KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
23.10.2026
saat ikonu 14:42
|
GÜNCELLEME:
23.10.2026
saat ikonu 15:36

Bakan Kurum: Asıl büyük kriz, iklim değişikliği

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da Medya Kuruluşlarının Genel Yayın Yönetmenleri ile COP31 Buluşması'nda açıklamalarda bulundu. Kurum açıklamasında "Dünya iklimin geleceğini konuşmak üzere Türkiye'ye, Antalya 'ya gelecek. Akdeniz Havzası'ndaki konumuyla iklim krizinin yıkıcı etkilerine maruz kalan bir ülke olarak hem biz hem yaşadığımız coğrafya bu işte en son günlerde aylarda yaşadığımız krizlerle bunu bize net bir şekilde gösteriyor." dedi.

Bakan Kurum: Asıl büyük kriz, iklim değişikliği
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
23.10.2026
saat ikonu 14:42
|
GÜNCELLEME:
23.10.2026
saat ikonu 15:36

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da Medya Kuruluşlarının Genel Yayın Yönetmenleri ile COP31 Buluşması'nda açıklamalarda bulundu. Öte yandan Kurum, COP31 için gerçekleştirilen etkinlikler için hazırlanan özel şarkıyı paylaştı.

HABERİN ÖZETİ

Bakan Kurum: Asıl büyük kriz, iklim değişikliği

Bakan Kurum, iklim meselesinin hayatın her alanına uzandığını ve iklimin geleceğinin Antalya'da konuşulacağını belirtti.
İklim meselesi hayatın her alanına uzanıyor.
İklimin geleceği Antalya'da konuşulacak.
Yüz binleri Antalya'da ağırlayacağız.

Bakan Kurum'un açıklamalarından satırbaşları:

Değerli dostlar, sözlerimin hemen başında sizlerin aracılığıyla tüm milletimiz ve insanlıkla şunu paylaşmak isterim. Şu anda hepimiz yaşanabilir bir dünyanın tükenişine maalesef şahitlik ediyoruz.

Bugün dünya siyasi istikrarsızlıkların derinleştiği, çatışmaların ve sıcak savaşların milyonları yerinden ettiği, ekonomik krizlerin ve barınma gibi temel insani sorunların tüm coğrafyaları sarstığı son derece kırılgan bir dönemden geçiyor.

Küresel konut krizleri bugün Avrupa ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan krizler, yine enerji darboğazları ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar, karar alıcıların ve liderlerin mesaisini bu krizleri yönet meye mahkum ediyor.

Devletler ve uluslararası aktörler artık jeopolitik gerginlikler, ve ardı arkası kesilmeyen çatışmalarla boğuşmak zorunda kalıyorlar. Maalesef dünyanın öncelikleri bu anlık tehditlerin söndürülmesine odaklanmış durumda.

Her gün yenisi eklenen siyasi çalkantılar, insanlığı dar bir güvenlik ve istikrarsızlık sarmalının içine hapsetmiş gibi görünüyor. Ne var ki bugün ulusal ve küresel ölçekte yine gündemi meşgul eden bu siy asi ve ekonomik çalkantıların hepsi geçici birer dalgalanmalardan ibarettir. Çünkü ekonomik krizler aşılacak. Siyasi istikrarsızlıklar yerini yeni dengelere bırakacaktır.

Ancak asıl ve kalıcı olan insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olması, asıl büyük kriz iklim değişikliği ile birlikte bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir. İşte tam da böyle bir dönemde Türkiye Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde 'da COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Dünya iklimin geleceğini konuşmak üzere Türkiye'ye, Antalya 'ya gelecek. Akdeniz Havzası'ndaki konumuyla iklim krizinin yıkıcı etkilerine maruz kalan bir ülke olarak hem biz hem yaşadığımız coğrafya bu işte en son günlerde aylarda yaşadığımız krizlerle bunu bize net bir şekilde gösteriyor.

Seller, yangınlar kuraklıklar artık dünyanın her yerini sarmış durumda ve biz de ülke olarak yaşadıklarımızdan çıkardığımız dersleri, sahada kazandığımız tecrübeyi ve geliştirdiğimiz çözümleri bütün dünyayla paylaşacağız.

Değerli arkadaşlar, COP, Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen küresel iklim görüşmelerinin en üst düzey buluşması. Biz de devlet ve hükümet başkanlarını bu yıl bilim insanlarını, iş dünyasını, gençleri ve sivil toplumu yani yüzbinleri Antalya'da ağırlayacağız.

Tabi Türkiye'nin bu noktaya gelişinin arkasında yıllara dayanan güçlü bir hazırlık var. Biliyorsunuz Paris Antlaşması'na taraf olduk. 2053 net sıfır emisyon hedefimizi tüm dünyaya ilan ettik. İklim Şuramızı gerçekleştirdik ve hemen ardından ortaya koymuş olduğumuz bu hedeflere yönelik de iklim kanunumuzu çıkarmış olduk.

Tabii şehirlerimizde, sanayimizde, enerji ve atık yönetim inde attığımız adımlarla bu hedefleri de destekleyecek bir altyapıya da kavuşmuş olduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonuyla çevreyi korurken kalkınmayı da güçlendirerek bu anlamda bu fırsattan en yüksek seviyede istifade etmek istiyoruz.

İklim meselesi bugün baktığınızda tarımdan sanayiye, enerjiden ulaşıma, şehircilikten gençlerimizin geleceğine kadar hayatın her alanına uzanıyor. COP31'de Türkiye'nin bu geniş birikimini, uygulama tecrübesini ve gelecek hedeflerini anlatma fırsatımız olacak.

Bu sorumluluğu üstlendikten sonra dünyayla yoğun bir tabii görüşme trafiği yürüttük. 50'den fazla ülkeyle doğrudan ikili temas kurduk. Tek bir günü bile boşa geçirmedik. Müzakere gruplarının beklentilerini dinledik. 196 ülke adına yapıyoruz. Dolayısıyla şeffaf bir başkanlık süreci yürüteceğimizi tüm dünyaya başından beri ilan ettik.

Bir uygulama COP'u olsun istedik. Artık taahhütlerin değil uygulamanın konuşulduğu neticenin alındığı bir kop başkanlığı . süreci yürüteceğimizi tüm dünyaya ilan ettik ve bu çerçevede görüşmelerimizi yaptık. Mart ayında Tokyo'da ikili görüşmelerimizde ve yine Bakü'de orada heyetleri, ülkeleri dinleme fırsatı olduk.

Nisan ayında Antalya diplomasi formunda Berlin'deki Petersburg iklim diyaloğunda ve Kore iklim haftasındaki temaslarımızı bu kapsamda sürdürdük ve Mayıs'ta Kopenhag İklim Bakanları toplantısında yine tüm ülkeleri dinleme ve müzakere etme fırsatı bulduk.

8-9 Mayıs'ta ise Hatay'da dünyanın farklı ülkelerinden gelen temsilcileri ağ ırladık. Deprem bölgesinde kazandığımız yeniden inşaat tecrübesini anlattık. Dirençli şehirler için orada ortak sorumlulukları ele aldık . Bu buluşmanın ardından kabul edilen Hatay Bildirgesi şehirlerin güvenliği ve iklim uyumu konusunda uluslararası ortak çalışma çağrımızı da güçlendirmiş oldu.

Haziran ayında müzakereler ve eylem gündemimizi geliştirdik. Londra'da iklim eylem haftasında işbirliklerimizi daha da ilerletmiş olduk. Temmuz ayında İstanbul'da D8 bakanlar toplantısıyla gelişmekte olan ülkelerin finansman ve teknoloji ihtiyaçlarını konuştuk ve ardından Eylül ayında İstanbul İklim Finansmanı zirvesini gerçekleştirdik.

Bakü İklim Haftası'nda ve yine Trabzon Mavi Diyaloğunda denizlerin korunması, kıyıların dayanıklılığı ve mavi ekonomi gündemimizi paylaştık. New York İklim Haftası'na gittik ve Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Yüksek Yüzeyli Yine iklim haftasıyla birlikte çalışmalarımız açısından detayları, orada hedeflerimizi, projelerimizi paylaştığımız bir süreci de yürütmüş olduk.

Ekim ayında Fiji dünyanın diğer ucu tabii oradaki dram daha farklı, oradaki beklentiler daha farklı. Oradaki beklenti orada bir buçuk derece hedefi şunu ifade ediyor insanlar için var olup yok olma meselesi.

Yani bir buçuk derecenin üzerindeki bir ısınmada oradaki ada ülkeleri Maalesef ülkelerini, orada yaşayan insanlar topraklarını terk etmek zorunda kalacaklar.

HER TOPRAKTAN HER KIYIYA LET’S COP

İngilizce olan şarkının sözlerinde iklim için eyleme çağrı yapılırken, Türkiye’nin farklı noktalardaki doğal güzelliklerinden görüntüler kullanıldı.

Şarkının Türkçe sözleri şöyle: Sahil boyunca güneş, Parla Antalya! / Sesler yükseldikçe, tüm dünya biliyor / Ellerimiz havada, harekete geçmeye hazırız / Daha iyi bir gelecek için ilerliyoruz / Sıcaklığı düşür, onu(sıcaklığı) aşağı çek / Tek dünya, tek çağrı, Let’s COP / Her topraktan her kıyıya / Let’s COP, daha fazlası için ayaktayız / Sıcaklığı düşür, onu(sıcaklığı) aşağı çek / Tek dünya, tek çağrı, Let’s COP / Türkiye parlıyor, durmak yok / Haydi COP, onu zirveye taşıyalım / Okyanuslar nefes alıyor, ormanlar konuşuyor / Geleceği şekillendirmek ve korumak bizim elimizde / Adım adım, dimdik ayaktayız / Şimdi hep birlikte bu çağrıya karşılık veriyoruz / Sıcaklığı düşür, onu(sıcaklığı) aşağı çek / Tek dünya, tek çağrı, Let’s COP / Her topraktan her kıyıya / Let’s COP, daha fazlası için ayaktayız / Sıcaklığı düşür, onu(sıcaklığı) aşağı çek / Tek dünya, tek çağrı, Let’s COP / Türkiye parlıyor, durmak yok / Haydi COP, onu zirveye taşıyalım / Tek Dünya, tek şans, tek fırsat / Hep birlikte, Let’s COP / Tek Dünya, tek şans, tek fırsat / Hep birlikte, Let’s COP

ETİKETLER
#Antalya
#Bakan Kurum
#Iklim Meselesi
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.