Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Donald Trump, JPMorgan Chase’in kendisine ve şirketlerine ait hesapları siyasi gerekçelerle kapattığını öne sürerek banka ve CEO Jamie Dimon’a 5 milyar dolarlık tazminat davası açtı.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin en büyük bankası JPMorgan Chase ve bankanın CEO’su Jamie Dimon hakkında dikkat çekici bir dava başlattı. Trump, kendisine ve şirketlerine ait hesapların “siyasi saiklerle” kapatıldığını savunuyor ve 5 milyar dolarlık tazminat talep ediyor.
Dava dosyası, perşembe günü Florida’daki Miami-Dade County eyalet mahkemesine sunuldu. Dosyada, bankanın kararının hem hukuka aykırı olduğu hem de Trump’ın ticari itibarına ciddi zarar verdiği iddia ediliyor.
Dava dilekçesine göre JPMorgan, Trump’a ait birçok şirketin hesabını Nisan 2021’de kapattı. Bu tarih, 6 Ocak 2021’de Kongre binasına yapılan baskından yaklaşık üç ay sonrasına denk geliyor. Trump, bankayla olan müşteri ilişkisinin onlarca yıla dayandığını hatırlatıyor ve “hiçbir gerekçe gösterilmeden” bu adımın atıldığını vurguluyor.
Trump cephesi, bu kararın tamamen siyasi nedenlerle alındığını savunuyor. Dilekçede, JPMorgan’ın Florida’daki haksız ticari uygulamalar yasasını ihlal ettiği ve kötü niyetle hareket ettiği öne sürülüyor.
Davada en çok ses getiren bölüm ise sözde bir “kara liste” iddiası. Trump, JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un talimatıyla gizli bir listenin oluşturulduğunu ve bu listenin diğer bankalara, Trump’la, Trump Organization ile ve aile üyeleriyle çalışmamaları yönünde bir uyarı niteliği taşıdığını iddia ediyor.
Trump’a göre bu durum, Florida hukukunda “ticari itibarın zedelenmesi” (trade libel) anlamına geliyor. İddialara göre söz konusu liste, Trump’ın şirketlerinin hem maddi hem de itibar açısından zarar görmesine yol açtı.
JPMorgan ise tüm suçlamaları reddediyor. Banka tarafından yapılan açıklamada, davanın dayanaksız olduğu belirtilirken, yalnızca “hukuki veya düzenleyici risk” taşıyan müşterilerle çalışmama hakkının kullanıldığı savunuluyor.
Hukukçulara göre davanın kaderi, hesap kapatma kararının gerçekten Trump’ın siyasi görüşleri nedeniyle alınıp alınmadığının kanıtlanmasına bağlı. Bankacılık sözleşmeleri genellikle bankalara geniş takdir yetkisi tanıyor ve çoğu durumda hesap kapatma gerekçesi açıklama zorunluluğu bulunmuyor.
Trump, kendisine 60 günlük bildirim yapıldığını ancak herhangi bir neden sunulmadığını söylüyor. Uzmanlar, din, etnik köken ya da siyasi görüş gibi nedenlerle hesap kapatılmasının hukuka aykırı olabileceğini; ancak bankanın “kurumsal güvenin zedelenmesi” savunmasını öne sürmesi halinde tablonun karmaşıklaşacağını ifade ediyor.
Trump ise savunmasını güçlendirmek için siyasi desteğine işaret ediyor. 2020 seçimlerinde 70 milyondan fazla oy aldığını hatırlatarak, görüşlerinin “marjinal” olarak tanımlanamayacağını vurguluyor.
Trump’ın “trade libel” iddiası, JPMorgan’ın diğer bankalara kendisi hakkında asılsız ve olumsuz bilgiler aktardığı varsayımına dayanıyor. Ancak hukuk çevreleri, bu tür davaların daha çok şirketlerin rakip ürünleri karalayarak avantaj sağlaması durumlarında açıldığını, Trump dosyasında bu unsurun zayıf kaldığını belirtiyor.
Öte yandan Trump’ın geçmişi de dosyada yeniden gündeme gelebilir. Şubat 2024’te New York’ta bir mahkeme, Trump ve şirketlerini sivil dolandırıcılıktan sorumlu bulmuş, yarım milyar doları aşan para cezası daha sonra temyizde iptal edilmişti. Bu dosyaya ilişkin hukuki süreç ise hâlâ sürüyor.
JPMorgan’ın ilk hamlesinin davayı federal mahkemeye taşımak olması bekleniyor. Büyük şirketler, seçilmiş yargıçların görev yaptığı eyalet mahkemeleri yerine, ömür boyu atanan federal yargıçların bulunduğu sistemi tercih ediyor.
Nitekim Trump şirketlerinin daha önce Capital One’a karşı açtığı benzer bir dava da federal mahkemeye taşınmıştı. JPMorgan’ın da erken aşamada “yetersiz iddia” gerekçesiyle davanın düşürülmesini talep etmesi olası. Ancak Trump bu eşiği aşarsa, banka içi yazışmaların ve üst düzey yöneticilerin ifadelerinin talep edileceği kapsamlı bir delil toplama süreci başlayabilir.
Davanın düşmemesi halinde, sıkı denetime tabi bir finans kurumu olan JPMorgan’ın uzlaşma baskısıyla karşı karşıya kalabileceği konuşuluyor. Trump her ne kadar 5 milyar dolar talep etse de, olası bir tazminatın, hesapların kapatılmasının şirketlerinde yaptığı somut zarara göre belirleneceği belirtiliyor.