Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çalışma hayatına adım atan her bireyin en büyük ve nihai hayali, yıllarca süren yorucu mesailerin ardından rahat bir emeklilik dönemine kavuşmaktır. Ancak her geçen yıl artan yaş sınırları ve prim gün şartları, bu hayali milyonlarca çalışan için adeta bir seraba dönüştürür. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesailer, yoğun stres altında geçen yıllar ve fiziksel olarak bedeni tüketen zorlu çalışma koşulları, insan ömründen sessizce çalmaya devam eder. Çoğu kişi, emeklilik yaşının herkes için standart ve değişmez bir kural olduğuna inanır. Oysa Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatının derinliklerinde yer alan ve halk arasında çok az bilinen muazzam bir hak, belirli meslek gruplarına adeta piyango gibi bir avantaj sunar. Fiziksel veya ruhsal olarak çok daha hızlı yıpranan, çalışma koşulları diğerlerine göre çok daha ağır olan belirli sektör çalışanları için devlet, emeklilik yaşını ve prim gününü öne çeken devasa bir imtiyaz tanımıştır. Bu yasal düzenleme sayesinde, bazı meslek profesyonelleri yasal yaş sınırını beklemeden tam sekiz yıl erken emekli olma şansını yakalayarak maaşlarını çok daha erken bir tarihte ceplerine koyabilmektedir.
Sosyal güvenlik sistemleri, genellikle herkes için standart yaş ve prim şartları sunuyor gibi görünse de arka planda son derece hayati istisnalar barındırır. Toplumun güvenliğini sağlayan, alevlerin arasına dalan, yerin metrelerce altında insanlık için enerji çıkaran veya sağlık hizmeti sunarken zehirli kimyasallara maruz kalan profesyonellerin, standart bir ofis çalışanıyla aynı yaşta emekli edilmesi biyolojik olarak mümkün değildir. Bu haksızlığı gidermek amacıyla kurulan sistem, çalışma günlerini kağıt üzerinde katlayarak milyonlarca kişiye erken emeklilik biletini sunar.
Sosyal güvenlik mevzuatında "Fiili Hizmet Süresi Zammı" olarak adlandırılan, halk arasında ise "Yıpranma Payı" olarak bilinen bu sistem, çalışma şartlarının ağırlığına göre sigortalılara ekstra prim günü hediye edilmesi esasına dayanır. Standart bir masa başı çalışanı yılın üç yüz altmış beş günü çalıştığında hanesine sadece o kadar prim günü yazılırken, yıpranma payı kapsamındaki tehlikeli ve zorlu mesleklerde çalışanların hanesine her yıl için ekstra altmış ile yüz seksen gün arasında ilave prim eklenir.
Bu durum, kişinin kağıt üzerinde fiziksel olarak çalıştığından çok daha fazla gün çalışmış gibi görünmesini sağlar. Eklenen bu ekstra prim günleri sadece toplam prim sayısını artırmakla kalmaz, aynı zamanda yasal emeklilik yaşından da doğrudan düşülür. Yani bu haktan yararlanan bir çalışan, hem prim gününü çok daha hızlı doldurur hem de emeklilik yaşını geriye çekerek çifte bir avantaj elde eder.
ERKEN EMEKLİLİK HAKKI KAZANAN MESLEK GRUPLARI
Yıpranma payı yasası, tüm tehlikeli işleri aynı kefeye koymaz. İşin zorluk derecesine ve hayati riskine göre verilen ekstra prim günleri değişiklik gösterir. İşte devletin o muazzam erken emeklilik imtiyazını sunduğu ve kapsamı sürekli genişletilen o 10 şanslı meslek grubu:
Sayılan bu mesleklerde sadece kağıt üzerinde çalışıyor görünmek, bu erken emeklilik biletini kapmak için yeterli değildir. Sosyal Güvenlik Kurumu, fiili hizmet süresi zammından yararlanılabilmesi için kişinin o tehlikeli işte bilfiil, yani fiziksel olarak çalışmış olmasını şart koşar.
Örneğin bir maden şirketinde veya cam fabrikasında yer üstündeki klimalı ofiste muhasebeci olarak çalışan bir personel, şirket tehlikeli sınıfta üretim yapıyor olsa bile bu haktan yararlanamaz; haktan yararlanacak kişinin mutlaka üretim alanına veya yeraltına inmiş olması gerekir. Aynı şekilde, yıllık izinler, sağlık raporları veya resmi tatillerde geçen süreler, kişi o günlerde tehlikeli ortama maruz kalmadığı için yıpranma payı hesaplamasına dahil edilmez. E-Devlet üzerinden çalışma dökümleri kontrol edilirken SGK sicil kodlarının tehlikeli iş sınıfına uygun girilip girilmediğine dikkat edilmesi, yıllarca dökülen terin heba olmaması için hayati bir önem taşır. Yanlış bir kodlama nedeniyle on binlerce çalışanın yıllarca kazandığı hakkı kaybetme tehlikesi bulunmaktadır; bu sebeple belirli aralıklarla SGK dökümlerinin incelenmesi şarttır.