Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Moody’s Baş Ekonomisti Mark Zandi’ye göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz birkaç hafta daha sürerse ABD ekonomisinde durgunluk kaçınılmaz hale gelebilir. Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyonu yeniden alevlendirmesinden endişe ediliyor.
Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerinin geçişinin fiilen durma noktasına gelmesi, ABD ekonomisine ilişkin karamsar senaryoları güçlendiriyor. Üstelik tablo, ABD’nin kendi tüketimine yakın ölçekte petrol ve doğal gaz üretebilmesine rağmen değişmiyor. Çünkü mesele sadece arz değil; küresel fiyatların nasıl şekillendiği de en az onun kadar belirleyici.
MarketWatch’un aktardığına göre, Moody’s Baş Ekonomisti Mark Zandi bu riskin sanıldığından daha ağır sonuçlar doğurabileceği görüşünde. Zandi’ye göre mevcut kriz birkaç hafta içinde yatışmazsa, Amerikan ekonomisinin resesyona girmesi neredeyse kaçınılmaz olabilir.
Moody’s’in öncü göstergeleri, İran savaşı başlamadan önce bile ABD’de önümüzdeki 12 ay içinde durgunluk yaşanma riskini yüzde 49 olarak gösteriyordu. Zandi, bir sonraki verilerde bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıkmasını bekliyor.
2025’in son çeyreğinde yalnızca yüzde 0,7 seviyesinde kalan büyüme ve iş gücü piyasasında zayıflamaya işaret eden veriler de bu tabloyu besliyor. Zandi, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede durumu açık bir dille ortaya koydu: “Durgunluk bir kez daha ciddi bir tehdit.”
İran savaşı, zaten hayat pahalılığıyla mücadele eden Amerikalı tüketiciler için yeni bir enflasyon dalgası riskini de beraberinde getiriyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin, özellikle kısa sürede ve sert biçimde yaşanması halinde, bunun doğrudan hane halkına yansıması bekleniyor.
Zandi’ye göre diğer ekonomistler de riskleri görüyor, ancak resesyon tahminlerini yukarı çekmek konusunda biraz daha temkinliler. Birçok yatırım bankası durgunluk ihtimalini yüzde 30 ile yüzde 40 bandında tutmayı sürdürüyor. Yardeni Research ise bu yıl için piyasa çöküşü tahminini yüzde 20’den yüzde 35’e yükseltmiş durumda.
Burada dikkat çeken nokta şu: Zandi, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan neredeyse tüm durgunlukların öncesinde petrol fiyatlarında ani sıçramalar görüldüğünü hatırlatıyor. Yani enerji fiyatlarındaki sert hareketler, sadece bir sonuç değil, çoğu zaman ekonomik daralmanın habercisi.
Her ne kadar ABD enerjide kendi kendine yetebilen bir ülke konumunda olsa da bu, küresel fiyat şoklarından bütünüyle korunabildiği anlamına gelmiyor. Zandi’ye göre küresel piyasada yaşanan ani yükselişler, Amerikalı tüketicileri yine de “sert ve hızlı” şekilde vurabilir.
Son yıllarda uygulanan sıkı para politikasına rağmen ABD ekonomisi dirençli kalmayı başarmıştı. Ancak 28 Şubat’taki İran saldırısından önce de ekonomide kırılganlık işaretleri zaten vardı. Şimdi bu kırılgan yapının üzerine bir de enerji kaynaklı baskı eklenmiş durumda.