Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Kiracı ve ev sahibi arasında yıllardır süren boya tartışmasında dengeleri değiştirecek emsal bir karar çıktı. Son dönemde hızla yükselen kira fiyatları, tahliye davaları, depozito krizleri ve fahiş zam tartışmaları nedeniyle gerilen ilişkilerde şimdi de 'evi boyalı teslim etme' konusu yeniden gündem oldu.
Özellikle tahliye sürecinde bazı ev sahiplerinin sıkça dile getirdiği 'Evi nasıl aldıysan öyle bırak' şartı kiracılar için ciddi bir maliyet kalemine dönüşürken, boya masrafının kim tarafından karşılanacağı uzun süredir tartışılıyordu.
Kimi ev sahipleri, kiracının evi sıfır teslim edilmiş gibi yeniden boyatıp teslim etmesini isterken; kiracılar ise yıllar içinde oluşan doğal yıpranmanın kendi sorumluluklarında olmadığını savunuyordu. Depozitonun iade edilmemesiyle sonuçlanan anlaşmazlıklar ise tarafları sık sık mahkemede karşı karşıya getiriyordu.

Milyonlarca kiracı ve ev sahibini ilgilendiren kritik değerlendirme Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nden geldi. Karara göre kiracı, evi özenli kullandıysa ve yalnızca normal kullanım kaynaklı yıpranmalar oluştuysa tahliye sırasında boya ve badana yaptırmak zorunda olmayabilir.
Bu karar; kira sözleşmesi, depozito iadesi, kiracı hakları ve ev sahibi talepleri konusunda yeni bir dönemin kapısını araladı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin dikkat çeken içtihat kararında şu ifadeler yer aldı:
''Depozito bedeli alınmış olup, tahliye sırasında kiracının mecuru borçsuz ve hasarsız tahliye ederek boş, temiz, boyalı ve bakımlı bir şekilde teslim edilmesi şartıyla depozitonun kiracıya aynen iade edileceği belirtilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 316. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur.''
Kararın devamında ise, ''O halde eğer mecuru özenle kullandıysanız evi boşaltırken boya ve badana yapma zorunluluğunuz bulunmamaktadır'' değerlendirmesi yapıldı.

Gayrimenkul hukukçusu Avukat Oğuz Yavuz, ev sahiplerinin sıkça dile getirdiği 'Evi nasıl aldıysan öyle bırak' yaklaşımının hukuki sınırlarını, ev sahibi ve kiracıların yaptığı sözleşmedeki kritik detayları Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’e değerlendirdi.
Kira sözleşmesindeki maddelerin belirleyici olduğuna dikkat çeken Yavuz, sözleşmede kiracının evi boyalı teslim edeceğine dair açık bir hüküm bulunmuyorsa ev sahibinin tek taraflı olarak boya talep edemeyeceğini belirtti.

Kira sözleşmesindeki maddelerin kritik önem taşıdığını vurgulayan Oğuz Yavuz, mahkemenin bazı durumlarda hakkaniyet değerlendirmesi yapabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
''Kiracı evi sahibine teslim ederken yeniden boyatmak zorunda değildir. Çünkü boyada zaten zamanla olağan yıpranma görülebilir. Yargıtay bunu normal karşılıyor. Ancak sözleşmede ‘kiracı boyalı alıp boyalı verecektir’ yazıyorsa bu durumda kiracı boyatıp çıkmak zorundadır. Bu her koşulda kiracıyı bağlar. Ama eğer bu durum kiracıyı aşırı zor duruma düşürecekse mesela ev rutubetlidir, her sene boya kendiliğinden pul pul dökülüyordur bu durumda mahkeme kuralı yumuşatabilir.''

Kiracı ile ev sahibi arasındaki davalarda en kritik ayrımın 'olağan kullanım' ve 'hor kullanım' olduğuna dikkat çeken Yavuz, kararların hayatın doğal akışına göre değerlendirildiğini söyledi.

Yavuz, şu ifadeleri kullandı:
''Zamanla olabilecek ve hor kullanmaya bağlı olan yıpranma durumlarında karar hayatın doğal akışına göre belirleniyor. Kanun bu konuda biraz da hakime inisiyatif veriyor. Mesela parkenin zamanla solması kendiliğinden olağan kullanım kaynaklı bir durumdur. Rutubet ise tümüyle kiracıyı ilgilendiren bir durum değildir. Genellikle evin yapısal sorunları sebebiyle rutubet olur. Örneğin, kiracı taşınırken buzdolabı parkeye sürtmüştür ve çizilmiştir bundan kiracı sorumludur.''

Ev sahibinin depozitodan boya masrafı kesebilmesi için bazı şartların oluşması gerektiğini söyleyen Avukat Oğuz Yavuz, sözleşmedeki hükümlerin belirleyici olduğunun altını çizdi.
Yavuz, şunları söyledi:
''Kiracının sorumlu olduğu kısımlar sözleşmede açıkça yazmalıdır. Eğer kiracının boyalı teslim edeceği yazmıyorsa mal sahibi boyatılmasını talep edemez. Ancak bunun da bir istisnası var. Sözleşmede hiçbir şey yazmasa bile eğer kiracı (mesela çocuğun duvarları boyaması gibi sebeplerle) evi olağan kullanımın üzerinde kötü şekilde teslim ediyorsa boyadan sorumlu olur.''

Kiracının evi kötü kullandığını iddia eden ev sahibinin bunu delillerle ispatlaması gerektiğini belirten Yavuz, sürecin hukuki boyutunu şöyle anlattı:
''Ev sahibi kiracının evi kötü kullandığını iddia ederse önce sözleşmedeki maddelere bakılır. Ev sahibinin kiracıya nasıl bir ev verdiğine bakılır. Genelde tüm sözleşmelerde ‘Ev sağlam ve temiz olarak kiracıya teslim edilmiştir’ yazar. Sonrasında ev sahibi, evi teslim aldıktan sonra gerek kendi çektiği fotoğraflarla ya da gerekirse de mahkemeye yaptıracağı delil tespitiyle hasarı tespit ettirip sonrasında kiracıya dava açabilir. Eğer kiracının evi temiz ve düzgün teslim aldığına dair itirazı varsa bunu yazışma, resim gibi delillerle ispatlamalıdır.''

Kiracı evi boyatmadan çıktığı için ev sahibinin doğrudan icra takibi başlatamayacağını belirten Yavuz, hukuki sürecin belirli aşamalardan oluştuğunu ifade etti.
Yavuz, şu açıklamayı yaptı:
''Kiracı evi boyatmadan çıktığı için ev sahibi doğrudan icra başlatamaz. Hatta eğer bu sebeple depozitoyu iade etmeyecekse de ihtar çekmeli. Eğer depozitoyu karşılamadığı daha fazla zarar varsa, zararı tespit ettirip sonra dava açmalıdır. Bu süreçteki bilirkişi ve mahkeme masraflarını haksız çıkan kiracı öder. Ancak mal sahibinin avukata ödediği ücret kiracıdan alınamaz.''

Kiracıların ileride yaşayabileceği depozito ve hasar anlaşmazlıklarına karşı mutlaka delil toplaması gerektiğini söyleyen Avukat Oğuz Yavuz, özellikle eve ilk giriş anının kayıt altına alınmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yavuz, dikkat çeken açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
''Hayatın akışı içerisinde hiçbir şey sıfır teslim edilemez. 2 günlük otel dairesi bile aynı şekilde teslim edilemiyor. Kiracılar eve girerken nasıl teslim aldığını resimler çekerek kayıt altına almalıdır. Hatta çıktısını alarak mal sahibine tarihli bir şekilde imzalatmalıdır. Hasarlı aletler ve demirbaşlar da sözleşmeye açık şekilde yazılabilir. Evden çıkarken de aynı şekilde evin nasıl teslim edildiğine dair tutanak tutulsun. Taraflar anlaşamazsa bilirkişi çağırılabilir.''
