Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Stajyerlik ve çıraklık dönemlerinin emeklilik hesabına dahil edilecek mi? Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, bugün köşe yazısında staj ve çıraklık mağdurları ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Karakaş, "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu açık hüküm içeriyor. Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri borçlanılabilir. Baro onayıyla birlikte SGK’ya müracaat eden avukat stajyeri, stajyerlik süresine ilişkin primlerini ödeyerek hizmetine saydırabiliyor" dedi.
Borçlanma, sigortalılık başlangıç tarihini de geriye çektiğini ifade eden Karakaş, "Emeklilik prim gününü artırıyor. Masa başında geçen bu süre, âdeta koruma kalkanı altında. Benzer şekilde, hekimler için de kapılar açık.
Fahri asistanlık süreleri, üniversite veya hastane belgeleriyle borçlanılabiliyor. Doktora veya tıpta uzmanlık öğrenim süreleri de belirli şartlarda hizmetten sayılıyor. Beyaz yaka için ihsan kapıları ardına kadar açılmış durumda" şeklinde konuştu.
Oysa sanayide, atölyelerde, fabrikalarda bilfiil ter döken çıraklar ve stajyerler için durum bambaşka.
Karakaş, "Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, 5510 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi gereği yalnızca KVSK/ iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primine tabi tutuluyor.
Uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik primleri) ödenmiyor. Bu nedenle bu süreler emeklilik hesabına girmiyor. Avukatlar gibi borçlanma hakkı da tanınmıyor" dedi.
Uzman isim, "Avukat stajyeri işçi statüsünde değildir. Hekim fahri asistanı da öyle. Çırak da işçi statüsünde değildir. Eğer birine borçlanma hakkı tanınıyorsa, diğerine de tanınmalıdır. Aksi hâlde Anayasa’nın eşitlik ilkesi açıkça ihlal edilmiş olur" ifadelerini kullandı.
Çeyrek asırdan beri staj ve çıraklık mağdurları bu eşitsizliği her platformda gündeme getirmelerine rağmen herhangi bir somut gelişme olmadığını ifade eden Karakaş, 1987 yılında ayrım gözetilmeksizin borçlanma hakkı verildiğini vurguladı.
"Şimdi de iki cümlelik bir kanun ile bu eşitsizlik telafi edilebilir. Ancak Ankara’dan takip ettiğimiz kadarıyla bu eşitsizliği giderecek bir kanun çıkarılacağı yönünde somut bir işaret yok" diyen Karakaş, kötü haberi verdi.
Karakaş, "Tek gerçekçi yol, staj ve çıraklık mağdurlarının “eşitsizlik” yönünden konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımaları. Bireysel başvuru veya norm denetimi yoluyla 5510 Sayılı Kanun’un 41. maddesindeki bu ayrımcılık hükmünün Anayasa’ya aykırılığı tespit edilebilir" dedi.
Mevcut düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğunu söyleyen Karakaş, "Anayasa Mahkemesi, eşitlik ilkesine aykırı bulacaktır. Çünkü aynı hukuki durumda olanlara farklı işlem yapılmıştır.
Kanunların genelliği ilkesi çiğnenmiştir. Alın teri, meslek ayrımı tanımaz. Stajyerler ve çıraklar, bu haksızlığı topluca Anayasa Mahkemesi’ne taşımalıdır. Haklarını bu çerçevede aramalıdır. Birlikte ter dökenler, birlikte hak aramalıdır" şeklinde konuştu.