27 yıldır TÜBİTAK'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğin bu yılki adresinin Türkiye'nin en önemli gökyüzü gözlem merkezlerinden biri olan Erzurum olduğunu belirterek, "Burası çok önemli bir merkez çünkü Doğu Anadolu Gözlem evimiz Erzurum'da kurulu ve 4 metre çapında ileri teknolojilere haiz bir teleskopla Çin'den Kanarya adalarına kadar uzay gözlemlerinin en ileri seviyede yapılabildiği merkez burada Erzurum'da yer alıyor. Dolayısıyla biz de hemen Doğu Anadolu gözlem evimizin yanı başında bu gökyüzü gözlem etkinliğini gerçekleştiriyoruz ve şu anda burada Türkiye'nin dört bir yanından binden fazla misafirimize ev sahipliği yapıyoruz. Bu yılki gökyüzü gözlem etkinliğine otuz binden fazla misafirimiz katılmak için başvurdu ama fiziki sınırlarımızdan ötürü biz kura ile bine yakın ziyaretçimizi tespit ettik ve onları burada ağırlıyoruz" dedi.
Gökyüzü gözlem etkinliklerinin hem gün boyu pek çok atölyenin, eğitimin, seminerin gerçekleştiği hem de özellikle gece boyu yıldızların, galaksilerin teleskoplarla izlendiği bir etkinlik olduğunu ifade eden Bakan Kacır, "Burada çok sayıda astronomumuz var. Türkiye'nin farklı gözlem evlerinden gelen ve Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK koordinasyonunda bu etkinliğe ev sahipliği yapan çok sayıda astronomumuz aslında eğitimler vermekte misafirlerimize. Bu heyecanı coşkuyu önemsiyoruz çünkü milli teknoloji hamlesinin milli uzay programının öncüsü olarak Türk gençlerini teknofest kuşağını görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli teknoloji hamlesinin tam bağımsız Türkiye yolculuğunu Türk gençleri geleceğe taşıyorlar ve burada da çok sayıda gençle bir aradayız" diye konuştu.
Türkiye'nin uzay biliminde, uzay teknolojilerinde mesafe kat ettiğini anlatan Bakan Kacır, "Çok büyük bir hızla aslında önemli kazanımlar elde ediyor. İmece yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydumuz 2023'te uzaya gönderildi. 2024'de Milli Haberleşme Uydumuz TÜKSAT 6 ay uzaya gönderdik. 2024'de ilk insanlı uzay bilim misyonumuzu Alper Gezer Avcı icra etti. 2026 ay misyonumuz için hazırladığımız milli uzay aracımızı tamamladığımız yıl olacak ve 2027'nin ilk aylarında inşallah Türkiye Ay Yıldızlı Bayrağı'nı Ay'a taşıyan bir ülke olacak. Ve bu uzay aracımızda da milli hibrit roket motorumuzla geliştirdiğimiz teknolojiyi değerlendirmiş olacağız. Tabii İmece 2, İmece 3 projeleri, TÜRKSAT 7A projesi, uydu teknolojilerinde yeni adımlar attığımız, daha ileri kazanımlar elde ettiğimiz projeler olacak. Bir uzay limanı inşa edeceğiz. Uluslararası iş birliğiyle bu uzay limanı sayesinde Türkiye kendi roketleriyle kendi uydularını uzaya gönderebilen bir ülke olma yolunda çok önemli bir altyapı kazanmış olacak. Bütün bunlar Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sağlam iradesi sayesinde mümkün oldu. Ve savunma sanayindekine benzer şekilde uzay teknolojilerinde de Türkiye gerçekten küresel düzeyde bir iddia sahibi artık. İnşallah bu kazanımlar hem stratejik hem ekonomik değer taşıyacak ve Türkiye 100 yılına bizleri çok daha hızlı şekilde eriştirecek. Uzay ekonomisi diyorum çünkü yılda 600 milyar doların harcandığı bir alandan bahsediyoruz küresel düzeyde. Bundan pay alabilmek için bilimde, teknolojide ilerlememiz çok önemli. Ama bütün bunlar için beşeri sermaye, insan kaynağı olmazsa olmaz" şeklinde konuştu.