Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapanış töreninde açıklamalarda bulundu. İsrail'in Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip, Müslümanlara karşı ittifak kurduğunu söyleyen Bakan Fidan, "Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse bu bölge ila nihai bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
19.04.2026
saat ikonu 13:17
|
GÜNCELLEME:
19.04.2026
saat ikonu 15:01

Dışişleri Bakanı , kapanış töreninde konuştu. Forum'a 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisinin katılığını ifade eden Bakan Fidan, konuşmanın ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. İsrail'in kurduğu ittifaklara yönelik soru üzerine Hakan Fidan, Türkiye'nin İsrail gibi olmadığını, İsrail'in bölgedeki Müslümanlara karşı ittifak oluştururken, Türkiye'nin "İstikrarı nasıl hayata geçiririz?" sorusa yönelik arayış içinde olduğunun altını çizdi.

HABERİN ÖZETİ

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapanış töreninde konuştu.
Bakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun kapanış töreninde bir konuşma yaptı.

İşte Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları;

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

150 ÜLKEDEN 6400 KATILIMCI

Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6.400 katılımcı formumuza katıldığını belirten Bakan Fidan, “23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi forumumuza iştirak ettiler. Forum kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız üst düzey verimli temaslarda bulundular. Cumhurbaşkanı yardımcımız ve diğer bakan arkadaşlarımız da ülkemize gelen forma katılan diğer muhataplarıyla güzel verimli görüşmelerde bulundular. Bizler de çok sayıda mevkidaşımız ve uluslararası kuruluş temsilcileriyle temaslarda bulunduk.” İfadelerini kullandı.

GAZZE BARIŞ PLANI ELE ALINDI

Forum süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara ev sahipliği yaptıklarını belirten Bakan Fidan “Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda bölgemizde barış ve istikrarı destekleyici adımları ve seyri sefer serbestisinin kalıcı olarak tesisine yönelik muhtemel girişimleri ele aldık. Bölgemizin geleceğine ilişkin ortalık bir vizyon geliştirmek amacıyla atacağımız somut adımları tespit ettik. 6 Müslüman ülkenin bir araya geldiği toplantıda ise Gazze Barış Planı'nı ele aldık. Sürece ilişkin ortak irademizi teyit ettik. Bölgemizde kalıcı barışın tesisine yönelik birlikte hayata geçireceğimiz ortak planlamaları ele aldık." şeklinde konuştu.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

AFRİKA KITASINA BU YIL DA ÖZEL ÖNEM VERİLDİ

Afrika kıtasına bu yılda özel bir önem verdiklerini kaydedin Bakan Fidan, “Yatırım ve kalkınma potansiyeli masaya yatırıldı. Aynı zamanda güvenlik ile kalkınma arasındaki kritik bağlantıyı da hassasiyetle değerlendirdik. Burada da bölgesel sahiplenmenin önemine bir kez daha katılımcılar vurgu yapma imkanı buldular. Bugün düzenleyeceğimiz basın toplantısından sonraki etkinliklerimizden biri de Afrika konulu bir etkinliğimiz var. Buradaki etkinlikte Afrikalı katılımcı kardeşlerimizle dostlarımızla bir araya gelme imkanımız olacak. Türkiye -Afrika ortaklığını daha da ileriye götürmek yönünde ayrıca bu birliktelikte fikir alışverişinde bulunacağız.

YAPAY ZEKANIN JEOPOLİTİĞİ TARTIŞILDI

Geleceğin dünyasına şekil verecek olan yapay zekanın jeopolitiği, kritik mineraller üzerinden yürütülen stratejik rekabeti ve küresel enerji haritasının yeniden çizilmesi konuları da bu seneki forumda panellerimizde tartışıldı. Ev sahipliğini yapacağımız COP31 'e giden süreç bağlamında gıda güvenliğinin önemiyle kuraklık ve iklim değişikliğine karşı atılacak adımların jeopolitik gerilimlere kurban edilmemesi gerektiğinin altını da ayrıca çizdik.

Konuşmasını tamamlayan Bakan Fidan, basın mensuplarının sorularını cevapladı:

SORU: Sayın Bakan, bu toplantılar esnasında bölgesel krizlerle ilgili ayrı toplantılar da yaptınız, konuşmanızda da belirttiniz. Bunlardan bir tanesi, Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan'da üçüncüsü yapılan toplantı. İlki Riyad'da olmuştu, İslam Abad, şimdi de Türkiye. Bu toplantının savunma paktına yönelik bir ilerleme amacı var mıdır? Bunu sormak istiyorum. Çünkü İsrail basınında bazı siyasiler ve medya organları bu ittifak görüşmelerini radikal İslamcı ya da radikal Sünni ittifakı gibi tanımlamalar getiriyor. Siz bunu nasıl tanımlıyorsunuz bu görüşme trafiğindeki bu dört ülkenin ittifakını?

İkinci sorum da Gazze konusunda bir toplantı yaptınız. Amerika'daki barış planının bir devamı olarak. Fakat Gazze'de yardımların girmemesinden tutunuz da birçok konu tıkanmış durumda. Formunuzun sloganı olan bu belirsizlik içerisinde Gazze konusunda nasıl bir yol alacaksınız? Nasıl bir stratejiniz var? Teşekkür ederim.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

BAKAN FİDAN: Şimdi Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır dörtlü toplantısını üçüncüsünü ifade ettiğiniz gibi yaptık. Bunu da kamuoyuyla paylaştık. Burada ilk baştan itibaren bizim hedefimiz, bunu da defaatle kamuoyuna iletiyoruz. Bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren bütün konuları ama bütün konuları ele alarak sahici, gerçekçi uygulanabilir bir gündemle yoluna devam etmesi.

Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var. Bizler de Dışişleri Bakanlar olarak bu iradeyi gerçek hayatta uygulanabilir ekonomi, teknoloji, sağlık, savunma gibi birçok alanda nasıl uygulayabiliriz bunları hayata geçiriyoruz. Bizim inancımız şu, aslında bu dört ülke bir temsiliyeti ortaya koyuyor. Bu dört ülkenin etrafında bütün bir bölge var. Biz bölgenin olması gereken işbirliği imkanlarını kullanmadığı için bölgenin kendi potansiyelini hayata geçiremediğine dair kuvvetli bir inanç. İnancımız, rasyonel bir tespitimiz var. Bu tespitten hareketle somut konuları hayata geçirmek için hep beraber bir araya geliyoruz. Çok ciddi siyasi krizler var, çatışmalar var. Biliyorsunuz bu çatışmaların sönümlendirilmesi için de neler yapılabilir değiliz.

Biz İsrail gibi değiliz yani İsrail 'i söylediğiniz gibi. Onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir rastgele ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz? Ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız? İstikrarı nasıl hayata geçiririz? Onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük. Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse bu bölge ila nihayi bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler hikmetle geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler. Diğer Gazze konusunda da yaptığımız toplantıda şu anda Gazze Barış Planı’nın bir uygulama süreci var malumunuz. Gazze Barış Planı'nın başlangıcına sebep olan 8. grubun New York'ta biliyorsunuz geçtiğimiz yıl Eylül ayında Sayın Trump'la liderlerimiz bir araya geldiler. Buradan çıkan görüş ve irade ile Gazze Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirmeye başlandı. Şimdi bunun kurucu ruhunu oluşturan bu ülkelerle tekrar bir araya geldik. Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede? Alınan kararlar, ortaya konan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi? Bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Sayın Cumhurbaşkanı'nın Tamir Bin Hamad Al Thani ve Pakistanlı Cumhurbaşkanı'nın toplantısı esnasında yeni bir bölgesel yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade ettiler kendileri. Ve aynı zamanda Amerika'da İran 'a karşı yaptığı savaşa karşı yeni bir güvenlik yapılanmasına ihtiyaç duyuldu. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifade ettiği üzere bu sizin Pakistan'la ve Suudi Arabistan ve Mısır ortaklığıyla kurulması öngörülüyor. Bu meydan okumalara karşı koyulmak için ve bölgenin en önemli tehlikesi de aynı zamanda İsrail 'in genişlemeci politikalarına da karşı yapılması gerekiyor. Bu işbirliğinin buraya mı evrilmesi öngörülüyor ve ikinci sorum ise Hürmüz kanalı ile alakalı İran tarafından kapatılmasına karşı Türkiye'nin nasıl bir vizyonu ve görüşü ve duruşu vardır? Ve biliyoruz ki bu forum esnasında kanalın açılması birçok kez ifade edilmiştir.

BAKAN FİDAN: Bölgenin ülkeleri bir araya gelip bölgenin sorunlarına sahip çıkmak zorundalar. Bu bizim için yaşamsal bir gereklilik. Bunun için yeterli olgunluğun, kapasitenin ve vizyonun olduğuna biz Türkiye olarak yürekten inanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda ortaya koyduğu çok güçlü bir irade var. Yıllar içerisinde bölge liderleriyle de bu vizyon üzerinde yaptıkları bir anlayış birliği var. Şimdi bunun hayata geçmesi gerekiyor. Şimdi bakıyorsunuz birçok sıkıntı var bölgemizde. Gazze'deki soykırım, Lübnan, arkasından İran, bütün bunların ortaya çıkarttığı bölge ülkelerinin birbirleri arasındaki güveni zedeleyen çatışmaları artıran, yoksulluğu geri kalmışlığı getiren bütün denklemleri ortadan kaldırmak için hep beraber bir araya geliyoruz. Arayış içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız, Sayın Şahbaz Şerif ve Sayın Şeyh Temin 'le de bir araya geldiği zaman tabii ki bölge konularını konuştular. Yine bu vizyonla konuşuldu. Bu vizyon herkesin sahip çıktığı bir vizyon. İnşallah bu vizyon etrafında gündemimizi ilerletmeye devam edeceğiz.

Hürmüz Boğazı ile ilgili biliyorsunuz Hürmüz Boğazı ile ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum var. Zaman zaman işte tarafların açıldığı zaman zaman kısmı blok etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz deniz kuvvetlerimiz üzerinden. Bu konuda gelişmeler oldukça biz de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Müzakereleri de devam etmekteydi ama çok daha önemlisi bize bazı detayları verebilir misiniz? Sayın Başkan Trump şunu söylemişti. Muhammed Kalabat'la İran Meclis Başkanı'yla önemli görüşmeler yaptığını ve barış anlaşmasının çok uzak olmadığını söylemişti. Ama şimdi tekrar savaşa doğru sürüklendiğini görüyoruz bölgenin ve olağanüstü bir şekilde ABD Başkanı İran liderliğiyle bir anlaşma imzaladı. Neler oluyor? Bunu anlatabilir misiniz bize?

BAKAN FİDAN: Değerli arkadaşlar, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında Pakistan 'ın ara buluculuğunda süren müzakereleri biliyorsunuz sadece yakından takip etmekle kalmıyor. Elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Hem Amerikalı hem İranlı taraflarla görüşerek Pakistanlı kardeşlerimizin mevcut çabasına ne türden katkılar yapabiliriz? Onun arayışı içerisindeyiz. Şimdi görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindiği ortada. Yani bu herkesin malumu. Güzel olan şu, her iki tarafta çok ciddi bir niyetle, samimiyetle esas itibariyle görüşmeleri devam ediyorlar. Devam etme iradeleri var. Mevcut şu andaki ateşkesle sadece taraflar değil, bütün dünya açıkça bir rahatlama içerisinde. Tabii ki bunun devam etmesi herkes için önemli. Ve ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bu forumda da buluştuğumuz bütün aktörler doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden hepsi savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli bize iletiyorlar. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi söylüyoruz. Şimdi geldiğimiz noktada tarafların belli konularda hala tartışma içerisinde olduklarını biliyoruz. Bunların detayına girmek istemiyorum. Daha gelmeden önce önemli bir görüşme yaptım Pakistan tarafıyla da. Nerede duruyoruz, atmamız gereken bir sonraki adımlar ne kapsamında? Şimdi tabii ki önümüzdeki hafta ateşkesin sona ermesiyle beraber tekrar yeni bir savaşın başlamasını tek kimse istemiyor. Umudumuz tarafları yine dünya kamuoyunun yaptığı baskı neticesinde ateşkes süresini uzatmaları ve uzatılmış bu süre içerisinde bugüne kadar çözemedikleri ama çözme iradesi arayışında oldukları başlıkları çözmeleri. Biz en başta da söylemiştik değerli arkadaşlar, belki takip edenler hatırlarlar. İki haftalık bir süre ateşkes için iyi ama önlerindeki dosya o kadar kapsamlı ki iki haftada bütün bu konuların hepsini çözmek mümkün olmayacak. Dolayısıyla yeni bir uzatmaya ihtiyaç olacak. Bu uzatma da inşallah gelir. Ben o konuda iyimserim ama bazı konuların netleştirilmesi lazım. Büyük ölçüde inşallah müzakerelerin tamamlandığını görüyoruz ama çok kritik bir iki başlıkta hala görüş farklılıklarla devam ediyor. İnşallah ona da en kısa sürede çözülür.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Antalya Diplomasi Forumu aslında yıllardır hem Rusya hem Ukrayna Dışişleri Bakanı'nın katıldığı tek forum olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bu konuda dört defa tarafları bir araya getirme tecrübesi de var. Hem Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov hem Ukrayna Dışişleri Bakanı Sibirya'da aslında İstanbul'da bir sürece olumlu baktıklarına yönelik açıklamalar yaptı burada. Siz taraflardan bu konuda bir pozisyon değişikliği, bir görüşme niyeti bekliyor musunuz?

BAKAN FİDAN: Değerli arkadaşlar İran -Amerika arasındaki müzakereleri yakından takip ettiğimiz gibi Rusya -Ukrayna müzakerelerini de takip ediyoruz. Orada da biliyorsunuz rol alıyoruz gerektikçe. Gerçekten 5. yılına giren bu savaş artık bitmek durumunda. Çok fazla maliyet üretti. Ama savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olması da kanıksanmış durumda. Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz üç defa İstanbul'da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde ister liderler düzeyinde. Ama taraflar başka başkentlerde de bir araya geliyorlar. Bizim gördüğümüz şu anda aslında bunu da konuşuyoruz. Burada da söylemekte beis görmüyorum. Bir taraftan İran-Amerika müzakereleri devam ederken aslında İran -Amerika savaşı daha acil sorunları birden unutturdu. Yani Ukrayna'daki barış müzakereleri ve Gazze'deki yürüyen barış planına dünya kamuoyunun birdenbire ilgisi azalır gibi oldu. Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik bir endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz, tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki de dikkatimizi devam ettirmeliyiz. Buna kapasitemiz var.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış süreci devam ederken Türkiye bu süreci yalnızca bölgesel istikrarın sağlanması açısından değil de aynı zamanda küresel diplomasiye yeni bir model kazandırma fırsatı olarak mı değerlendiriyor? Yani sorum şu üzere, eğer öyleyse bu model benzer çatışma bölgelerinde de uygulana bilir mi ve global düzeyde nasıl bir etkili olabilir mi?

BAKAN FİDAN: Güney Kafkasya'daki barışın temini için de biliyorsunuz çok ciddi bir çabamız var. Oraya da istikrar getirmek istiyoruz. Bizim esas itibariyle Cumhurbaşkanımızın baştan beri ortaya koyduğu dış politika vizyonu aslında bölgemizde paterni belli. Yani bir bölge için ne istiyorsak diğeri için de aynısını istiyoruz. Her yerde barışı, istikrarı önceleyen bir duruşumuz var ki bunun üzerine kalkınmayı, refahı inşa edebilelim. Şimdi Ermenistan 'la Azerbaycan arasında yürüyen görüşmelerde çok önemli mesafeler kat edildi. Biliyorsunuz Washington'da yapılan bir törenle de barış anlaşmasına paraflar konuldu. Ama buna nihai imza atılması için atılması gereken bir iki adım daha var. Ama bugüne kadar yapılan çalışmalarla şunu gördük, iki tarafta barışı arama konusunda oldukça samimi ve ileri adımlar atma konusunda istekli bu riskleri alabiliyorlar ve dünya kamuoyunun da bu konuda inanılmaz bir teveccühü var, desteği var. Bu konuda Türkiye'nin tabii ki Azerbaycan'ın yanında olmaya Türkiye her zaman devam edecektir. Bu bizim ortak kaderimiz ama Azerbaycan'ın Ermenistan'la yapacağı barış neticesinde biz bölgenin çok daha istikrarlı bir bölge olacağına inanıyoruz. Bu bütün bölge halkları için fevkalade önemli.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Şu anda Lübnan'da da bir ateşkes var. Sizin perspektifinizden bölgenin genelinde barış için Lübnan'daki ateşkesin önemi nedir?

BAKAN FİDAN: Karmaşık dosyalardan biri biliyorsunuz. Lübnan halkıyla büyük bir dayanışma içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız bu konudaki açıklamalarını yaptılar. Şu anda krizde olan birtakım bölgelere yönelik insani yardım faaliyetlerimizle devam etmekte. Maalesef Lübnan bir kez daha savaşın acımasız pençesine kurban gidiyor. Kendi içinde zaten etnik ve mezhebi dini parçalanmışlığın içerisinde boğuşurken diğer taraftan son aylarda İsrail işgaliyle karşı karşıya kalması ve bu işgal neticesinde bir milyondan fazla insanın evinden olması ve yetmiyormuş gibi İsrail'in tekrar tekrar yaptığı ilanlarla Gazze'de uyguladığı bölge uygulamalarını, işgal politikalarını burada da uygulamaya başladığını görüyoruz. Tabii burada hem bölge kamuoyu hem dünya kamuoyu oldukça endişeli durumda. Sadece insani gerekçelerle değil, bölge istikrarını çok ciddi etkileyecek bir işgaldir bu. Fakat şu anda devam eden İran-Amerika müzakereleri biraz bunu gölgede bırakmış gibi gözüküyor. İsrail bu fırsattan istifadeyle bir oldu bittiye olayı getirmeye çalışıyor. Yani buna müsaade edilmemesi lazım. Bunun için elimizden geleni yapacağız.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Geçen günlerdeki bir mülakatınızda Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail 'in üçlüsünün Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi çevrelemesine yönelik bir operasyon içerisinde olması ya da bu izlenimi yaratmasından bahsettiniz. Bunun radarınızda olduğunu bahsettiniz. Neden böyle bir intiba doğuyor? Çünkü Türkiye'nin de birçok işbirliği söz konusu Yunanistan’la. Neden böyle bir intiba doğuyor? Bir de bir sorum daha olacak. Yunanistan 15 gün öncesine ait mektupla Birleşmiş Milletler'e ait, adaların, karasuların 12 deniz miline kadar yine işletme hakkına saklı tuttuğunu ama bu konuda Türkiye ile uluslararası hukuka uygun olarak barışçıl bir şekilde çözülmesini istediğini belirtti. Bu konuda mesajınız nedir?

BAKAN FİDAN: Bu konuda evet bizim bölge ilkeleriyle iş birliğimiz var ama bizim şu anda askeri bir ittifak arayışında iş ittifakı olduğumuz NATO var biliyorsunuz. Yunanistan'da NATO'nun bir parçası. Şimdi bölgede İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin sorduğunuz için söylüyorum. Bir araya gelip bir askeri ittifak kurması, somut birlikler oluşturması tehdit önceliği belli. Yani Türkiye'yle beraber diğer ülkeler. Yani bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Yani bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse biz bu ittifaklar oluşturulurken bize ya biz bunu size karşı yapmıyoruz demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yanayken İsrail Başbakanı'nın hem Yunanistan Başbakanı'nın hem Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı'nın bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var. Bu ittifakın ruhunu tanımlayan, neden yapıldığını. Şimdi bu gerçekler ortadayken bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan'la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum. Yani bu işbirliği ruhunu açıkçası biz hiçbir zaman için rahatsız etmek istemedik. Ama o toplantıda İsrail Başbakan'ın söylediği şeyler ortada. Somut askeri yapılanmalar var, askeri işbirlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir.

Kendisi zaten NATO ülkesi. Daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askeri işbirliğine girmesi. Avrupa'da Yunanistan dışında bu türden bir askeri işbirliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan hiç kimse yok. Dolayısıyla bu bir endişe kaynağı olması sadece bizim için değil. Bakın bu Türkiye'nin bir sıkıntısı değil. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail'in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle. Şimdi böyle bir isim varken, hani sanki Türkiye burada gereksiz yere endişe ediyormuş söyleminde bulunmak da şey değil, doğru değil. Ortada realiteler var, gerçekler var, insanların endişeleri var bölge ülkelerinin. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var, onu da söyleyim.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Gazze’deki soykırım bitmedi. Gazze'de ve Batı Şeria'da devam ediyor. Güney Lübnan'da, Suriye'de ve İran'da bu soykırım devam ediyor. Efendim, eğer İsrail, Gazze'deki, Batı Şeria'daki, Lübnan, Suriye ve İran'daki direnci kıracak olursa Büyük Türkiye Cumhuriyeti'nin bundan sonraki İsrail'in hedefi olacağını görmüyor musunuz?

BAKAN FİDAN: Gazze'deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirmeye çalışıldığı gerçeği bir ortada. İnsanların açlığa mahkum edilerek soğukta kalmaya zorlanarak gerekli barınma imkanlarını sağlanmadığı bir ortada. Tabii ki bu var. Biz şunu görüyoruz yani, bunu her yerde de söyledik. Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze barış planını uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda Sayın Trump ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun bir müzakere süreci var son bir yıldır. Ama buna rağmen İsrail'in asli niyeti olan Gazze 'yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bilmiyoruz herkes biliyor. Sadece söylemiyor. Herkes biliyor bunu. Dolayısıyla uluslararası toplum Antalya Diplomasi Forumunda da çok sık kullandığı gibi diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyor. Bu sorun İsrail yayılmacılığı sorunu yani sizin anlattığınız o uzun sorunu biz öyle tanımlıyoruz. İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle nasıl uluslararası toplum tarafından durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Süreç içerisinde ben bu konuda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Çünkü bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyorlar. Yani İsrail'in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil, sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen bir irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda. Bu sadece Türkiye'nin sorunu değil. Bazıları çok fazla Türkiye ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar da bu sadece bizim sorunumuz değil. Sadece bölgenin de sorunu değil. Yani dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz. Orada bir fundamentalist hükümetten dolayı. En arkada bir arkadaşımız var.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Türkiye kendisini bu anlamda bir arabulucu olarak ortaya koymuş faktör. Afrika'daki çatışmalarla ilgili olarak da böyle bir arabuluculuk yapılabilir mi? Ankara halihazırda daha aktif bir rol oynayabileceği bölgeler açısından ne gibi bir öncelik belirlemiş durumda?

BAKAN FİDAN: Oynamaya çalıştığımız rolü tabii ki Afrika'da da aynı ile oynamaya gayret ediyoruz. Burada özellikle çatışmaların sonlandırılması ve ulus devletlerin güvenlik sorunlarına özellikle terörle mücadelede verebileceğimiz desteğin verilmesi konulu bir stratejimiz var bizim. İki ayaklı gidiyoruz. Ekonomik, ticari, kalkınma, teknik işbirliği bunların hepsi var zaten ama stratejik olarak çatışmaların sönümlendirilmesi ve terörle mücadele bu iki istikrarsızlık kaynağını özellikle çalışıyoruz. Burada çok metodolojik gidiyoruz. Ciddi tespitlerimiz var, ciddi çalışmalarımız var. Yansıyor size biliyorsunuz Somali'de devam eden terörle mücadele sürecinde Türkiye'nin desteği var. Aynı şekilde Nijerya'da bu konuda ortaya koyduğumuz bir işbirliği var. Bunu daha da ilerleyeceğiz. Ülkenin istikrarı için bu gerekli. Başka ülkelerde de bu var. Diğer taraftan çatışmaların çözümlenmesiyle ilgili Somali ve Etiyopya arasında yaptığımız arabuluculuk, Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde bu fevkalade önemliydi. Aynı şekilde Libya'daki şu anda devam eden ülkenin bütünleşmesi çabalarına Türkiye'nin desteği tam. Sudan'daki devam eden iç savaşın durdurulması için elimizden geleni yapma gayreti içerisindeyiz. Ruanda ve Kongo arasındaki sorunlarla ilgili de yakından gözlemlerimiz devam ediyor. Ve şu anda zikretmek istemediğim birkaç tane çatışma konusu var, ihtilaf konusu var, bölge ülkeleri arasında hassas. Onlara da yakından bakmaya devam ediyoruz. Hiçbir zaman için Afrika bu açıdan radarımızdan çıkmadı. Biz biliyoruz yani bölgemize geliştirdiğimiz çatışmaların çözümüne yönelik tecrübeleri başka yerde de kullanmak herkesin menfaatine.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Ateşkesin uzatılmasıyla ilgili olarak üzerine çalışılan bir takvim var mı? Yani bir süre düşünüldü mü? Pakistan'da önemli bir görüşme yaptığını dediniz. İster istemez merak ettik. Belki son bilgileri almışsınızdır. Yeni görüşme, yeni round ne zaman olacak, yeni tur? Bununla ilgili beklentiniz nedir? Pazartesi, salı deniyor. Öyle mi olacak gerçekten? Bir de son sorum Lübnan ateşkesiyle ilgili olacak. İran, Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ateşkes salı günü bitiyor ama Lübnan ateşkesi 10 günlük bir süreyi kapsıyor. Siz aralarında bir irtibat görüyor musunuz? Bir iyi niyet adımı olarak mı görüyorsunuz bu 10 gün süreyi? Yoksa tamamen İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki, Pakistan arasındaki müzakereler için konulmuş taktiksel bir süre olarak mı görüyorsunuz?

BAKAN FİDAN: Bu esas itibariyle biliyorsunuz ateşkesin yapılmasının en önemli nedeni müzakerelere imkan tanımasıydı. Şu anda ateşkes ortaya konarken İran'la Amerika arasındaki perspektif farklılığı Lübnan'daki işgalin devamına ve öldürmelerin devamına sebep oldu. Bu ateşkesin ihlali olarak görüldü İran tarafından. Şimdi tarafların da devreye girmesiyle bir 10 günlük ateşkes ilan edildi Lübnan'da. Tabi bu genel ateşkesin bir parçası olarak ortaya konması içindi ki müzakerelere imkan verilsin. Şimdi az önce de söyledim bir başka soruya cevabı. Müzakerelerin devam etmesini bütün dünya kamuoyu açıkçası istiyor. Bu konuda çok ciddi bir irade ve baskı var. Kimse savaşın tekrar başlamasını istemiyor. Enerji güvenliği üzerine ortaya koyduğu olumsuz etki ortada, fiyatlar üzerindeki baskı ortada ve şu anda bazı ülkeler deklare ediyor, bazılar etmiyor ama birçok ülkenin bütçesinde ciddi sıkıntılara, tahribatlara şimdiden 2026 bütçesi için en azından öngörülemez bir, telafi edilemez sıkıntı getirmiş durumda. Dolayısıyla buradan oluşan baskıyla ben tarafların tekrar ateşkes müzakerelerine devam etmek için ateşkesin uzatılması konusunda bir problem görmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Çok daha farklı bir nokta olmazsa, taraflar birbirlerine bir şey ispat etmek için başka bir zorlayıcı tedbiri hayata geçirme ihtiyacı hissetmezse, ben buradan bir ateşkes sürecinin tekrar uzatılıp müzakerelerin devam etmesine imkan tanınacağını düşünüyorum. Belki de inşallah daimi bir senaryo olur. O zamana kadar müzakerelerin ana hattı tamamlanmış olabilir.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Forumda aslında liderlerin odaklandığı konulardan biri belirsizliklerin arttığı bu küresel düzende ortaya çıkacak olan yeni dünya düzeniydi ve foruma damga vuran bir kare kayda geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Pakistan Başbakanı Şerif. O kare dünyaya nasıl bir mesaj veriyordu?

BAKAN FİDAN: Bu aslında kardeşlerin dayanışmasının bir mesajı biliyorsunuz. Hem üç lider gerçekten birbirlerini seviyorlar, kader birlikteliği etmiş durumdalar ve bunu defaatle ispat etmiş durumdalar. Aynı zamanda temsil ettikleri devletlerin, milletlerin de hissiyatını yansıtıyorlar. Bu böyle bir husus. Bir de artık uzun zamandır görmediğimiz, özlem içerisinde olduğumuz, yani liderlerimizden hareketle bu ülkelerin az önce de söyledim bölgesel sahiplenmeyle bir araya gelmeleri, sorunlarını çözme gayreti göstermeleri, profesyonel bir şekilde işlerini halletmeleri, barışın, istikrarın, yani birbirine saygı duymanın esas olduğu bir düzenin ortaya çıkması için bu ülkelerin bu şekilde yakından işbirliğine samimi olmalarına ihtiyaç var. Bizlerin yönetim sisteminden dolayı yani milletler iradeleri liderlere veriyorlar. Liderler bu iradeyi millet adına kullanıyorlar ve liderlerin bir araya gelip bu türden bir olumlu dayanışma içerisinde olmaları, kardeşlik gösterisinde bulunmaları tabii ki dünyaya örnek bir mesaj diye düşünüyorum ben.

SORU: Suriye'nin yeni politik ilerlemesinden nasıl bir egemenlik sağlamak için nasıl bir denge sağlamaya çalışıyor ve Suriye ve Türkiye'nin nasıl bir kırmızı çizgiler nasıl bir zaman tüneli içerisinde nasıl bir takvim içerisinde ilerlemesi gerekiyor askeri anlaşmalar açısından ve Körfez ile Körfez'e Hicaz yolu üzerinde nasıl bir çalışması öngörülüyor Türkiye'nin gelecek için?

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

BAKAN FİDAN: Sayın Şara'nın bu forum vesilesiyle yaptığı görüşmelerde de defaatle gündeme geldi değerli arkadaşlar. Hem Cumhurbaşkanımızla görüştü hem biliyorsunuz ilk gün ben de kendisiyle görüştüm. Şimdi Suriye dikkat ederseniz şu son krizli birkaç ay içerisinde istikrar ve sükunet içerisinde kalan ender ülkelerden biri oldu. Hiçbir çatışmanın tarafında yer almadı, hiçbir ülkeye tehdit olmadı. Sadece kendi yaralarını sarma halkının ihtiyacını giderme konusundaki çabalarını artırma gayreti gösterdi. Bu tam da gerek Cumhurbaşkanımızın gerek bölgedeki diğer liderlerin Suriye'den beklediği örnek davranışta. Hem Suriye'nin hem bölgenin menfaatinin açıkçası bu stratejinin devam ettirmesinde görüyoruz. Bu istikrara, barışa, kalkınmaya yol açan bir strateji. Onun için Sayın Şara'nın şu anda yönetiminde ortaya konan uygulamaların hem barışa hem kalkınmaya hizmet ediyor olması bölge güvenliği açısından da fevkalade önemli. Şimdi yeniden ortaya çıktı ki bu Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla beraber uzun yıllardır ertelenen zaman zaman da bizim dile getirdiğimiz bazı bağlantı sağlık projeleri var. Bunlar özellikle kargo ulaştırması veya enerji ulaştırması yani boru hatları içi. Körfez'deki enerji kaynaklarının Suriye üzerinden, Türkiye üzerinden tekrar uluslararası piyasalara çıkması veya tam tersi bölge dışı ülkelerden bölgeye gelen malların, kargonun sadece deniz üzerinden değil, Kara taşımacılığı, demir yolu taşımacılığı üzerinden Türkiye, Suriye, Suudi Arabistan hattı üzerinde gidebiliyor olması da önemli. Bu konuda şu anda ülkeler arasında bir anlayış işbirliği var. Ulaştırma bakanlarımız ve ekipleri bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Demir yolu şu anda önceliğimiz. Geçtiğimiz dönem içerisinde Suudi Arabistan Başbakanı Sayın Veliaht Prens ve Cumhurbaşkanımız bir araya geldiğinde de aynı konu gündeme getirildi.

Arkadaşlar görüyorsunuz, liderlerimiz bir araya geldiği zaman konuştukları bağlantı sağlığı nasıl ileri götürürüz, enerji güvenliği nasıl sağlanır, ortak projeler, altyapı hastane, daha iyi ulaştırma, daha fazla kalkınma. Kimsenin savaştan, yıkımdan, işgalden, yayılmacılıktan, terörü beslemekten söz ettiği yok. Bakın bu bölge ülkelerinin, bölge ülke liderlerinin gerçekten ortaya koyduğu örnek davranışı. Türkiye bu konuda fevkalade önemli bir öncü rol oynuyor. Fakat bazı aktörler maalesef bölgemizin makus talihinin değişmesini istemiyorlar. Sürekli çatışmaların, yıkımın, gözyaşının hakim olduğu, bu tablodan hiç kurtulamadığı bir coğrafya olmasını arzu eden aktörler de var. Onların oyunun da farkındayız. Ama çok şükür bölge ülkeleri bir araya geldikleri zaman bu makus hale yırtıp, atıp, kendi barışlarını, kalkınmalarını, refahını önceleyen projeleri hayata geçirecek iradeye ve güce sahipler.

Bakan Fidan'dan çarpıcı İsrail sözleri: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

SORU: Rusya -Ukrayna barış sürecinden bahsettiniz. Türkiye'nin de bazı görüşmelere ev sahipliği yaptığını söylediniz. Dün de Sayın Sibiha ile ve Sayın Lavrov ile görüşmeleriniz oldu. Türkiye'de, Türkiye'nin ara buluculuğunda onların ilerleyen dönemde de görüşeceklerini söyleyebilir miyiz? Bunun için bir tarih var mı?

BAKAN FİDAN: Cumhurbaşkanımız hem Sayın Putin'le hem Sayın Zelenski'yle yaptığı görüşmelerde bu duruşumuzu bir ev sahipliğine hazır olduğumuzu defaatle söylüyorlar. Yani hem liderler düzeyinde bir ev sahipliğine Türkiye her zaman hazırdır. Hem de teknik düzeyde yapılacak görüşmeleri yürütmede biz hazırız. Bunda hiçbir sıkıntımız yok. Daha önce nasıl yaptıysak bundan sonra da onu yapmaya hazırız. Başka yerde yapılan bütün görüşmelere de destek vermeye hazırız. Yeter ki barış gelsin. Yani iyilik sadece bizim elimizle gelmek zorunda değil. Başkasının eliyle de gelse iyilik iyiliktir ve saygıya değerdir. Her türlü desteği vermeye hazırız. Yeter ki barış gelsin.

ETİKETLER
#hakan fidan
#Antalya Diplomasi Forumu
#Bölgesel Istikrar
#Gazze Barış Planı
#İran Abd Müzakereleri
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.