Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin yıl dönümünde Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Ankara Millet Bahçesi'nde konuştu.
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10. yıl dönümünde 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere, başkent, millet bahçemizde sizlerle bir aradayız.
Kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemali edeple iade ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize yüce Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.
O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın, devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler. Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F -16'lardan atılan bombalara karşı namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar.
Onlar iman varsa imkan da vardır dediler. 'Biz seferle mükellefiz, zafer Allah'tandır.' dediler. 'Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.' dediler. Hani şair diyor ya, tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.
İşte 15 Temmuz şehitlerimizde her köşesi şühedanın kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler. Vatanımızın ebedi varlık mühürleri olan bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları, cennet olsun.
Yine burada 15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına, jandarması, polisi, özel harekatçısıyla, tüm güvenlik kuvvetlerimize, ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla. sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum.
O gece İstiklal Savaşı'nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı bir asır önce olduğu gibi yine 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım, yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.' dedik.
Şunu lütfen unutmayınız. İhanet sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar.
Tarih boyunca bu millete bu devlete ihanet edenlere baktığınızda karşınızda ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünü görürsünüz. Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin millet şuurunun esamesi okunmaz.
Genci yaşlısı kadını erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır. Davetimize icabet ederek sokaklara, meydanlara havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine, canı pahasına sahip çıkan tüm kardeşlerimden razı olsun.
Çok acı çektik. çok canımız yandı, yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16 -17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden, Cenab-ı Allah'ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik.
Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular ellerini açıp bizim için yüce Allah'a niyazda bulundular.
Burada Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. İnsan bir kere ölür ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.
Şunu herkes bilsin ki İstiklal Marşı 'Korkma' ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegane millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz.
Gazze'den Lübnan 'a, Somali'den Suriye'ye, Arakan'dan Sudan'a nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa, kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk'ün yolunu gözleyenlere tüm imkanlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum. 10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor. sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablus -Şam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze'nin, Batı Şeria'nın 'ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu'dan Balkanlara Kafkasya'dan Afrika ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye ye bakıyor bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah 'ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız.
Birbirimizi sadece Allah için sevecek her karışında barışın huzurun refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız. Kıymetli kardeşlerim bu milletin hafızası güçlüdür. Bu aziz millet şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir.
Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri de alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak.
Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim. Her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ'nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz.
FETÖ olduğu sürece FETÖ ile mücadelede olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ 'yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ 'nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.
Nitekim emniyetimiz ve yargımız aynı şekilde istihbarat dilimlerimiz tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ediyor. Bu süreçte suçlu ve suçsuz aralarındaki ayrıma azami dikkat gösteriliyor. Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerimiz devam ediyor.
Türkiye Marif Vakfımız dünyanın altmış altı ülkesinde beş yüz kırk üç eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza atıyor. Örgütün ülkemiz içinde meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müşteriler. etmiyoruz. FETÖ 'nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ediyoruz.
Yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkemize iadesi için yoğun çaba harcıyoruz. En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içerden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz.
Öte yandan Türkiye'ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gerekeni yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum. Bunun da hesabını adalete verecektir.
Gelinen noktada herkes şunu görmelidir. Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hafızlanacak. fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır.
Ben inanıyorum ki Allah'ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karar veriyor. dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, yeni kapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye 'nin yolunu kimse kesemeyecek.
Bu millet uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, milli iradeye, gazi meclisimize, seçilmiş hükümete kastedenler, bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek.
Rabbim bu millete bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın diyorum. 15 Temmuz'da ebedi aleme uğurladığımız 253 şehidimizi bir kere daha kemali hürmetle yad ediyor. "