım ayındaki ara seçimlere odaklanmasının da süreci etkileyebileceğini ifade ediyor.
Piyasanın en kritik göstergesi ise açıkça Hürmüz Boğazı. BNY’den Bob Savage’a göre artık herkes gemi geçişlerini izliyor. Çünkü arzın kaderi doğrudan buraya bağlı.
Öte yandan sadece arz tarafı değil, talep de önemli bir denge unsuru. Özellikle Asya ve Afrika’daki gelişmekte olan ekonomilerde talebin zayıf seyretmesi, fiyatlardaki yükselişi sınırlayan başlıca faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Goldman Sachs cephesinde ise daha dengeli bir tablo çiziliyor. Banka, talepteki zayıflık ile arz tarafındaki gevşemenin birbirini dengelediğini düşünüyor. Bu nedenle 2026 yılı için Brent tahminini 83 dolar, WTI tahminini ise 78 dolar seviyesinde sabit tuttu.
Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin mayıs ortasına kadar kademeli olarak normale dönmesi bekleniyor.
Buna karşın riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Basra Körfezi’nde arzın hızlı toparlanması, üretim kesintilerinin düşük kalması ve bölgesel stokların yüksekliği fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Özellikle petrokimya ürünleri ve jet yakıtında talep zayıflığı dikkat çekiyor.