Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 23 Ekim Cuma günü için yaptığı sağanak uyarısının ardından İstanbul'da gözler akşam saatlerine çevrildi. Balkanlar üzerinden gelen sistemle birlikte kentte aralıklı sağanak ve gök gürültülü yağış beklenirken özellikle Avrupa Yakası'nın batısındaki ilçeler için yerel kuvvetli yağış ihtimaline dikkat çekildi.
Beklenen yağışın akşam saatlerinde etkili olması durumunda trafikte görüş mesafesinin azalması, yollarda su birikmesi ve ulaşımda aksamalar yaşanması mümkün.
Özellikle araç kullananların suyla kaplı yollarda dikkatli olması, ani fren ve manevralardan kaçınması önem taşıyor.
İstanbul'da bir gün önce yaşanan hava kirliliği olayının ardından hava kalitesinin son durumu da merak konusu oldu.
Beklenen yağışın atmosferdeki bazı kirleticilerin azalmasına katkı sağlaması mümkün olsa da yağmurun hava kirliliğini tamamen ortadan kaldıracağı söylenemez.
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Meteoroloji Mühendisi Dr. Güven Özdemir, Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e yaptığı değerlendirmede beklenen yağışın etkilerini, riskli bölgeleri ve vatandaşların dikkat etmesi gereken saatleri anlattı.
İstanbul'da su baskını riskini belirleyen unsurun yalnızca toplam yağış miktarı olmadığını belirten Dr. Güven Özdemir, yağışın kısa sürede ne kadar yoğunlaşacağının ve oraj hücrelerinin aynı bölgede art arda oluşup oluşmayacağının da önemli olduğunu vurguladı.
Dr. Özdemir, altyapının yağmur suyunu tahliye etme kapasitesinin de risk değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
''İstanbul için değerlendirme yaparken yalnızca beklenen yağış miktarının yanı sıra, oraj hattının hangi ilçelerden geçeceğine, yağışın ne kadar sürede düşeceğine ve yerel drenaj sistemlerinin bu suyu ne ölçüde tahliye edebileceğine bakılması gerekiyor. Önceki kuvvetli yağışlarda yaşanan su baskınlarının tekrarlanmaması için oraj hattının İstanbul üzerinde ne kadar süre etkili olacağının ve yağışın yerel olarak ne ölçüde yoğunlaşacağının belirlenmesi gerekir.
Kısa sürede çok kuvvetli yağış: Rögarların, alt geçitlerin ve yağmur suyu kanallarının kapasitesi aşılabilir. Aynı bölgede arkaya yeniden gelişen hücreler: Aynı ilçeye arka arkaya sağanak bırakıp su birikimini artırma riskini öne çıkarabilir. Gök gürültülü sağanak yağışla birlikte kuvvetli rüzgârın birleşmesi: Görüş mesafesini düşürebilir, trafikte ve açık alanlarda ek tehlike yaratabilir.''
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün İstanbul için yayımladığı tahminlerde Avrupa Yakası'nın batısındaki bazı ilçelerde yerel kuvvetli yağış ihtimali öne çıkıyor.
Dr. Güven Özdemir, özellikle Arnavutköy, Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri çevresinde dikkatli olunması gerektiğini belirterek mevcut tahminin İstanbul genelinde önceki olaylardaki ölçekte bir sel yaşanacağını göstermediğini vurguladı.
Dr. Özdemir, yağışın yerel olarak yoğunlaşması durumunda kısa sürede su baskınları yaşanabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
''Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 23 Ekim 2026 tarihli İstanbul Bölgesel Tahmin ve Uyarı Merkezi değerlendirmesine göre, öğle saatlerinden itibaren İstanbul genelinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.
Özellikle Avrupa Yakası'nın batı ilçelerinde, Arnavutköy, Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri çevresinde yerel kuvvetli yağış olasılığı belirtiliyor. Trakya'da da kuvvetli yağış uyarısı var. Bu nedenle sel ve su baskını riski göz ardı edilmemeli. Ancak mevcut tahmin, İstanbul'un her ilçesinde önceki olaylardaki ölçekte bir sel yaşanacağını göstermiyor.''
Oraj hattının hareket yönü ve hızının su baskını riskinde belirleyici olacağını ifade eden Dr. Güven Özdemir, aynı bölgede art arda gelişen sağanak hücrelerinin yağış miktarını kısa sürede artırabileceğine dikkat çekti.
Meteoroloji uzmanı, özellikle altyapının yetersiz olduğu bölgelerde tedbirli olunması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
''Meteorolojik açıdan kritik nokta şu: Oraj hattı batı ilçelerinde yoğunlaşıp doğuya ilerlerken aynı bölgede yeni gök gürültülü sağanak hücreleri oluşursa, kısa sürede biriken yağış miktarı artabilir. Bu durum özellikle alt geçitlerde, dere yataklarına yakın alanlarda ve altyapısı yetersiz noktalarda ani su baskınına yol açabilir. Yağışların aralıklı kalması durumunda olumsuzlukların daha sınırlı olması mümkündür. Kesin bir değerlendirme için radar görüntüleri ve saatlik yağış gelişimi izlenmelidir.''
Özetlersek: İstanbul'da bugün yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağışlara bağlı olarak sel ve su baskını riski bulunuyor. Özellikle Avrupa Yakası'nın batı ilçelerinde dikkatli olunmalı. Oraj hücrelerinin aynı bölge üzerinde peş peşe gelişmesi, kısa sürede yüksek miktarda yağış bırakabilir.
Önceki yağışlarda yaşanan sorunların tekrarlanıp tekrarlanmayacağını ise yalnızca yağışın şiddeti değil, hareket hızı, süresi ve kentin drenaj kapasitesi belirleyecektir. Bu nedenle vatandaşlarımızın AFAD, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün ve ilgili kamu kuruluşlarının uyarılarına takip edilmelidir. Su biriken alt geçitlerden ve taşkın alanlarına dikkat edilmelidir.''
Balkanlar üzerinden gelen oraj hattının İstanbul'da oluşturacağı etkinin atmosferik kararsızlığa, yağış hücrelerinin hareket hızına ve kentin altyapısına bağlı olduğunu belirten Dr. Güven Özdemir, ani su baskınları açısından kısa süreli yoğun yağışların yakından izlenmesi gerektiğini söyledi:
''Balkanlar üzerinden gelen sistemin İstanbul üzerindeki etkisini değerlendirirken üç unsur belirleyicidir:
Önemli not: Güncel radar görüntüsünü ve saatlik yağış tahminlerini doğrulamadan İstanbul'da belirli bir ilçeye kaç milimetre yağış düşeceğini veya ani sel olasılığının yüzde kaç olduğunu söyleyemeyiz. Önceki günlerdeki aşırı yağışlara ilişkin veriler de bugünkü sistemin aynı şiddette olacağını tek başına göstermez.
Özetlersek: ''Balkanlar üzerinden gelen oraj hattının İstanbul'da oluşturacağı etki, sistemin hareket hızına ve atmosferin kararsızlık derecesine bağlıdır. Özellikle gök gürültülü sağanak hücrelerinin kısa sürede aynı bölgeye yoğun yağış bırakması durumunda ani su baskınları meydana gelebilir. İstanbul'da betonlaşma, geçirimsiz yüzeylerin artması ve bazı noktalardaki drenaj sorunları, yoğun yağışın etkisini büyütebilir.
Bu nedenle yalnızca günlük toplam yağışa değil, yağışın 15 dakika veya bir saat içinde ne kadar yoğunlaştığına da bakmak gerekir. Önceki sel olaylarının tekrarlanacağı kesin olmamakla beraber; ancak yerel kuvvetli sağanak ihtimaline karşı tedbirli olmak gerekiyor.''
İstanbul'da yağışın ilçelere ulaşacağı saatleri değerlendirirken güncel radar verilerinin önemine dikkat çeken Dr. Güven Özdemir, saatlik tahminlerin akşam saatlerinde hava koşullarında değişime işaret ettiğini belirtti.
Ancak mevcut verilerin tek başına kuvvetli bir oraj veya sel yaşanacağını göstermediğini şu sözlerle vurguladı:
''İstanbul’da yağışın 16.00–20.00 arasındaki iş çıkışına denk gelmesi, meteorolojik tehlike riskini doğrudan bir ulaşım ve can güvenliği sorununa dönüştürebilir. Özellikle kısa sürede kuvvetlenen gök gürültülü sağanaklar, trafik yoğunluğunun zaten yüksek olduğu saatlerde rahat sürüş imkanlarını etkileyebilir. İstanbul’da son kuvvetli yağışlarda trafik, toplu taşıma ve su baskınlarıyla ilgili ciddi risklerin yaşandığını hep birlikte gördük.
Özel araç kullananlar zorunlu değilse kuvvetli yağış sırasında yola çıkmayı erteleyin. Ya da toplu taşımadan yararlanmalıdır. Araç hızının azaltılması, takip mesafesini artırılması ve ani frenlemelerden kaçınılması önemlidir. Alt geçitlere, suyla kaplanmış yollara ve dere yatağı niteliğindeki yol ve sokaklara girilmemelidir.
Sokak ve caddelerde oluşan derin suya girilmemelidir. Açık alanda bulunanların yıldırım düşme riskine karşı ağaçların altına girilmemeli, direklerin yanına ve açık alanlara sığınılmamalıdır. Dere kenarlarından, su kanallarından ve hızla su birikebilecek çukur alanlardan uzaklaşılmalıdır. Kuvvetli rüzgârda tabela, ağaç ve gevşek yapı elemanlarının yakınında durulmamalıdır.
Yağışın iş çıkış saatlerine denk gelmesi, İstanbul açısından riski artıran önemli bir faktördür. Çünkü kuvvetli sağanak sırasında görüş mesafesi azalırken trafik yoğunluğu artıyor; su birikintileri de bazı güzergâhlarda ulaşımı aksatabiliyor. Özellikle alt geçitler, düşük kotlu yollar ve dere yataklarına yakın bölgeler daha fazla risk taşıyor.
Vatandaşlarımızın mümkünse yolculuklarını yağışın en kuvvetli olduğu saatlerin dışına planlamalarını, toplu taşıma duyurularını takip etmelerini ve kesinlikle suyla kaplanmış yollardan geçmeye çalışmalarını önermeliyiz. Burada temel ilke, işe veya eve birkaç dakika erken ulaşmaktan önce can güvenliğini korumaktır.''
Dr. Güven Özdemir, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün saatlik tahminlerine göre saat 18.00'de rüzgâr hamlesinin 36 km/sa hıza ulaşmasının beklendiğini belirterek mevcut verilerin tek başına kuvvetli oraj veya sel riskine işaret etmediğini vurguladı:
''23 Ekim 2026 Cuma için önemli ayrım: Saatlik tahminler, İstanbul'da yağışın özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde artabileceğine işaret etse de Balkanlar'dan gelen tek bir oraj hattının ilçelere hangi dakikada ulaşacağını doğrulayan güncel radar verisi elimde yok.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün İstanbul saatlik tahmininde sıcaklık 15.00'te 21°C, 18.00'de 17°C; rüzgâr hamlesi ise 18.00 civarında 36 km/sa olarak veriliyor. Bu, akşam saatlerinde hava koşullarında değişim olabileceğini gösteriyor; ancak tek başına kuvvetli oraj veya sel görünmüyor.''
Yağışın İstanbul'un her iki yakasında aynı saatte ve aynı şiddette etkili olacağının söylenemeyeceğini belirten Dr. Özdemir, bölgelere ilişkin değerlendirmelerini şöyle sıraladı:
''İstanbul'da yağışın saatini ve ilçesini kesin olarak belirlemek için radar takibi şart. Özellikle 17.00–20.00 arasındaki iş çıkış döneminde kuvvetli sağanak gelişirse ulaşımda aksamalar ve yerel su baskınları görülebilir. Ancak elimizde doğrulanmış bir radar güzergâhı olmadan, oraj hattının önce Avrupa Yakası'na, ardından belirli saatlerde Anadolu Yakası'na ulaşacağına kesin diyemeyiz.''
İstanbul'da yağışın cuma gününün ardından hafta sonu da yerel geçişlerle devam edebileceğini belirten Dr. Güven Özdemir, cumartesi ve pazar günlerine ilişkin hava tahminlerini paylaştı. Özdemir, pazar günü yağış ihtimalinin belirgin şekilde azalmasının beklendiğini ifade etti:
''Yağışı bu akşamdan itibaren tamamen sona ermesi beklenmiyor; cumartesi günü de İstanbul'da yerel yağmur geçişleri ihtimali var. Bununla birlikte yağışın pazar günü belirgin biçimde azalması söz konusudur.
Burada iki durumu birbirinden ayırmak gerekiyor: Cuma günkü oraj hattının geçişi ile hafta sonundaki olası yağış geçişleri aynı sistemin kesintisiz devamı olmak zorunda değil. İlk sistem etkisini kaybettikten sonra bölgeye yeni bir atmosferik sistem yaklaşabilir veya geride kalan nem ve kararsızlık nedeniyle yerel yağışlar görülebilir.''
İstanbul'da 22 Ekim sabahı bazı ölçüm istasyonlarında yükselen hava kalitesi indeksinin ardından güncel durum da merak ediliyor. Dr. Güven Özdemir, hava kirliliğinin normale dönüp dönmediğinin anlaşılması için 23 Ekim'e ait ölçümlerin önceki verilerle karşılaştırılması gerektiğini belirtti:
''Dün ölçülen değerlere göre; İBB'nin hava kalitesi izleme kayıtlarında 22 Ekim sabahı bazı noktalarda hava kalitesi indeksinin yükseldiği görülüyor. Örneğin, D-100 trafik istasyonunda indeks saat 08.00'de 102, Kağıthane'de 102, Selimiye'de 98 olarak kaydedilmiştir. Bu değerler, söz konusu istasyonlarda hava kalitesinin hassas gruplar açısından dikkat gerektirdiğini gösteriyor.
Ancak tek bir saatlik ölçüm, İstanbul'un tamamında aynı düzeyde kirlilik bulunduğunu veya kirliliğin tek bir kaynaktan geldiğini söyleyemeyiz. Bugün havanın normale dönüp dönmediğini söylemek için 23 Ekim'e ait güncel istasyon ölçümlerini karşılaştırmak gerekir. Dün sabahki veriler tek başına bugünkü durumu belirlemeye yetmiyor.''
Beklenen yağışın hava kalitesi üzerindeki olası etkilerini değerlendiren Dr. Güven Özdemir, yağmurun havadaki bazı partikül kirleticileri azaltabileceğini ancak tüm kirleticileri ortadan kaldırmayacağını belirtti:
''Yağış, özellikle havadaki toz ve bazı partikülleri damlacıklara bağlayıp yere taşıyarak PM₁₀ ve PM₂.₅ gibi partikül kirleticilerin miktarını azaltabilir. Ancak bu etki yağışın şiddetine, süresine, rüzgâra ve kirleticilerin kaynağına bağlıdır.
Dolayısıyla yağmurun başlaması, İstanbul'daki bütün hava kirliliğinin ortadan kalktığı anlamına gelmez.''
VATANDAŞLAR AÇISINDAN RİSK DEVAM EDİYOR MU?
Hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkileri açısından özellikle hassas grupların dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Güven Özdemir, güncel hava kalitesi ölçümlerinin takip edilmesi ve kirliliğin yükseldiği saatlerde gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı:
''İBB'nin Hava Kalitesi İzleme Sistemi üzerinden ilçelere ve ölçüm istasyonlarına ait güncel değerler takip edilebilir. Sistem, İstanbul'da çok sayıda noktada hava kalitesini izliyor.
Özellikle astım veya kronik solunum ve kalp-damar hastalığı bulunanlar, kirlilik değerlerinin yükseldiği saatlerde yoğun trafikli yolların yanında uzun süre egzersiz yapmaktan kaçınmalı. Hava kalitesinin kötü olduğu bir istasyonda ölçüm yapılması, bütün ilçelerin aynı durumda olmayabilir.''