Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
320 milyar doları aşan küresel helal turizm pazarında Antalya ile dünya lideri olan Türkiye, arz kriziyle karşı karşıya. Halalbooking CMO'su Ufuk Seçgin, "Talebi kapıdan çeviriyoruz, rakiplerimiz uyumuyor; acilen yatırım ve teşvik şart" uyarısında bulundu.

Halalbooking'in küresel kullanıcı verileri, Türkiye'ye yönelik talebin Körfez ülkelerinden Avrupa'ya kadar geniş bir coğrafyada istikrarlı biçimde arttığını gösteriyor. Ancak inançlarına uygun tatil arayan aileler — mahremiyete duyarlı tesisler, alkolsüz ortamlar, helal gastronomi ve aileye uygun plaj ile havuz imkânları — aynı duvara çarpıyor: talebi karşılayacak nitelikli otel sayısı çok yetersiz.
Tablo nettir: Türkiye'deki yaklaşık 2 milyon yatağın yalnızca küçük bir bölümü muhafazakâr konsepte hizmet ediyor. Alanya'daki 650 bin yatağın yaklaşık 10 bini, Muğla'daki 250 bin yatağın ise yalnızca 2 bin 600'ü bu kriterlere uyuyor. Sonuç öngörülebilir: kıtlık fiyatları yukarı çekiyor; uygun yer bulamayan aileler ya yüksek maliyete katlanıyor ya da tatilden vazgeçiyor.

Bu arz açığına rağmen Türkiye — ve özellikle Antalya’nın Alanya bölgesi — bugün dünyanın lider helal dostu deniz tatili destinasyonudur. Halalbooking'in verileri, Antalya'nın Müslüman dostu sahil tatilinde küresel ölçekte rakipsiz bir konumda olduğunu gösteriyor. Asıl çarpıcı nokta şu: bu liderlik, talebin yalnızca küçük bir kısmı karşılanabilirken elde edilmiştir. Bu segmente hizmet edecek yeni oteller açıldığında bölgenin potansiyeli kat kat büyüyebilir.

"Bu, küresel turizmin en yüksek değerli ama en az hizmet alan segmentlerinden biri ve Türkiye bu talebi kapı önünden geri çeviriyor," dedi Halalbooking Kurucu Ortağı ve Pazarlama Direktörü (CMO) Ufuk Seçgin. "Antalya bu kategorinin dünya lideridir ve bunu talebin yalnızca küçük bir bölümünü karşılayarak başarmıştır. Yatak kapasitesini bu pazara açtığımızda büyüme tek haneli değil, katlanarak gerçekleşecektir. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya'ın hedefli yatırım teşviki ve özel regülasyon çağrısını destekliyoruz."

Ancak bu liderlik kalıcı değil. Türkiye bugün önde olsa da, bu kazançlı segmentin cazibesi rakip destinasyonların gözünden kaçmıyor. Körfez sermayeli dev sahil projelerinden — Suudi Arabistan ve BAE'nin Akdeniz ve Kızıldeniz kıyısındaki yatırımları dahil — Maldivler, Malezya ve diğer destinasyonlarda açılan Müslüman dostu yeni tatil köylerine kadar, dünyanın dört bir yanında bu yolcu kitlesini hedefleyen ciddi yatırımlar hızla devreye giriyor.
"Önde olmak, önde kalmayı garanti etmez," diye uyardı Seçgin. "Bu segmente göz diken rakipler uyumuyor; her geçen yıl yeni tesisler, yeni destinasyonlar devreye giriyor. Bizim de uyuma lüksümüz yok. Önümüzdeki birkaç yıl içinde daha fazla yatırım yapmazsak, bugün elimizde tuttuğumuz bu güçlü avantajı kaybedebiliriz. Nitelikli ve adanmış arzı ilk geliştiren destinasyon, kategoriyi önümüzdeki on yıl boyunca tanımlayacak — bu fırsat penceresi şu an açık, ama sonsuza dek açık kalmayacak."

Aynı potansiyel, Afyonkarahisar'ın termal ve wellness tesisleri için de geçerli. Bölgede son derece helal dostu, yüksek nitelikli kaplıca ve wellness tesisleri bulunuyor; ancak bu tesislerin küresel ölçekte tanınmasının önünde iki temel engel var:
1. Destinasyon tanıtımı: Yurt dışında Afyon'u neredeyse hiç kimse bilmiyor. Ürün mevcut, ancak küresel farkındalık yok.
2. Doğrudan uçuş bağlantısı: Bölgeye doğrudan uçuş bağlantısı neredeyse yok denecek kadar sınırlı; bu da uluslararası ziyaretçi için erişimi zorlaştırıyor.
"Afyon'da ürün hazır — eksik olan görünürlük ve erişim," diye ekledi Seçgin. "Doğru destinasyon tanıtımı ve doğrudan uçuş bağlantılarıyla Afyon, dünya çapında bilinen bir helal dostu wellness markasına dönüşebilir."

Halalbooking, sektörü talep verisi, yolcu içgörüleri ve küresel Müslüman dostu kitleye doğrudan erişim ile desteklemeye hazır olduğunu belirtiyor ve TÜRSAB ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nı (TGA) bu sektörü uluslararası alanda birlikte ve daha güçlü tanıtmak üzere iş birliğine davet ediyor.