Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ahbap soruşturması kapsamında birçok ünlü isim ifade vermek üzere savcılığa çağrılıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Ahbaplar suç örgütü" soruşturması kapsamında oyuncular Berna Laçin, Eda Ece, Farah Zeynep Abdullah, İrem Helvacıoğlu ve Kerem Bürsin’in ifade vermek üzere savcılığa çağrıldığı öğrenildi.

Oyuncu İrem Helvacıoğlu'nun Ahbap soruşturması kapsamında ifadeleri ortaya çıktı. İşte ifadeler:
Şu an çalışmıyorum. Daha önce birçok film projesinde rol aldım. Yaklaşık 13 yıldır film ve dizi sektöründe faaliyet göstermekteyim. Haluk Levent isimli kişiyi, yanlış hatırlamıyorsam ilk olarak 2021 yılında İzmir'de meydana gelen orman yangını sırasında tanımıştım. O dönemde kendisinin AHBAP Derneğinde faaliyette bulunduğunu biliyorum. Söz konusu yangında, ormanda yaşayan hayvanların tedavileri ve yiyecek ihtiyaçları için maddi ve manevi yardımda bulunmuştum. Ancak ne kadar maddi yardımda bulunduğumu şu an hatırlamıyorum. Kendisiyle herhangi bir samimiyetim yoktur; yaklaşık 2-3 senedir de kendisini hiç görmedim.
2021 yılından sonra, 6 Şubat depremi döneminde de kendisiyle görüşmelerim oldu. Dernek faaliyeti kapsamındaki destekler haricinde başka hiçbir organizasyonda yer almadım. 6 Şubat depremi döneminde, televizyon programlarında da görüleceği üzere, AFAD kurumunun yardım faaliyetleri içerisinde bulundum. O dönem deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza yardım eden tüm kuruluşlara elimden geldiğince katkıda bulunmaya çalıştım.

6 Şubat depremi döneminde AHBAP Derneğine herhangi bir maddi yardımım olmamıştır. Faaliyetlerimi kısaca örneklendirecek olursam; deprem bölgesindeki depremzede vatandaşların çocuk bezi gibi temel ihtiyaçları doğrultusunda üretici firmalarla irtibata geçerdim. Örneğin Hatay'dan bildirilen bez ihtiyacı kapsamında firmayla görüşme sağlayıp ellerinde bulunan miktar üzerinden bir fiyat anlaşması yapardım. Firmadan almış olduğum IBAN bilgisini ve anlaştığımız bedeli dernek yetkililerine bildirirdim. Onlar da söz konusu firmayla irtibata geçip satın alma işlemlerini yürütürdü; ihtiyaç duyulan malzemeler bu şekilde firma tarafından deprem bölgelerine gönderilirdi. Bu tarz faaliyetler içerisinde yer aldım. Bunun dışında, şahsi olarak görüştüğüm firmalar arasından herhangi bir maddi beklentisi olmadan ihtiyaç malzemesi gönderenler de oldu.
6 Şubat depremi döneminde, AHBAP Derneğinin yardım faaliyetleri kapsamında birçok kişinin gönüllü olması sebebiyle, şu an ismini hatırlamadığım bir otelin toplantı salonunu anlık yardım ihtiyaçlarını karşılamak ve irtibat kurmak amacıyla ayarlamışlardı; ben de oradaydım. Orada birçok kişi iş bölümü yapmıştı. Bu kişiler arasında gıda ihtiyaçlarıyla ilgili görüşmeler yapanlar, giysi ve benzeri ihtiyaçlara yönelik çalışanlar ve deprem bölgesinde vefat edenler için ceset torbası temin etmeye çalışanlar gibi birçok grup halinde hareket ediliyordu.
6 Şubat depremi ülkemizi derinden etkileyen bir doğal afettir. Tüm vatandaşlarımız gibi benim üzerimde de çok üzücü bir etki bıraktı. Bu sebeple herhangi bir derneğin kim tarafından ve nasıl yönetildiğinden ziyade, devletimizin kurumları da dahil olmak üzere tüm yardım organizasyonlarına yetişmeye çalıştım.

Şu hususu belirtmek isterim: Sağlanan yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığı, benim ve benim gibi yardım faaliyetinde bulunan kişilerin doğrudan bilebileceği bir durum değildir. Yardımların ulaştığını tamamen dernek yetkililerinin bize verdiği bilgiler doğrultusunda öğreniyorduk. Bazen de depremzedelerin sosyal medya hesabımdan bana gönderdiği mesajlardan bunu anlayabiliyorduk.
Kesinlikle devletin hiçbir kurumunu hedef alır nitelikte bir paylaşımım veya söylemim olmamıştır. Aksine Kızılay ve AFAD gibi devlete ait kurumlara da destek olunması hususunda elimden gelen çabayı gösterdim. Şahsım adına önemle belirtmek isterim ki; yardım kuruluşlarının isimleri ve yöneticileri önemli olmaksızın, sadece deprem bölgesindeki insanların ihtiyaç duyduğu malzemeleri en hızlı şekilde ulaştırma amacıyla hareket ettim.
Bu soruşturmalar neticesinde, AHBAP Derneğinin yardım faaliyeti dışında bir amaçla hareket ettiğini öğrendim. Bu durum beni çok üzdü. Çünkü bu tür kurumların tek bir faaliyeti olmalıdır, o da insanlara yardımdır. Ayrıca önemle belirtmek isterim ki; 6 Şubat depremi sebebiyle AHBAP Derneğinin yardım faaliyetleri sırasında hiçbir maddi kazancım asla olmamıştır. Zaten böyle bir durumu kabul etmem de mümkün değildir. Soruşturma neticesinde, gerçekten yardıma muhtaç insanlara ulaşması gereken maddi yardım kaynaklarını kendi uhdelerine (menfaatlerine) geçirmişlerse, cezalandırılmalarını yürekten isterim. Benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.