Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
SpaceX, tarihin en büyük halka arzlarından birine hazırlanıyor. Ancak şirketin finansal yapısına ilişkin ortaya çıkan bazı detaylar, teknoloji ve finans çevrelerinde ciddi soru işaretleri doğurdu. Gündemin merkezinde ise Elon Musk’ın uzun yıllardır yakın ilişki içinde olduğu Antonio Gracias var.
Gracias, yalnızca SpaceX yönetim kurulunda yer alan bir isim değil. Aynı zamanda Tesla’dan Neuralink’e kadar Musk’ın birçok şirketinde etkili pozisyonlarda bulundu. Dahası, sahibi olduğu Valor Equity Partners da yıllardır Musk şirketlerinin önemli yatırımcıları arasında gösteriliyor.
SpaceX’in halka arzı gerçekleşirse, Antonio Gracias’ın serveti de inanılmaz seviyelere ulaşabilir. Belgelerde yer alan bilgilere göre Valor bağlantılı şirketlerin SpaceX’te 500 milyondan fazla A sınıfı hissesi bulunuyor. Bu da şirketin yaklaşık yüzde 7,3’üne denk geliyor.
Bloomberg ve Reuters’ın aktardığı hedef değerlemeler dikkate alındığında, Gracias’ın payının değeri 90 milyar dolardan başlayıp 140 milyar doların üzerine kadar çıkabiliyor. Yani halka arz yalnızca SpaceX için değil, Musk çevresindeki yatırımcılar için de tarihi bir servet artışı anlamına geliyor.
Asıl tartışma yapan bölüm ise xAI bağlantılı kiralama anlaşmaları oldu. SpaceX’in S-1 dosyasına göre, xAI’ye bağlı CTC isimli şirket geçen yıl ekim ayında Valor ile yapay zeka altyapısında kullanılacak GPU donanımları için büyük çaplı bir ekipman kiralama anlaşması yaptı. Sonrasında ocak ve nisan aylarında iki yeni anlaşma daha imzalandı.
Üç anlaşmanın toplam yükümlülüğünün yaklaşık 20 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Üstelik ödemeler doğrudan SpaceX garantisi altında. Yani xAI bağlantılı şirket yükümlülükleri karşılayamazsa faturanın SpaceX’e çıkması bekleniyor. Açıkçası yatırımcıların en çok dikkat kesildiği noktalardan biri de tam olarak burası. Belgelerde ayrıca xAI’nin yüzde 12,5 faizli teminatlı kıdemli tahviller dahil ciddi bir borç yükü taşıdığı da yer aldı. Uzmanlara göre bu durum, şirketin geleneksel finansman kaynaklarına erişmekte zorlandığını gösteriyor olabilir.
İşin dikkat çeken kısmı yalnızca rakamlar değil. SpaceX’in denetçisi PwC, söz konusu işlemleri standart bir kiralama modeli olarak değerlendirmedi. Şirket denetçileri, bu yapıyı “başarısız satış ve geri kiralama” şeklinde sınıflandırdı.
Dosyaya göre CTC, GPU’ları Valor’a satıyor gibi görünse de fiili kontrolü bırakmıyor ve aynı donanımları veri merkezlerinde kullanmaya devam ediyor. PwC’ye göre bu yapı aslında bir kiralamadan çok kredi ilişkisine benziyor. Sonuç olarak yaklaşık 9 milyar dolarlık yükümlülük, SpaceX bilançosunda ilişkili taraf borcu olarak yer aldı.
Kurumsal yönetim uzmanları da tabloya oldukça eleştirel yaklaşıyor. ValueEdge Advisors Başkanı Nell Minow, Fortune’a yaptığı açıklamada Valor bağlantılı işlemleri “derin şekilde rahatsız edici” olarak tanımladı. Columbia Business School’dan muhasebe uzmanı Robert Willens ise SpaceX’in açıklamalarında dikkat çekici bir eksiklik bulunduğunu söyledi.
Willens’a göre halka açık şirketler, ilişkili taraf işlemlerinde genellikle şartların bağımsız bir şirketle yapılacak anlaşmadan daha kötü olmadığını özellikle belirtir. Ancak SpaceX’in Valor anlaşmalarında bu ifadeye yer vermemesi dikkat çekiyor. Bu da doğal olarak “Şartlar gerçekten piyasa koşullarına uygun mu?” sorusunu beraberinde getiriyor.
Uzmanların dikkat çektiği bir diğer konu ise Antonio Gracias’ın yönetim kurulu onay süreçlerinden çekilip çekilmediğinin açıklanmaması oldu.
SpaceX’in halka açılmasına rağmen kontrolün büyük ölçüde Elon Musk’ta kalacağı da belirtiliyor. Şirket, Nasdaq kuralları kapsamında “kontrol edilen şirket” statüsünde değerlendirilecek. Bu statü sayesinde bazı bağımsız yönetim kurulu zorunluluklarından muaf olunabilecek. Ayrıca şirketin ana sözleşmesine göre Musk’ın görevden alınabilmesi, çoğunluğu yine onun kontrolündeki B sınıfı hissedarların onayına bağlı olacak.
Öte yandan Nasdaq’ın mart ayında devreye aldığı yeni “Fast Entry” kuralı da SpaceX için ayrı bir avantaj yaratabilir. Bu düzenleme sayesinde şirketin Nasdaq 100 endeksine çok kısa sürede dahil edilmesinin önü açılıyor. Böyle bir senaryoda ETF’ler ve büyük fonlar, endeksi takip edebilmek için milyarlarca dolarlık SpaceX hissesi almak zorunda kalabilir. Goldman Sachs analistlerine göre bu durum 60 milyar dolara kadar zorunlu alımı tetikleyebilir.