Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Elektronik sigaranın normal sigaraya kıyasla daha az zararlı olduğu düşüncesi, bu ürünleri tercih edenlerin en büyük yanılgılarından biri olabilir. Özellikle nikotin içermediği belirtilen elektronik sigaraların güvenli olduğu yönündeki algı, sağlık risklerine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Isıtılarak solunan kimyasallar, akciğer hasarından kalp-damar sorunlarına kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına sebep oluyor.
Yazar Cem Akaş'ın 19 yaşındaki oğlu Can Akaş'ın hayatını kaybetmesinin ardından elektronik sigara kullanımı ve olası sağlık riskleri yeniden tartışılmaya başlandı.
Cem Akaş, oğlunun ölüm nedeninin kalp yetmezliği olduğunu belirterek elektronik sigaranın olası sağlık risklerinin yeterince bilinmediğine dikkat çekti.
Peki nikotinsiz elektronik sigaralar daha mı az zararlı? Elektronik sigara likitlerinde hangi tehlikeli maddeler bulunabiliyor? Bu ürünler akciğerlere ve kalbe nasıl zarar verebiliyor, bağımlılık ve kanser riski taşıyor mu?
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Özdemir, Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e yaptığı açıklamada elektronik sigaranın sağlığı tehdit eden risklerini açıkladı. Özdemir, özellikle nikotinsiz ürünlerin güvenli kabul edilmemesi gerektiğini vurgularken gençler, elektronik sigara kullanıcıları ve pasif maruziyete kalan kişiler için önemli uyarılarda bulundu
Elektronik sigara kullanıcıları arasında yaygın olan ''nikotinsizse zararsızdır'' düşüncesinin gerçeği yansıtmadığını belirten Uzm. Dr. İmran Özdemir, tütünün yanmamasının bazı zararlı maddelere maruziyeti azaltabilse de solunan kimyasalların oluşturduğu riskleri ortadan kaldırmadığını söyledi.
Uzm. Dr. Özdemir, bazı ürünlerde nikotinsiz ibaresine rağmen nikotin tespit edilebildiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
''Nikotinsiz' ifadesi ''zararsız'' anlamına gelmez. Tütün yanmadığı için bazı zararlı maddelere maruziyet normal sigaraya göre daha düşük olabilir; ancak solunan kimyasalların riski devam eder. Üstelik nikotinsiz etiketi taşıyan bazı ürünlerde nikotin saptanmıştır. Bu nedenle yalnızca etikete bakarak güvenli olduğu söylenemez.''
Elektronik sigaranın yol açabileceği sağlık sorunları yalnızca boğaz tahrişi ve öksürükle sınırlı kalmıyor. Solunum yollarında tahrişe, hırıltıya ve nefes darlığına neden olabilen bu ürünler, bazı durumlarda ağır akciğer hasarıyla da ilişkilendiriliyor.
Elektronik sigaranın kısa ve uzun vadeli etkilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Uzm. Dr. Özdemir, özellikle içeriği belirsiz ve kaçak ürünlere karşı uyararak şunları söyledi:
''Kısa sürede boğaz tahrişi, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı yapabilir; astım yakınmalarını artırabilir. Ağır akciğer hasarı da bildirilmiştir; özellikle kaçak, esrarın etken maddesi THC ve E vitamini asetatı içeren ürünler bu açıdan öne çıkmıştır. Uzun vadede kalıcı hasarın ve kronik solunum hastalıklarının ne sıklıkta geliştiği ise henüz tam bilinmiyor.''
Elektronik sigaranın kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkileri de merak edilen konular arasında yer alıyor. Nikotinin nabız ve tansiyon üzerindeki etkilerinin yanı sıra solunan kimyasalların damarların iç yüzeyini etkileyebilmesi, olası sağlık risklerine ilişkin endişeleri artırıyor.
Ancak elektronik sigaranın tek başına uzun vadede kalp krizi riskini ne ölçüde artırdığı konusunda kesin bir sonuca ulaşılmış değil. Uzm. Dr. İmran Özdemir, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
''Nikotin nabzı hızlandırabilir, tansiyonu yükseltebilir ve çarpıntıya neden olabilir. Solunan kimyasallar da damarların iç yüzeyinin işlevini bozabilir. Bunlar kalp-damar sağlığı açısından kaygı vericidir; ancak elektronik sigaranın tek başına uzun vadeli kalp krizi riskini ne kadar artırdığı henüz kesinleşmiş değildir.''
Elektronik sigaranın içeriğinde bulunan maddeler ve cihazın çalışma sırasında oluşturduğu kimyasallar da sağlık açısından önem taşıyor. Likitlerde kullanılan bazı bileşenler ısıtıldığında zararlı maddelere dönüşebilirken cihazın metal parçalarından da solunan karışıma çeşitli metaller geçebiliyor.
Aromalı elektronik sigaraların güvenli olduğu düşüncesinin de yanıltıcı olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Özdemir, likitlerin içeriğine ilişkin şu uyarıda bulundu:
''Likitlerde propilen glikol, gliserin ve aroma vericiler bulunur. Isıtma sırasında formaldehit ve akrolein gibi zararlı maddeler oluşabilir; cihazın metal parçalarından nikel, kurşun ve krom solunan karışıma geçebilir. Bu maddeler solunum yollarını tahriş edebilir, hücrelere zarar verebilir; bazıları kanserojendir. Bir aromanın yiyeceklerde kullanılabilmesi, akciğere çekilmesinin güvenli olduğu anlamına gelmez.''
Elektronik sigaraların özellikle nikotin içeren türleri, yüksek nikotin yoğunluğu ve sık kullanım nedeniyle bağımlılık riski taşıyor. Nikotin tuzu içeren ürünler ise daha az boğaz tahrişiyle yüksek miktarda nikotin alınmasını kolaylaştırabiliyor.
Uzm. Dr. İmran Özdemir, elektronik sigaranın bağımlılık potansiyeline ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
''Nikotin içeren elektronik sigaralar güçlü bağımlılık oluşturabilir. Yüksek nikotin yoğunluğu, sık kullanım ve nikotini etkili biçimde ileten cihazlar alınan dozu artırır. Özellikle nikotin tuzu içeren ürünler, yüksek miktarda nikotinin daha az boğaz tahrişiyle alınmasını kolaylaştırabilir. Gerçekten nikotinsiz ürünler nikotin bağımlılığı oluşturmaz; ancak kullanım alışkanlığı yerleşebilir.''
Elektronik sigaranın gençler arasında yaygınlaşması, nikotin bağımlılığı ve beyin gelişimi üzerindeki olası etkileri de gündeme getiriyor. Özellikle meyveli ve tatlı aromalar, ürünlerin daha masum algılanmasına ve kullanımın erken yaşlarda başlamasına zemin hazırlayabiliyor.
Gençlerde nikotin maruziyetinin dikkat, öğrenme ve dürtü kontrolüyle ilişkili süreçleri olumsuz etkileyebileceğini belirten Uzm. Dr. Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
''Beyin gelişimi genç erişkinlik döneminde de sürer. Bu dönemde nikotin, dikkat, öğrenme ve dürtü kontrolüyle ilişkili süreçleri olumsuz etkileyebilir; bağımlılık daha kolay gelişebilir. Tatlı ve meyveli aromalar da ürünleri masum göstererek başlamayı kolaylaştırabilir.''
Elektronik sigara kullanımının ardından ortaya çıkan bazı belirtiler, ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Özellikle yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı balgam ve öksürükle birlikte ateş görülmesi durumunda tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.
Şiddetli belirtilerde acil yardım çağrılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. İmran Özdemir, şu uyarıda bulundu:
''Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı balgam ya da öksürüğe eşlik eden ateş gecikmeden değerlendirilmelidir. Şiddetli nefes darlığı, morarma, bayılma veya göğüs ağrısıyla birlikte çarpıntı varsa 112 aranmalıdır. Başvuru sırasında elektronik sigara kullanıldığı ve kullanılan ürünün içeriği mutlaka söylenmelidir.''
Elektronik sigaranın uzun vadeli kanser riski konusunda kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla veriye ihtiyaç duyuluyor. Bununla birlikte solunan aerosolde kanserojen maddelerin bulunabilmesi, ürünlerin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin kaygıları artırıyor.
Uzm. Dr. Özdemir, uzun vadeli kanser riskinin henüz kesin olarak ortaya konulamamasının ürünlerin risksiz olduğu anlamına gelmediğini vurgulayarak şunları söyledi:
''Solunan karışımda kanser yapabilen maddelerin bulunması ciddi bir kaygı nedenidir. Ancak insanlarda uzun vadeli kanser riskinin ne kadar arttığını gösterecek veriler henüz yeterli değildir. Kanserin yıllar içinde gelişmesi, ürünlerin sürekli değişmesi ve birçok kullanıcının geçmişte normal sigara içmiş olması değerlendirmeyi zorlaştırır. ''Kesin kanıt henüz yok'' demek, ''kanser riski yok'' demek değildir.''
Bazı araştırmalar, nikotinli elektronik sigaraların kimi yetişkinlerde normal sigarayı bırakmaya yardımcı olabildiğini gösteriyor. Ancak bu durum, elektronik sigaranın uzun vadeli kullanımının güvenli olduğunu kanıtlamıyor. Normal sigara ile elektronik sigaranın birlikte kullanılması da sigaranın oluşturduğu sağlık risklerini ortadan kaldırmıyor.
Sigarayı bırakma sürecinde hekim desteğinin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. İmran Özdemir, şu değerlendirmede bulundu:
''Araştırmalar, nikotinli elektronik sigaraların bazı yetişkinlerde sigarayı bırakmaya yardımcı olabildiğini gösteriyor. Ancak bırakmaya yardımcı olması, uzun vadede güvenli olduğu anlamına gelmez. Normal sigarayla birlikte kullanım güvenilir bir korunma sağlamaz; sigaranın ciddi riskleri devam eder. Bırakma sürecinin hekim desteğiyle, kanıtlanmış ilaçlar ve davranışsal destek değerlendirilerek planlanması en doğru yaklaşımdır.''
Elektronik sigaranın etkileri yalnızca ürünü kullanan kişiyle sınırlı kalmayabiliyor. Kullanım sırasında çevreye yayılan aerosol, nikotin ve çeşitli kimyasallar içerebiliyor. Bu nedenle özellikle çocukların, hamilelerin ve solunum hastalığı bulunan kişilerin kapalı ortamlardaki maruziyetten korunması önem taşıyor.
Elektronik sigaranın pasif maruziyet yoluyla oluşturabileceği risklere dikkat çeken Uzm. Dr. Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
''Çevredeki kişiler pasif maruziyetten etkilenir. Ortama yayılan aerosol, yani havada asılı kalan parçacık ve damlacıklar, yalnızca su buharından oluşmaz; nikotin ve zararlı kimyasallar içerebilir. Çocuklar, hamileler ve astım gibi solunum hastalığı bulunan kişiler bu maruziyetten korunmalıdır. Evde, araçta ve ortak kapalı alanlarda elektronik sigara kullanılmamalıdır.''