Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Dört kişiden oluşan bir ailenin ayda yalnızca 3 kez dışarıda yemek yemesi bile bütçede ciddi bir yük oluşturuyor. Restoranlarda yapılan harcamalar aylık en az 15 ila 20 bin liraya ulaşıyor. Söz konusu bütçeyle bir ev için küçük ölçekli bir beyaz eşya, televizyon ya da çamaşır ve bulaşık makinesi alınabilirken, buzdolabı veya koltuk takımı satın almak dahi mümkün olabiliyor.
Aynı bütçe, bir tatil planının belirli bir bölümünü karşılayabildiği gibi, bir ailenin bir aylık gıda ve temizlik alışverişini de rahatlıkla finanse edebiliyor.

Yalnızca vatandaşlar değil, Türkiye’ye gelen yabancı turistler de restoran fiyatlarının yüksekliğinden yakınmaya başladı. Uzmanlar, dışarıda yemek için yapılan harcamaların artık kısa süreli bir keyif olmaktan çıkıp, daha kalıcı ve uzun vadeli ihtiyaçlarla karşılaştırılır hale geldiğine dikkat çekiyor.
Ticaret Bakanlığı da denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Fahiş fiyat uyguladığı tespit edilen işletmelere yüksek tutarlı idari para cezaları uygulanıyor.
Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin haberine göre; restoran ve kafelerde fiyatların hızla yükselmesinin ardında artan maliyetlerin yanı sıra işletmelerin kârlılığı yüksek ürünlere odaklanan satış stratejileri bulunuyor. Sektör temsilcilerine göre restoranlar en büyük kârı ana yemeklerden değil, içecekler, kahve, tatlılar ve yan ürünlerden elde ediyor.
Örneğin bir bardak kola ya da ayranın maliyeti ortalama 10-15 TL iken menüde 90-150 TL’ye satılabiliyor; bir fincan filtre kahve 15-20 TL’ye mal olurken 120-180 TL’den sunulabiliyor.

Benzer şekilde porsiyon patates kızartmasının maliyeti 20-30 TL seviyesindeyken satış fiyatı 150-250 TL’ye, bir tabak makarnanın maliyeti 30-40 TL iken menü fiyatı 200-350 TL’ye kadar çıkabiliyor. Cheesecake, brownie gibi tatlılarda da maliyet düşük, satış fiyatı yüksek seyrediyor; bu da işletmelere yüzde 300-800 arasında değişen kâr marjları sağlıyor.
Buna karşılık kırmızı et, balık ve premium ana yemekler restoranlar için her zaman en kârlı kalemler arasında yer almıyor. Et ve deniz ürünlerinde hammadde maliyetinin yüksek olması, gramaj baskısı, fire oranı ve tedarik dalgalanmaları kâr marjını sınırlıyor.
Uzmanlara göre dışarıda yemeğin pahalı hâle gelmesinde artan kira, personel ve enerji giderlerinin yanı sıra bu yüksek marjlı ürünlere dayalı fiyatlama politikaları da önemli bir rol oynuyor.

Yapılan hesaplamalara göre dört kişilik bir aile için evde hazırlanan ortalama bir akşam yemeğinin maliyeti 300-500 TL arasında değişirken, aynı menünün orta segment bir restoranda sunulmasının bedeli 3 bin 500-5 bin TL seviyesine kadar çıkıyor. Bu tablo, birçok haneyi restoran harcamalarını azaltmaya ve evde yemek alışkanlığına daha fazla yönelmeye zorluyor.
İstanbul’da kebap restoranı işleten Mehmet Karacan ise dışarıda yemek fiyatlarının yalnızca “yüksek kâr” algısıyla açıklanamayacağını vurgulayarak maliyet baskısına dikkati çekti. Karaca, “Son iki yılda en büyük yükümüz kira oldu. Personel giderleri, sigorta primleri, enerji faturaları ve artan vergi yükü de işletmeleri ciddi şekilde zorluyor. Biz fi yat artırmak istemesek bile maliyetler buna zorluyor. Dışarıda yemeğin pahalı görünmesinin arkasında sadece kâr değil, ayakta kalma mücadelesi de var” ifadelerini kullandı.

Avrupa’da dışarıda yemek yemek, artan maliyetler sebebiyle pahalı kabul edilse de asgari ücretle kıyaslandığında Türkiye’ye göre daha erişilebilir bir seviyede bulunuyor. Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerde orta segment bir restoranda iki kişilik akşam yemeği ortalama 40-70 avro (yaklaşık 1400-2400 TL) arasında değişirken, bu tutar genellikle asgari ücretin yüzde 3-6’sına denk geliyor. Türkiye’de ise aynı harcama asgari ücretin yüzde 7-12’sini oluşturuyor. Turistler özellikle Türkiye’deki turistik bölgelerdeki fiyatları sık sık eleştiriyor; sosyal medyada “Avrupa’dan pahalı ama gelir seviyesi daha düşük” yorumları öne çıkıyor.

Tüketici dernekleri ve yeme-içme sektörünün temsilcileri, Ticaret Bakanlığı yönetmelik değişikliğiyle servis, masa, kuver ücreti gibi herhangi bir isim altında ek ücret almasının yasaklamasını değerlendirdi. Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl "Servis ücreti yemeğin yüzde 10'u ile yüzde 20'si arasında değişiyordu. Ancak bunu daha çok lüks işletmeler alıyordu. Bu durum tüketicinin beklenmeyen fatura ile karşılaşmasına yol açıyordu. Şimdi bunlar kalktı, hem işletmeler adına eşitlik hem tüketici lehine durum oluştu" dedi.
"Yasak sonrası kuver ve servis ücretlerinin yemek fiyatına eklenmesi" tartışmaları üzerine de Bingöl "Zaten şu anda fiyatlardan dolayı adı konulmamış bir protesto var. Restoranlar ciddi iş düşüşü yaşıyor. İşletmelere kuver ve servis ücretini menülere eklemeyelim çağrısında bulunuyorum" dedi.
TUKON Başkan Vekili Aziz Koçal, işletme ile tüketici arasındaki güvensizliğin bu kararla giderileceğini söylerken, TÜDER Başkanı Levent Küçük, tüketicilere "Bu tür ücretler önünüze gelirse ödemeyin çağrısında bulundu.