Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, TGRT Haber canlı yayınında kamuda “bankamatik personeli”, sahte sigortalılık ve geriye dönük kadro usulsüzlüklerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karakaş, konunun sadece bir “torpil” meselesi olmadığını, Türkiye’nin uzun yıllardır süregelen derin ve organize bir sorunu olduğunu vurguladı.

Karakaş, açıklamasında sahte sigortalılık konusunun genellikle özel sektör üzerinden tartışıldığını ancak kamuda çok daha büyük ve sistematik bir sorun bulunduğunu belirterek "Şimdi biliyorsunuz sahte sigortalıktan hep bahsediyoruz özel sektörde. Bakkalda, berberde çalışan gariban vatandaş bilinçli değil. Yani bilinçli olmadan kendini gösteriyor. Ve ne oluyor? Sigortalılığı iptal oluyor, yıllar sonra emekliliği iptal oluyor, bütün hakları gidiyor. Ama kamudaki mesele öyle değil. Bu bankamatik meselesi halkın algıladığı gibi basit bir torpil meselesi değil. Türkiye’nin kanayan yarası, çok derin ve kadim bir mesele" dedi.

Karakaş, “bankamatik personeli” olarak bilinen kişilerin fiilen çalışmadan maaş aldığını ifade ederek "Adam işe gitmiyor, belediyeye uğramıyor, kamuya uğramıyor. Sadece bankamatikten maaşını alıyor. Üstelik bunu da bir meziyetmiş gibi sosyal medyada paylaşıyor. Bu inanılmaz bir skandal. Başka bir ülkede olsa yolsuzluk meselesinden bile daha büyük bir mesele olur"

Konunun ekonomik boyutuna da dikkat çeken Karakaş, bu sistemin doğrudan vatandaşın cebinden çıktığını vurgulayarak "Bunlara ödenen maaş Pınar’ın cebinden ödeniyor, vatandaşın cebinden ödeniyor. Bizim aldığımız ekmekten, içtiğimiz sudan alınan vergilerle ödeniyor. Görünen maliyet var, bir de görünmeyen maliyet var. Asıl kayıp liyakatli insanların sistem dışına itilmesidir" dedi.

Karakaş, "Tespiti son derece kolay. SGK kayıtlarına girersiniz, kim ne zaman işe girmiş, geriye dönük bildirim yapılmış mı hepsi ortaya çıkar. Bir müfettiş olarak söylüyorum, bir haftada bu işin büyük kısmı ortaya çıkar. Kanun diyor ki 4 Aralık 2017 itibarıyla çalışıyor olmak. Ama ne yapıldı? O tarihte çalışmayan kişiler, geriye dönük SGK belgeleri düzenlenerek çalışıyormuş gibi gösterildi. Evrakta sahtecilik yapıldı. Binlerce kişi bu şekilde kadroya alındı. Bu sadece bir usulsüzlük değil. Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve devletin zarara uğratılması söz konusu. Bu işte bordro düzenleyen de, talimat veren de, işe giren de suç işlemiş sayılır" dedi.
| Konu | Detay |
|---|---|
| Tespit Kolaylığı | SGK kayıtlarına girilerek kimin ne zaman işe girdiği ve geriye dönük bildirim yapılıp yapılmadığı kolayca tespit edilebilir. Bir müfettiş bir haftada işin büyük kısmını ortaya çıkarabilir. |
| Kanun Maddesi | Kanun, 4 Aralık 2017 itibarıyla çalışıyor olmayı şart koşmaktadır. |
| Usulsüzlük | 4 Aralık 2017'de çalışmayan kişilere, geriye dönük SGK belgeleri düzenlenerek çalışıyormuş gibi gösterilmiştir. Bu durum evrakta sahtecilik anlamına gelmektedir. |
| Sonuç | Binlerce kişi bu usulsüzlükle kadroya alınmıştır. |
| Suçlamalar | Bu durum, sadece bir usulsüzlük değil; resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve devletin zarara uğratılması suçlarını içermektedir. |
| Sorumluluk | Bordro düzenleyen, talimat veren ve işe giren herkes bu suçun faillerindendir. |
Karakaş, söz konusu fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımları olduğunu belirterek "Organize bir suçtan bahsediyoruz. Nitelikli dolandırıcılık kapsamında 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası var. Ayrıca SGK boyutu, kamu zararı ve sahtecilik suçları da var. Benim yanımda çalışan şoförüm 15-16 yıl çalıştı ama kadroya alınmadı. Hiç tanımadığımız kişiler geriye dönük belgelerle kadroya girdi. Bu insanların emeği gasp edildi. Kişi hapisteyken maaş alıyor, sigortası yatıyor, sağlıktan faydalanıyor. Böyle bir sistemi düşünün. Bu olayın üzerine gittik ama ne kadar zorlandığımızı anlatamam" dedi.