Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında cezaevinde şüpheli ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın 3'üncü dalgasında 4 şüphelinin yakalanması için operasyon başlatıldı.
Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım dün sabah İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alındı.
Ayrıca Kaşif Kozinoğlu'nun bir diğer koğuş arkadaşı emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur hakkında da gözaltı kararı verildi. Uğur'un Kıbrıs'ta olduğu tespit edildi.

Türkiye'ye geleceğini açıklayan Hasan Atilla Uğur, dün akşam Kıbrıs dönüşü saat 23.36'da uçağının havalimanına inmesinin ardından pasaport kontrolünde gözaltına alındı. Maslak Jandarma Komutanlığı'na götürülen Uğur'un soruşturmayla ilgili işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, cezaevi savcısı ile Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur, işlemlerinin ardından Silivri Adliyesine sevk edildi.
Savcılıktaki işlemleri tamamlanan şüpheliler Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında sağlık durumları ve yaşları göz önüne alınarak ev hapsi şeklinde adli kontrol talebi, Ali İşgören ve Necip Doğan ise tutuklama talebiyle Sulh Ceza Halimliğine sevk edildi.
Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı verildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirten Bakan Gürlek, şunları kaydetmişti:
"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."
Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti.
Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.
Bu arada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.

Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.
Başsavcılık soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiği bildirmişti.