Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümü 10 yıl sonra raftan indirildi. Hazırlanan yeni bilirkişi raporunda dosyanın 'doğal ölüm' olmadığı yönündeki tespitler yer alırken, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kritik gelişmeler yaşandı.
Eski bakanın ölümüne ilişkin çelişkili ifadeler verdiği tespit edilen Denizolgun’un doktoru Nurettin Demirkol, "yalan tanıklık" iddiasıyla gözaltına alındı. Demirkol, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, Nurettin Demirkol'un tutuklanmasına karar verdi. Doktor Demirkol, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma kapsamında ifade veren Doktor Nurettin Demirkol’un, olay tarihinde acil ihbarı kimin yaptığını bilmediğini söylediği öğrenilmişti. Ancak 8 Eylül 2016 tarihli 155 Acil Çağrı İhbarı Çözüm Tutanağı, ihbarı yapan kişinin Demirkol olduğunu ortaya koydu.

Demirkol, aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini belirterek, “Aile hekimi olduğum bir hastam var, ani olarak vefat etmiş. Hükümet tabibinin görmesi gerekiyor. Belki muhtemelen ölüm nedeni belli değil, hakimin savcının görmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. 155 operatörü Demirkol’dan olayın gerçekleştiği adresi istedi. Demirkol, olay yerinin Beykoz Riva’daki Öğümce Köyü olduğunu ancak açık adresi tam olarak bilmediğini söyledi. Bölgenin jandarma sorumluluk alanında olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine operatör, Demirkol’dan 156 Jandarma hattıyla iletişime geçmesini istedi. İlk görüşme bu şekilde sona erdi.

İhbar çözüm tutanağına göre Demirkol, saat 00.33’te 155’i ikinci kez aradı. Kendini yine tanıtan Demirkol, “Biraz önce aramıştım, Doktor Nurettin Demirkol. Vefat eden biriyle alakalı...” dedi. Jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine söylendiğini belirten Demirkol, yeniden 155’ten yardım istedi.
Görüşmenin dikkat çeken bölümünde 155 operatörü, Demirkol’a “Burada şüpheli ölüm konusu mu var?” diye sordu. Demirkol’un cevabı tutanağa, “Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm; beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm” şeklinde geçti. Böylece Demirkol’un olay gecesi yaptığı ihbarda ölümü “şüpheli ölüm” olarak nitelendirdiği ortaya çıktı.

Doktor Nurettin Demirkol'un savcılık sevk yazısı ortaya çıktı. Sevk yazısında, 26 Ağustos günü savcılıkta tanık olarak beyanda bulunduğu aktarıldı. Yazıda Demirkol'un tanık beyanında, ihbarın saat kaçta ve kim tarafından yapıldığını bilmediğini anlattığı belirtildi. Demirkol'un tanık ifadesinde maktulün doktoru olmadığını beyan ettiği, ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini anlattığı aktarıldı.

Yazıda, şahsın Beykoz Riva Polis Merkezi Amirliğine yaptığı ihbarın çözüm tutanağına da yer verildi. Bu tutanağa göre, ihbarı yapan şahsın şüpheli Nurettin Demirkol olduğu, ihbarda şahsın kendisini ailenin doktoru olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu beyan ettiği vurgulandı.
Sevk yazısında, HTS raporları ve dinlenen diğer tanıklar, beyanları arasında çelişkiler olduğu, şüphelinin çelişkili ifadeleri savcılık sırasında sorulduğunda hatırlamadığını belirttiği, soyut beyanlarda bulunduğu aktarıldı. Yazıda, şüphelinin çelişkili ifadeleri nedeniyle üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi olduğu ve üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak ‘yalan tanıklık' suçundan tutuklanmasının talep edildiği belirtildi. Şahsın, sulh ceza hakimliği işlemleri devam ediyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.
Karar doğrultusunda başsavcı vekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.
Mezardan çıkarılan örnekler, işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.
Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada ise Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı, Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.
Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.
Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı.