Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu programında konuştu.
Son dönemde dünyada yaşanan gelişmelere dikkat çeken Erdoğan, ülkelerin dahil olduğu uluslararası sistemin meşruiyet krizi yaşadığını söyledi. Erdoğan ayrıca diplomasinin yerini silah ve füzelerin aldığını belirterek "Böyle bir ortamda kimse güvende değil" dedi. Erdoğan ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) uygulanan izolasyonun da artık sona ermesi gerektiğine işaret ederek ülkelerden konuyla ilgili destek istedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Birliğin üstlendiği misyonu çok önemli buluyorum.
80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir.
Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir.
Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir.

Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim: Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır.
Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.
Bizim Gazze'de, Ukrayna'da, İran'da, Afrika'da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır.
Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun sona erdirilmesi gerektiğini dile getiriyor, sizlerden de bu konuya destek vermenizi bekliyorum.

Filistin'de adil ve kalıcı barışın tek formülü iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya davet ediyorum.
Tabii milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düşüyor. Uluslararası kamuoyu Orta Doğu'daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükümetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz.
İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran'daki savaşa kaymışken Filistin ve Lübnan'da binlerce kişi İsrail hükümetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim.
Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin'de de katmerlenerek devam ediyor. İsrail güçleri ateşkesin imzalandığı 12 Ekim 2025'ten bugüne 755 Filistinliyi şehit etti, 2100 kişiyi yaraladı. 7 Ekim 2023'ten bu yana 73 bin Filistinli hayattan kopartılırken Gazze'de yaralananların sayısı 172 bini geçti.
Filistin'de adil ve kalıcı barışın tek formülü iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya davet ediyorum.
Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor.
Sudan'daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz."