Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Düğün sezonunda takılan veya "kötü gün dostu" olarak kenara atılan çeyrek altınlar, bozdurma günü geldiğinde yatırımcısına soğuk bir duş aldırabiliyor. Birçok vatandaş, altının sadece ayarına (22 ayar) ve gramına odaklanırken, üzerinde yazan "basım yılının" cüzdanlarından ne kadar para götürdüğünden habersiz. Kuyumcular çarşısında "Eski Tarihli" ve "Yeni Tarihli" ayrımı, özellikle yüklü miktarda altın bozduranlar için ciddi bir kesinti (iskonto) anlamına geliyor. İşte Darphane'nin bastığı o altınların üzerindeki tarihlerin finansal şifresi ve zarar etmemek için bilmeniz gereken "Kesme Altın" gerçeği.
Altın, Türk halkı için en güvenli limandır. Enflasyona karşı korur, değerini kaybetmez ve dünyanın her yerinde geçerlidir. Ancak bu güvenli limanda da gizli kayalıklar vardır. Bir kuyumcuya gidip "Bir çeyrek altın ne kadar?" diye sorduğunuzda, size genellikle "Yeni tarihli mi, eski tarihli mi?" sorusuyla karşılık verirler. Çoğu yatırımcı bu soruyu önemsiz bir detay sanır; sonuçta altın altındır, geçen sene basılanla bu sene basılan arasında kimyasal bir fark yoktur. Ancak piyasa dinamikleri böyle işlemez. İçinde bulunduğumuz yıl basılan altınlara "Yeni Tarihli", önceki yıllarda basılanlara ise "Eski Tarihli" denir. Alırken aralarında cüzi bir fark olsa da, satarken (bozdururken) bu makas açılır ve yatırımcının kar marjını eritir. Özellikle yastık altında 5-10 yıl boyunca altın biriktirenler, bozdurmaya gittiklerinde bekledikleri rakamın çok altında bir ödeme ile karşılaşabilirler.
Bu durumun temel sebebi, altının bir "yatırım aracı" olmasının yanı sıra bir "hediyelik eşya" olarak da görülmesidir. Düğünlerde, nişanlarda veya bebek görmelerinde takılan altınların "yeni" olması, toplumsal bir statü göstergesi ve nezaket kuralı olarak kabul edilmiştir. Kimse yeni evlenen bir çifte 2015 tarihli bir çeyrek altın takmak istemez; herkes parıl parıl parlayan, o yılın tarihini taşıyan altını tercih eder. Bu yoğun talep, kuyumcularda "Yeni Tarihli" altına olan talebi artırır ve fiyatını yükseltir. Buna karşılık, "Eski Tarihli" altınlar daha çok yatırım amaçlı alınıp satılan, sirkülasyonu daha düşük ürünler olarak kalır. Kuyumcular, ellerindeki eski tarihli stoğu eritmekte zorlandıkları veya bunları Darphane'ye gönderip eritip yeniden bastırmak (rafineri maliyeti) zorunda kaldıkları için, eski tarihli altını alırken fiyat kırarlar. Bu kesinti, çeyrek altında 15-30 TL, tam altında 100 TL'ye kadar çıkabilir. 50 tane çeyrek altını olan bir yatırımcı için bu, ciddi bir kayıptır.
Bu tarih tuzağına düşmemek için yatırımcıların yöneldiği yeni trend, "Paketli Gram Altın"lardır. 24 ayar (saf) altından üretilen 1 gram, 5 gram veya 10 gramlık külçeler, genellikle tarih farkı gözetilmeksizin, sadece o günkü saf altın kuru üzerinden işlem görür. Bu ürünler "işçiliksiz" kabul edildiği için alım-satım makası (spread) çeyrek ve cumhuriyet altına göre çok daha düşüktür. Ancak burada da dikkat edilmesi gereken nokta, paketin açılmamasıdır. Sertifikası üzerinde olan, rafineri çıkışlı paketli altınlar, Türkiye'nin her yerinde aynı standartta bozdurulabilir. Çeyrek altında ise "kulplu" veya "kulpsuz" olması bile fiyatta küçük oynamalar yaratabilir. Kulplar genellikle altından değil, değersiz metallerden (veya düşük ayar altından) sonradan eklenir ve bu da saf altın ağırlığını etkileyebilir.
Son dönemde kuyumcuların vitrinlerinde sıkça görülen ve "tarih sorunu yok, işçilik yok" diye pazarlanan "Kesme Altın" (veya levha altın/çekili altın), aslında büyük bir risk barındırır. Kesme altın, genellikle atölyelerde takı yapımından artan veya silindirle çekilmiş saf altın levhaların makasla kesilip satılmasıdır. Üzerinde barkod, seri numarası veya Darphane mührü bulunmaz. Kuyumcu, o an tartıya koyar ve gramı neyse parasını alır. Alırken çok avantajlı görünür çünkü işçilik sıfırdır. ANCAK, bu altını satmaya kalktığınızda (özellikle satın aldığınız kuyumcu dışında bir yere giderseniz), birçok kuyumcu "Bunun ayarından emin olamam" diyerek almayı reddedebilir veya çok düşük fiyattan (hurda fiyatından) bozmak isteyebilir. Ayrıca bu altınların sahtesini yapmak veya ayarını düşürmek (24 ayar diye 22 ayar satmak) çok daha kolaydır. Dolayısıyla uzmanlar, üzerinde barkod ve seri numarası olmayan, "noname" kesme altınlardan uzak durulmasını, tarih farkı ödememek içinse sertifikalı gram altına yönelinmesini tavsiye ediyor.