Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Dünyanın en varlıklı aileleri yatırım stratejilerinde yeni bir sayfa açıyor. UBS tarafından yayımlanan 2026 Küresel Aile Ofisi Raporu, ultra zengin ailelerin artık ABD doları merkezli portföy yapısına daha temkinli yaklaştığını gösteriyor.
Rapora göre bu değişimin arkasında iki güçlü neden var: artan jeopolitik riskler ve yükselen kamu borçları. Yani zengin aileler, paralarını tek bir para birimine ya da tek bir bölgeye fazla bağlamanın risklerini yeniden hesaplıyor.
UBS araştırmasına katılan aile ofislerinin yaklaşık üçte ikisi, doların rezerv para birimi olarak gördüğü güvenin yıl içinde zayıflayabileceğini düşünüyor.
Bu beklenti, portföylerde daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıyı öne çıkarıyor. Dolar bazlı yatırımlar tamamen terk edilmiyor elbette, ancak artık daha dikkatli bir yaklaşım var.
UBS’ten Maximilian Kunkel, son bir yılda doların değer kaybetmesinin birçok yatırımcıyı portföyünü yeniden gözden geçirmeye ittiğini belirtti. Verilere göre aile ofislerinin yaklaşık yarısı, farklı varlık sınıflarında ABD dolarına fazla maruz kaldığı sonucuna ulaştı.
Raporda, varlıklı ailelerin ABD merkezli yatırımları azaltmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Bunun yerine gelişmekte olan piyasa hisseleri ve altyapı yatırımları daha fazla öne çıkıyor.
Gayrimenkul tarafında ise daha temkinli bir tablo var. UBS’e göre aile ofisleri bu alandaki yatırımlarını kademeli olarak azaltmayı planlıyor.
Dikkat çeken bir diğer başlık ise Asya Pasifik ve Batı Avrupa. UBS’ten Benjamin Cavalli, aile ofislerinin ilk kez bu iki bölgede pozisyon artırma eğilimi gösterdiğini söyledi.
Cavalli’ye göre bu yönelim özellikle ABD dışındaki yatırımcı gruplarında daha belirgin hale geliyor. Açıkçası bu da, küresel sermayenin rota arayışında olduğunu gösteren önemli işaretlerden biri.
UBS raporuna göre küresel çatışmalar ve siyasi riskler, aile ofisleri için en önemli endişe başlığı haline gelmiş durumda.
Bu tablo yalnızca yatırım kararlarını değil, aile ofislerinin operasyonel yapılanmasını da etkiliyor. Artık mesele sadece hangi varlığa yatırım yapılacağı değil; o yatırımın hangi ülkede, hangi hukuk sistemi altında ve nasıl korunacağı da daha fazla önem taşıyor.
Raporda öne çıkan kavramlardan biri “multishoring” oldu. UBS’e göre aile ofisleri, faaliyetlerini farklı ülkelere ve hukuk sistemlerine yayarak jeopolitik riskleri azaltmaya çalışıyor. Bu stratejinin temel amacı, tek bir ülkeye ya da bölgeye bağımlılığı düşürmek. Yani varlıklı aileler, yatırımlarını daha esnek ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmak istiyor.
Araştırma dünya genelinde 307 aile ofisiyle gerçekleştirildi. Rapora katılan ailelerin ortalama net serveti ise 2,7 milyar dolar seviyesinde. UBS’e göre ultra zengin yatırımcılar önümüzdeki dönemde dolar bağımlılığını azaltmaya, coğrafi çeşitlendirmeyi artırmaya ve jeopolitik risklere karşı daha esnek yapılar kurmaya ağırlık verecek.