Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, TGRT Haber canlı yayınına konuk oldu. İBB yönetimini sert sözlerle eleştiren Yılmaz, terörsüz Türkiye sürecine de değindi.
Yılmaz'ın konuşmasından satır başları:
"İSKİ'nin, İETT'nin ve İBB'nin bugünkü toplam borcu 336 milyarı aşmış durumda. İstanbul'un Büyükşehir Belediyesi'nin gerçekleşen bütçesi 275 milyar iken böyle bir borçlulukla bu belediyenin sürdürülmesi imkanlı mı? Ama bakınız çarpıcı örnekler verelim. Arkadaşlar algıyla olguyu yönetmeye çalıştılar. Reklamla işte onların medya planlamasıyla ve maalesef maalesef onlara bu noktada destek olan bazı medyadaki arkadaşlarla İstanbulluyu kandıracaklarını zannettiler. Ama İstanbullu kandırılamayacak.
Yenikapı'ya hizmet araçlarını, özel araçlar diye niteleyerek, makam aracı diye niteleyerek Yenikapı'da bir şov yaptı o arkadaş. Ne dedi? Bu kadar araç kiralanmıştı bu kadar aracı ben iade ediyorum. Bakın o gün o araçların kiralama maliyeti tüm Büyükşehir Belediyesi'nin 222 milyonken 2024 yılında bu 2 milyar liraya çıkmış. Bir yıl sonra 2025 yılında tahmin edemezsiniz 4.8 milyara çıkmış. %1300 artışla bugün o şov yaptıkları araçlar gereksizdi. İşte Cumhur İttifakı AK Parti Belediyesi bu araçları gereksiz kiraladı diyenler bugün 4.8 milyara o araçları kiralıyorlar.

Yeni metro yapılamıyor yeni ulaşımla ilgili bir master plan yok İstanbul her geçen gün keşmekeş bir şekilde uçuruma doğru sürükleniyor ya sokağa çıktığınızda İstanbul hemşerilerimizle konuştuğumuzda biz İstanbul aklımıza söz muhtarlarımıza dedik İstanbul aklımıza söz kadınlarımıza dedik simitler bizden çaylar taksiciden Saha programlarına gittiğimize inanın İstanbul'da 10 şikayet varsa bunun 8 tanesi İBB'den, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yönetiminden geliyor. Takdiri esasında bu anlattıklarımda kamuoyuna bırakıyorum ama İstanbul'da yaşayanların İstanbul'da mutsuz olduğu günün büyük bir bölümünü trafikte geçiriyor. Düşünsenize, trafikte geçen her saat ekonomiden, sanayiden, istihdamdan ziyan edilen bir vakit.
Ben İstanbul ile buluşacağım, tüm teşkilatlarımla İstanbullularla kucaklaşacağım. Dolayısıyla benim görev sürem yettiğince, genel başkanımın takdirleri devam ettiği sürece İstanbul 'la buluşan, İstanbullularla kucaklaşan ama hep onların yanında olan, makamda, koltukta değil, hep sahada, sokakta, caddede, dernekte, pazarda, çarşıda olan ve onların derdiyle dertlenen ve onların sesi olan bir il başkanı olacağım.

Cumhuriyet tarihinin Türk siyasetinde en önemli dönüm eşlerinden ve en önemli hamlelerinden bir tanesi terörsüz Türkiye hamlesi ve ona bizler şahitlik ediyoruz. Tabi bu şahitlikle bunun kalmaması bu sürece bu ülkeyi seven bakın bu ülkeyi karşılıksız seven partilerinden ideolojik bakış açılarından uzaklaşıp bir devlet aklıyla bir devlet mantığıyla ve bulunduğumuz coğrafyanın jeopolitiğinden hareketle üzerimize yüklenen omuzlarımıza yüklenen misyonun varlığıyla hareket etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla terörsüz Türkiye sürecine x parti, y parti öncülük etti veya bu terörsüz Türkiye hamlesini Cumhurbaşkanımız Sayın Devlet Bahçeli başlattı. Dolayısıyla ben bu sürece sırf bu yüzden karşı çıkıyorum gibi açıklamalar esasında çok üzücü. Bu ülkede yaşayan bir vatandaş, Türk vatandaşı olarak beni rencide edecek açıklamalar. Üzülüyorum. Bakın partilerimiz çok kıymetli. Her birimizin, partilerimizin kurumsal kimliği ama Sayın Genel Başkanımızın o kadar güzel bir veciz bir sözü var ki önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben. İşte bu anlayışla biz terörsüz Türkiye sürecine bakarsak, böyle yaklaşırsak ama tabii ki eleştirileri yapıcı bir şekilde, endişeleri yapıcı bir şekilde iletirsek ve bunu bir masa etrafında bunları, bu kaygılarımızı birlikte paylaşırsak çözüme katkı sunarız. Yoksa mitingler yapmak kolay, hamasi söylemler kolay, nutuklar kolay, gidip tribünleri provoke etmek kolay. Zor olan ne biliyor musunuz? Milletvekili kaybetmeyi, oy kaybetmeyi, belediye başkanlığı kaybetmeyi göze alıp devlet aklıyla hareket edip günübirlik planlarla değil Türk ve Türkiye yüzyılının 100 yıl sonrasını düşünerek bu sürece destek olmak esasında zor.