Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşe bağlanan yoksulluk nafakasında yeni dönem hazırlığı başladı. Mevcut düzenlemede yer alan süresiz nafaka hükmünün iptal edilmesinin ardından hazırlanan yeni modelin 13. Yargı Paketi kapsamında Meclis gündemine taşınması bekleniyor.
Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilmesine imkan veren Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki ibareyi iptal etti. Ancak bu karar, nafakanın tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe girecek şekilde ertelendi.

Dolayısıyla yeni sistem yürürlüğe girene kadar mevcut yasal düzenleme uygulanmaya devam ediyor. Ayrıca yeni nafaka modelinin nasıl uygulanacağına ilişkin kanun teklifinin henüz yasalaşmadığı ve 13. Yargı Paketi'nin Meclis'e sunulmasının beklendiği belirtiliyor.
Hazırlıkları devam eden modele göre süresiz nafakanın yerine belirli süreye bağlı bir sistem getirilmesi planlanıyor. Buna göre nafaka süresinin belirlenmesinde evliliğin ne kadar sürdüğü temel ölçütlerden biri olacak. Evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısının esas alınması öngörülüyor.

Öne çıkan modele göre 6 ay veya 1 yıl gibi kısa süreli evliliklerde bile en az 5 yıl nafaka ödenmesi planlanıyor. Daha uzun evliliklerde ise evlilik süresinin yarısı üzerinden bir süre belirlenmesi gündemde. Bununla birlikte kadının çalışamayacak durumda olması veya yaşının ilerlemiş olması gibi özel koşullarda mahkemenin daha uzun süreli nafaka kararı verebilmesi öngörülüyor.

Yeni modelin en dikkat çeken ayrıntılarından biri kısa süreli evlilikler için öngörülen asgari nafaka süresi. Hazırlanan düzenlemeye göre evlilik 6 ay veya 1 yıl sürmüş olsa bile nafakanın en az 5 yıl ödenmesi gündemde bulunuyor. Böylece evliliğin çok kısa sürmesi durumunda da ekonomik açıdan desteğe ihtiyaç duyan tarafın korunması amaçlanıyor.
Daha uzun evliliklerde ise tek bir sabit süre yerine evliliğin toplam süresinin dikkate alınması planlanıyor. Örneğin hazırlanan modelde nafaka süresinin evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısı üzerinden belirlenmesi öngörülüyor. Ancak bu formülün nihai halinin Meclis'teki kanun teklifinin ardından kesinleşmesi bekleniyor.
Yeni sistemde nafaka süresinin her durumda aynı şekilde uygulanması yerine kişinin özel koşullarının da dikkate alınması planlanıyor. Kadının çalışamayacak durumda olması veya yaşının ilerlemiş bulunması halinde mahkemenin belirlenen süreden daha uzun nafakaya hükmedebilmesinin önü açılacak.
Özellikle ileri yaştaki kadınlar açısından ek süre talebine ilişkin bir başvuru süresi de öngörülüyor. Nafaka süresi sona eren kişinin ek süre talep edebilmesi için en geç 1 yıl içinde mahkemeye başvurması gerekecek. Ayrıca nafakanın başlangıçta aylık ödenmesine karar verilmesine rağmen daha sonra toplu ödeme şeklinde düzenlenebilmesi de planlanan değişiklikler arasında yer alıyor.
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle daha önce kesinleşmiş boşanma davalarında bağlanmış yoksulluk nafakalarının doğrudan kesilmesi planlanmıyor. Hazırlanan modele göre mevcut nafaka alan kişilere 1 yıl daha ödeme yapılması öngörülüyor.
Burada önemli olan nokta, AYM kararının tek başına bütün nafakaları ortadan kaldırmaması. Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği bölüm, yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilmesine imkan veren ibare. Nafaka kurumunun kendisi ise tamamen kaldırılmış değil.
Planlanan modelde önce çiftlerin boşanma sürecinin sonuçlandırılması ve ayrılık kararının verilmesi, ardından nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konuların ayrı süreçlerde ele alınması hedefleniyor. Böylece ekonomik ve ailevi konuların boşanma kararını yıllarca geciktirmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Yeni yargı düzenlemesinde mal paylaşımından kaynaklanan davalara ilişkin sürelerde de değişiklik yapılması planlanıyor. Mevcut 10 yıllık zamanaşımı süresinin 5 yıla indirilmesi öngörülen başlıklar arasında bulunuyor.
Aile hukukundan kaynaklanan bazı davaların adli tatilde de devam etmesine yönelik düzenleme de paketin gündemindeki başlıklardan biri olarak aktarılıyor. Böylece boşanma sonrasında ortaya çıkan mal paylaşımı uyuşmazlıklarının daha kısa sürede sonuçlandırılması hedefleniyor.