Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in emniyet ile savcılıkta verdiği ifadelerin ayrıntıları ortaya çıktı. Güner’in ifadesi, ağırlıklı olarak Çankaya Belediyesinin çöp toplama hizmetlerinde kullanılacak araçların kiralanmasına ilişkin 2024 yılında düzenlenen ihaleler üzerinde yoğunlaştı.

Rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarını reddeden Güner, Belediyenin yetkili ve sorumlu en üst amiri olduğu halde ihalelerin hazırlanması, yaklaşık maliyetlerin belirlenmesi, şirketlerin davet edilmesi ve ihale kararlarının alınması süreçlerinde yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını savundu.
Ancak soruşturma dosyasına giren belediye çalışanlarının ifadeleri, görev değişikliklerinin zamanlaması, iptal edilen ihale ile sonrasında yapılan ihaleler arasındaki farklılıklar ve Güner’in bazı kişilerle bağlantılarına ilişkin tespitler, dosyanın dikkat çeken başlıklarını oluşturdu.
Hüseyin Can Güner, emniyet ifadesinde ihale süreçlerine ilişkin kendisine yöneltilen çok sayıda soruya, işlemlerin ilgili müdürlükler ve Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından yürütüldüğü cevabını verdi.

İhaleye davet edilen şirketlerin hangi ölçütlere göre seçildiği, yaklaşık maliyet için hangi firmalardan teklif alındığı ve pazarlık usulünün neden tercih edildiği sorularına Güner, “Bilgim yok”, “Görev ve yetkim dâhilinde değildir” ve “Bu süreçte herhangi bir kriter belirlemedim” şeklinde cevaplar verdi.
Güner, belediyede yaklaşık 5 bin personel çalıştığını belirterek ihale komisyonlarında görev yapan birçok kişiyi ismen dahi tanımadığını ileri sürdü.
Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri, 2024/1152731 kayıt numaralı ihalenin tamamlanmasının ardından belediyede gerçekleştirilen görev değişiklikleri oldu.
Belediye çalışanı Tunç Emre Taşçıoğlu, ifadesinde ihalenin komisyon tarafından usulüne uygun biçimde tamamlandığını ve en düşük teklifi veren Norm isimli firmanın ihaleyi kazandığını anlattı.
Taşçıoğlu, ihale yetkilisi Ali Yalçın’ın sonucu onaylaması beklenirken aynı gün görevden alındığını, yerine Bora Özel’in getirildiğini ve yeni ihale yetkilisinin söz konusu ihaleyi iptal ettiğini söyledi.
Güner ise kimseyi görevden almadığını savunarak, Ali Yalçın’ın kendisinin ayrılmış olabileceğini ve boşalan göreve yeni bir görevlendirme yapıldığını ileri sürdü.

Belediye çalışanı Songül Ulusal’ın soruşturma dosyasına giren beyanları da görev değişikliklerine ilişkin şüpheleri artırdı. Ulusal, ihaleden sonra Mali Hizmetler Müdürü ile ihale yetkilisinin görevden alındığını; yerlerine Mehmet Yıldırım ve Bora Özel’in getirildiğini ifade etti.
Bora Özel’in göreve geldikten sonraki ilk işleminin, sonuçlanan ihaleyi iptal etmek olduğunu belirten Ulusal, satın alma biriminde görev yapan çalışanların bu süreçten sonra dilekçe vererek birimden ayrıldıklarını anlattı.
Ulusal ayrıca görev değişikliklerinin ihale süreciyle bağlantılı olduğunu düşündüğünü, bu nedenle müdür yardımcılığı görevinden ayrılmak istediğini ve kısa süre sonra başka bir müdürlükte görevlendirildiğini söyledi.
Güner ise bu beyanları “kişisel kanaat” olarak değerlendirdi ve görev yeri değişikliğinin Ulusal’ın kendi talebi doğrultusunda yapılmış olabileceğini savundu.

Emniyet ifadesinde Güner’e, toplam 12 firmanın katıldığı 2024/1152731 kayıt numaralı ihalenin “yeterli rekabet oluşmadığı” gerekçesiyle iptal edilmesine rağmen, daha sonraki ihalelerden birinin iki teklif, bir diğerinin ise yalnızca tek teklif bulunmasına karşın neden iptal edilmediği soruldu.
Güner, ilk ihalede yalnızca dört teklifin geçerli olduğunu ve teklif edilen bedelin yaklaşık maliyete çok yakın bulunduğunu söyledi. Sonraki ihalelerin daha düşük bedelle sonuçlandığını savunan Güner, bu ihalelerin geçici nitelikte olduğunu ve iptal edilmeleri hâlinde çöp toplama hizmetinin duracağını ileri sürdü.

İhalelerin iptal edilip edilmemesine karar verme yetkisinin ihale yetkilisinde olduğunu belirten Güner, süreçten mülkiye müfettişine ifade vermek için yapılan hazırlıklar sırasında haberdar olduğunu söyledi.
Dosyaya giren gizli tanık beyanında, Çankaya Belediye Meclisi Üyesi Emre Doğan’la ilgili çeşitli iddialar yer aldı.
Güner, Emre Doğan’ı partisinden uzun yıllardır tanıdığını ve yakınlıklarının siyasi çalışmalardan kaynaklandığını söyledi. Doğan’ın belediyede herhangi bir idarî görev veya yetkisinin bulunmadığını savunan Güner, gizli tanık beyanlarını “soyut, dayanaksız ve iftira” olarak nitelendirdi.
Dosyada yer verilen başka yazışmalarda ise Emre Doğan’ın bir iş yeri ruhsatı için para istediği yönünde üçüncü kişiler arasında geçen iddialar Güner’e soruldu.
Güner, yazışmaların tarafı olmadığını, konu hakkında bilgisinin bulunmadığını ve görsellerin soruşturmayla bağlantılı olmadığını ileri sürdü.
Soruşturma kapsamında yapılan HTS incelemesinde, Hüseyin Can Güner ile ihale dosyasında şüpheli olarak bulunan şirket yetkilisi Ferit Onuş’un 3 Ağustos 2022 tarihinde İstanbul’daki bir otelde aynı baz istasyonundan sinyal verdiği tespit edildi.
Güner, söz konusu tarihte belediye başkanı olmadığını, hatta adaylığının dahi gündemde bulunmadığını söyledi. Ferit Onuş’u tanımadığını savunan Güner, aynı yerde bulunmalarını tesadüf olarak değerlendirdi ve “Bugün bile bu şahsı tanımıyorum” dedi.
Güner’e, ihaleyi kazanan şirketin belirlenmesinden sonra ihale yetkilisinin değiştirilmesine ilişkin belgede kendi imzasının bulunması da soruldu. Güner, belediyedeki personel görevlendirmelerinde son imzanın yasal olarak belediye başkanına geldiğini, ancak bunun özel bir amaç taşımadığını savundu.
Görev değişikliklerinin izin, rapor, emeklilik veya personel talebi gibi nedenlerle yapılabileceğini söyleyen Güner, değişikliğin ihale sonucuna müdahale amacı taşıdığı iddiasını reddetti.
Buna karşılık dosyadaki belediye çalışanları, görev değişikliğinin tamamlanan ihalenin onay sürecinde gerçekleştirildiğini ve yeni yetkilinin ilk işleminin ihaleyi iptal etmek olduğunu ifade etti.
Hüseyin Can Güner, savcılık ifadesinde belediye başkanı olarak ihalelerin konusunu bildiğini ancak tüm ayrıntılarına hâkim olmasının mümkün olmadığını söyledi.
Şikâyete konu ihalelerin geçici olarak ve çöp toplama hizmetinin aksamaması amacıyla pazarlık usulüyle yapıldığını savunan Güner, herhangi bir kamu zararı oluşmadığını ileri sürdü.
İptal edilen ihalenin ardından yapılan ihalelerin daha düşük fiyatlarla sonuçlandığını belirten Güner, belediyenin bu süreçten ekonomik fayda sağladığını iddia etti.
Güner, ihale şirketlerinin yetkililerini tanımadığını, bu kişilerle görüşmediğini ve hiç kimseden menfaat temin etmediğini söyledi.
Savcılık ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Güner, soruşturmanın daha önce incelenen ihale dosyaları üzerinden mükerrer biçimde yürütüldüğünü ve gizli tanık beyanlarının somut delille desteklenmediğini savundu.
Arama sırasında Güner’e ait cep telefonuna da el konuldu. Tutanakta, Güner’in telefon şifresini vermek istemediği bilgisine yer verildi.
Hüseyin Can Güner, savcılık işlemlerinin ardından sevk edildiği sulh ceza hâkimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada ihale dosyaları, personel görevlendirmeleri, şirket bağlantıları, HTS kayıtları, gizli tanık beyanları ve dijital materyallerin incelenmesine devam ediliyor.