Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

Dünya ekonomisinde son 7 yılın dördüncü büyük kriz dalgası: Hürmüz düğümü! ABD ve İran arasındaki 60 günlük kritik ateşkes temmuzda bitiyor. Masada petrol fiyatları, nükleer program ve yeni bir uzlaşı var. Peki anlaşma kimin zaferi olacak? Trump Dünya Kupası kıskacında müzakere ararken, Netanyahu’nun planı ne? Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a detayları anlattı.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
01.06.2026
saat ikonu 12:22
|
GÜNCELLEME:
01.06.2026
saat ikonu 12:22

'nın kapatılmasıyla sarsılan küresel piyasalarda gözler Washington-Tahran hattına çevrildi. "Destansı Öfke" operasyonuyla başlayan ABD-İran savaşı, Hürmüz ablukası nedeniyle artık küresel bir ekonomik krize evrildi.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

0:00 593
HABERİN ÖZETİ

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

ABD-İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının küresel piyasalarda yarattığı etki, uluslararası ilişkiler uzmanı Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu'nun değerlendirmeleriyle aktarılıyor.
ABD, 28 Şubat 2026'da "Destansı Öfke" operasyonuyla İran'a savaş başlattı ve İsrail de Devrim Muhafızları'na saldırı düzenledi.
İran, 3 Mart 2026'da Hürmüz Boğazı'nı kapatarak savaşın jeoekonomik boyut kazanmasına neden oldu.
Nisan ayında ABD Başkanı Trump iki haftalık bir ateşkes ilan etti, ancak daha sonra İran limanlarına deniz ablukası başlattı.
Müzakerelerde 60 günlük ateşkesin uzatılması, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın nükleer programına yönelik mekanizmalar tartışılıyor; bu süreçte 2026 FIFA Dünya Kupası önemli bir rol oynuyor.
Hürmüz Krizi, dünya ekonomisinin büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesine, tedarik zincirlerinin aşınmasına ve küresel resesyona yol açtı.
Amerikan Neo-Conları'nın savaşı uzatma stratejisi, ABD'nin askerî gücüyle kaynakları kontrol etme ve Çin'e üstünlük kurma amacı taşıyor.

Peki 2026 Dünya Kupası gölgesinde yürütülen 60 günlük kırılgan ateşkes, dünyayı yeni bir resesyondan kurtarabilecek mi? Savaş uzarsa ekonomiyi neler bekliyor? Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevapladı. Hamzaoğlu, ABD’deki Neo-Con fraksiyonunun savaşı uzatma stratejisinin arkasındaki detaylar da dahil gerilimin son perdesi hakkında merak edilenleri anlattı.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

SAVAŞIN BAŞINDAN BERİ NELER YAŞANDI?

Şubat 2026’da başlayan ABD-İran sıcak çatışması, Nisan ayındaki geçici ateşkes ve ardından gelen “çift taraflı abluka”… Şu an ilişkiler ne durumda?

Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu: ABD, 28 Şubat 2026 tarihinde İran’a karşı “Destansı Öfke” adını taşıyan savaşı başlattı. Bu kapsamda savaş gemilerinden İran silahlı kuvvetlerine Tomahawk füzeleriyle saldırılar düzenledi. Aynı zamanda İHA’lar ve HIMARS roketli çok namlulu sistemler de kullanıldı. ABD Başkanı Donald , video mesajında İranlıları rejime karşı ayaklanmaya çağırdı. Amerikalı müttefikleriyle eş zamanlı olarak İsrail de saldırıya geçti. İsrail, Devrim Muhafızları Ordusu’nun komuta merkezlerine saldırdı. İsrail saldırıları sonucunda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve bir dizi üst düzey rejim yöneticisi öldürüldü. ABD ve İsrail’in ortaklaşa düzenlediği saldırılar beklenen sonucu doğurmadı ve nihayetinde ABD/İsrail-İran savaşına evrilen bir süreç yaşandı.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

İran’da, Devrim Muhafızları öncülüğünde kısa bir süre içerisinde ABD/İsrail saldırılarına karşı siyasi ve toplumsal bir konsolidasyon sağlandı. Bu durum savaşın seyrini önemli ölçüde etkiledi. 3 Mart 2026 tarihinde İran, elindeki en büyük stratejik koz olan Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Bu durum, savaşın jeoekonomik bir boyut kazanmasına neden oldu. 7 Nisan 2026 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump, İran ile iki haftalık bir ateşkes ilan etti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Kurulu anlaşmayı onaylayarak bunu bir zafer olarak sundu. İslamabad görüşmelerinde istediğini alamayan Trump, 13 Nisan’da İran limanlarına yönelik deniz ablukasını başlattı. Birçok yaklaşıma göre Trump’ın söz konusu deniz ablukası, “yeni bir tür korsanlık” faaliyetiydi.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

Son dönemde ABD ile İran arasında barış müzakerelerinin trafiği hızlanmaktadır. Ancak müzakerelerin kırılgan bir zeminde ilerlediğini gözlemlemek mümkündür. Müzakerelerde ateşkesin 60 gün uzatılması, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer programına yönelik yeni mekanizmaların oluşturulması tartışılmaktadır. Bu sürecin şekillenmesinde, ABD’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası önemli bir yer tutmaktadır. ABD, Dünya Kupası gibi prestijli bir küresel spor etkinliği sırasında geniş çaplı bir askerî harekât yürütmekte zorlanacağından, ertelemeyi, müzakereleri veya İran’a yönelik ekonomik baskıyı sürdürmeyi tercih edebilir. Olası 60 günlük ateşkes temmuz ayı sonunda sona erecek. O zamana kadar da Dünya Kupası bitmiş olacak.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

Yaşanan bu gerilim ekonomileri nasıl etkiledi ve önümüzdeki süreçte nasıl etkileyecek?

Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu: Savaşın ekonomik etkilerini Hürmüz Krizi üzerinden okumak daha rasyonel bir yaklaşım olacaktır. Hürmüz Krizi, 2026 yılı için dünya ekonomisinin büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesine yol açtı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, tedarik zincirlerinin aşınmasına, küresel resesyona ve ABD ekonomisinin gerilemesine zemin hazırladı. Yüksek enflasyona yol açan petrol fiyatları ise barış anlaşması beklentileriyle geriledi. Nitekim nisan ayındaki gergin ortamda petrol fiyatları 120 doların üzerine çıkmıştı. Covid-19, Ukrayna Savaşı ve uluslararası ticarette kargaşaya yol açan Trump’ın gümrük vergileri, dünya ekonomisinde yapısal krizlere neden olmuştu. İran ve Hürmüz merkezli gelişmeler, son yedi yılda dünya ekonomisinde yaşanan dördüncü kriz dalgası olarak değerlendirilebilir.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

İran, stratejik bir koz olarak gördüğü Hürmüz’ü ABD ve İsrail’e baskı uygulamak için jeoekonomik bir araç olarak kullanmaktadır. Özellikle Körfez ülkeleri bir noktada tercih yapmaya zorlanmaktadır. İran, varlıklarına dokunulmaması karşılığında Körfez’i yeni bir uzlaşı mekanizmasına sürüklemeye çalışmaktadır. Hürmüz Krizi, Körfez’i alternatif jeopolitik arayışlara yöneltebilir. ABD ise bu arayışlara olanak tanımayan bir stratejiyi öncelemektedir.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

NETANYAHU'DAN HERHANGİ BİR AÇIKLAMA OLMAMASI DİKKAT ÇEKİCİ

Diplomatik çözüm için hangi şartlar bekleniyor?

Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu: İran için iyi olan ABD için iyi değil; ABD için iyi olan da İsrail için iyi değil. Mevcut durum bu şekilde özetlenebilir. Trump, Hürmüz ekseni üzerinden İran’la bir çerçeve anlaşması yapmak istiyor. Dolayısıyla Hürmüz, müzakerelerin ana temasını oluşturmaktadır. Bu durum İsrail’i pek memnun etmiyor. Çünkü söz konusu anlaşma, İran’ın nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uzun menzilli balistik füzeler ve vekil güçler gibi konulara değinmiyor. Anlaşma, nükleer programın sonlandırılmasını ve Lübnan’da ateşkesi öngörüyor. Lübnan konusunda Netanyahu, Trump’la aynı çizgiyi paylaşmıyor. İsrail, Lübnan’da yeni topraklar işgal etmeye çalışıyor. Dolayısıyla olası bir anlaşma, Netanyahu’nun işgalci planlarını sekteye uğratıyor. Trump’ın “İran asla nükleer silaha sahip olmamalı” şeklindeki kırmızı çizgisi, Netanyahu’yu sakinleştirmeye yönelik bir adım olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda İbrahim Anlaşmaları bağlamında Netanyahu yönetiminin olası anlaşmaya yönelik herhangi bir açıklama yapmaması da dikkat çekicidir.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

TRUMP KASIM SEÇİMİNE HAZIRLANIYOR

Trump, kasım ayındaki seçimlere kadar İran dosyasındaki birçok konuda ilerleme sağlamaya çalışmaktadır. Bu bağlamda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve petrol fiyatlarında istikrarın sağlanması öncelikli amaçlar arasında görülebilir. Ayrıca İran’ın nükleer programının durdurulması da stratejik bir zafer olarak sunulabilir. İran açısından bakıldığında ise Tahran’ın olası anlaşmayı bir zafer olarak sunması da beklenen bir durumdur.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

AMERİKAN NEO-CONLARI'NIN ETKİSİ

Eğer müzakereler tamamen çöker ve ABD-İran savaşı uzayan bir yıpratma savaşına dönüşürse dünyayı neler bekliyor?

Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu: Trump’ın Kongre ara seçimlerine kadar büyük bir savaş başlatma ihtimali zayıf görünse de Trump liderliğinde çelişkiler barındıran bir süper güç anlayışı mevcuttur ve bu durum bölgedeki belirsizliği daha da artırmaktadır. Savaşın uzamasını isteyen en güçlü fraksiyon, Cumhuriyetçi Parti’nin savunma sanayii ve petrol-gaz sektörüyle bağlantılı kanadı olan ve sert bir “neo-emperyalist” dış politikaya geçişi savunan Amerikan Neo-Conlarıdır. Trump’ın yakın çevresindeki kilit isimler arasında söz konusu fraksiyon oldukça güçlüdür. Neo-Conlar, ABD’nin başat askerî güç olduğu bir ortamda uluslararası hukukun yerini güçlünün hukukunun almasını savunmaktadır. Bu çerçevede ABD, ordusu ve donanması sayesinde mevcut ekonomik rekabet gücündeki kayıpları telafi edebilir. Askerî güç kullanarak kaynakları ve ulaşım koridorlarını kontrol edebilir. Böylece en büyük rakibi Çin’e kendi şartlarını dayatabilir.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

ABD’DEKİ NEO-CON FRAKSİYONUNUN SAVAŞI UZATMA STRATEJİSİ

Ayrıca İsrail’in çerçeve anlaşmasından memnun kalmaması, savaş senaryosunu gündemde tutmaktadır. Neo-Conlar ile İsrail arasındaki derin stratejik ittifak, savaş ihtimalini her zaman güçlendirmektedir. Venezuela’da istediği sonucu alan Neo-Conlar, İran’ın teslim olmasını şiddetle istemektedir. Neo-Con Senatör Lindsey Graham’a göre, İran’a karşı yürütülen kampanya, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma ve Körfez ülkelerinin petrol altyapısına saldırı düzenleme olasılığından duyulan endişeler nedeniyle bir barış anlaşmasıyla sonuçlanırsa, İran bölgede uzlaşılması gereken baskın bir güç olarak algılanacaktır.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

Savaşın uzaması, Çin ve Rusya gibi aktörlerin Orta Doğu’daki pozisyonunu nasıl etkiler?

Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu: İran ve Ukrayna’daki savaşlar, Çin’in uluslararası siyasette daha fazla ağırlık kazanmasına zemin hazırlıyor. Çin, İran’daki rejimin devrilmesini pek arzu etmiyor. Bununla birlikte, İran’daki rejimin zayıflamasına sıcak bakmaktadır. Çünkü zayıflamış bir rejim, Çin’e giderek daha fazla bağımlı hâle gelecektir. Bu bağlamda Çin, İran’daki doğal kaynaklara daha kolay erişebilecektir.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

ÇİN İLE RUSYA’NIN ORTA DOĞU’DAKİ GİZLİ HESAPLARI

İran savaşının uzaması, ABD’nin Asya-Pasifik merkezli jeopolitik gelişmelere müdahalesini sınırlayacaktır. Aynı zamanda savaş, uluslararası ilişkilerde Çin’in ahlaki üstünlük kazanmasına neden olacaktır. ABD, müzakereleri iyi niyetle yürütmeyen bir aktör gibi görünürken; Çin, güçlü, istikrarlı ve olgun bir aktör olarak ön plana çıkacaktır. Körfez ülkelerine yönelik güvenlik tehditlerinin artması, Çin’in bölgedeki faaliyetlerini yoğunlaştırmasına da zemin hazırlayacaktır. Savaş ortamı, Çinli şirketlerin büyüme potansiyelini ortaya çıkarabilir. Bu bağlamda yeni koşullar, piyasa aktörlerini yuan satın almaya yöneltebilir.

ABD-İran geriliminin kazananı kim? Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Hürmüz'deki 2026 FIFA kelepçesini anlattı

Rusya ise savaşın uzamasını, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle altın bir fırsat olarak görmektedir. Ukrayna’daki savaşın finanse edilmesi açısından petrol fiyatlarının yükselmesi, Moskova için oldukça önem taşımaktadır. Bu nedenle İran’daki savaşın uzaması önemli ölçüde Rusya’nın işine gelmektedir. Rusya da zayıflamış İran rejimini, bu ülkede daha fazla pay sahibi olmak için bir fırsat penceresi olarak görmektedir. Ancak Rusya, Ukrayna Savaşı nedeniyle Orta Doğu’daki savaşı jeopolitik bir fırsata dönüştürememektedir. Moskova, Suriye’deki Rus askerî üslerinin korunmasını destekleyen Tel Aviv ile ilişkilerine büyük önem vermektedir. Ayrıca Kremlin, “Alaska’daki zımni anlaşma nedeniyle” Trump ile ilişkilerini bozmak istememektedir.

ETİKETLER
#Trump
#hürmüz boğazı
#küresel ekonomi
#Abd İran Savaşı
#Neo-conlar
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.