Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen; yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında yeni detaylar ortaya çıktı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen örgüt lideri Hacer T.'nin ifadesi şebekenin işleyişini gözler önüne serdi. Milyonluk para trafiği ise ifşa oldu.

Soruşturma kapsamında toplam 53 şüpheli bulunurken, şebekenin 20 günlük periyotlarla gerçekleştirdiği anormal seyahatler ve kayıt dışı para/ilaç trafiği skandalı ortaya çıkardı. Hacer T. verdiği ifadede; kliniklere iletilen profillere müdahale ettiğini belirterek “Ben küçülttüm” diyerek yaşını olduğundan küçük gösterdiğini itiraf etti.

Hacer T. ifadesinde; Soner S. S. ve bazı doktor, klinik çalışanları ile donör yönlendirmeleri kapsamında tanışıklığı olduğunu, bu kişilerle hasta muayenesi ve donör işlemleri nedeniyle iletişim kurduğunu belirtti. Donör olarak yönlendirdiği veya kendisine yönlendirilen kişilerle borç, muayene ücreti ve donörlük faaliyetleri kaynaklı para transferleri bulunduğunu, bazı kişilerle ise herhangi bir maddi ilişkisinin olmadığını ifade etti. Hacer T., donör temin eden kişilerle geçmişte birlikte çalıştığını, bazı kişilerin haklarının yendiğini düşündükleri için kendisiyle çalışmaya başladıklarını ve donörlerin kliniklerdeki takip süreçlerini ilgili çalışanların yürüttüğünü beyan etti. Şüpheli ayrıca, Kıbrıs'taki bazı hastane ve kliniklerle bağlantılı kişileri tanıdığını, ancak bazı işlemlerin hangi amaçla yapıldığını bilmediğini ve kendisine okunan diğer şahısları tanımadığını söyledi.

Donörlük amacıyla Kıbrıs, Gürcistan ve Arnavutluk’a gittiğini beyan eden bazı ilaçların ilaçların yumurta büyütme amacıyla kullanıldığını ve kendisinin de donörlük sürecinde bu ilaçlardan bazılarını kullandığını söyledi.

Soruşturma kapsamında, Merve Ş. adlı şüphelinin 2023-2026 yılları arasında ağırlıklı olarak Kıbrıs’a, bir kez de Arnavutluk’a olmak üzere toplam 30 farklı tarihte yurt dışına seyahat ettiği belirlendi. Soruşturma dosyasındaki değerlendirmelerde, tekrarlayan seyahatlerin donör temini ve yurt dışındaki tüp bebek merkezlerinde üreme hücresi elde edilmesi iddialarıyla bağlantılı olabileceği belirlendi. Yaklaşık 20 günlük aralıklarla gerçekleştiği belirtilen bazı seyahatler de dikkat çekerken, uçak biletlerinin bir kısmının üçüncü kişilerce satın alınmış olması incelemeye konu edildi.

Seyahatlerin özellikle aynı ülkeye yönelmesi ve yıllar boyunca tekrarlanması, soruşturma kapsamında ortaya konulan donör temini ve yurt dışındaki kliniklerde üreme hücresi elde edilmesi iddialarıyla birlikte değerlendirildiğinde, şahsın donörlük faaliyetleri kapsamında hareket ettiği değerlendirildi. Bununla birlikte, yaklaşık 20 günlük regl döngüsü şeklinde tekrarlanan seyahatler bulunması da üreme hücresi satışı eylemlerinin gerçekleştiğini destekler mahiyette değerlendirildi.
Dosyada yer alan MASAK kayıtlarına göre Hacer T. ile Merve Ş. arasında karşılıklı para transferleri gerçekleşti.

Şüpheli Hacer T. ile Merve Ş. arasında karşılıklı para transferlerinin bulunması ve soruşturma kapsamında donör temini ile yurt dışına yönlendirme faaliyetlerinde rol aldığına ilişkin beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, Merve Ş.’nin donörlük faaliyetlerine aracılık ettiği ve bu faaliyetleri ortak organizasyon kapsamında yürüttüğü, somut katkısı itibarıyla müsnet fiillerinin 2238 sayılı Kanun’un Ek 1’inci ve 15’inci maddeleri kapsamında gerçekleştiği ve TCK’nin 91’inci maddesinde düzenlenen organ ve doku ticareti suçunu işlediği kaydedildi. Ayrıca bu soruşturma kapsamında işlenen suçların örgütlü olduğu nazara alındığında, TCK 220/5 maddesi uyarınca, örgüt lideri olduğu değerlendirilen bu şahsın tüm eylemlerden sorumlu olduğu değerlendiriliyor.
Şüpheli Muharrem Ş. ile Merve Ş. arasında telefon irtibatının bulunması ve soruşturma kapsamında ilaç tedariki ile organizasyon faaliyetlerinde rol aldığına ilişkin beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, şahsın donörlük faaliyetlerinin yürütülmesine bilerek ve isteyerek katkı sağladığı anlaşıldığından, somut katkısı itibarıyla müsnet fiillerinin 2238 sayılı Kanun’un Ek 1’inci ve 15’inci maddeleri kapsamında gerçekleştiği ve TCK’nin 91’inci maddesinde düzenlenen organ ve doku ticareti suçunu işlediği, TCK 220/5 maddesi uyarınca, örgüt yöneticisi olduğu değerlendirilen bu şahsın tüm eylemlerden sorumlu olduğu belirtiliyor.
İddiaya göre, Hacer T.’nin liderliğini yaptığı ağda donör bulma, ilaç gönderme, muayene ayarlama, yurt dışına yönlendirme ve tahsilat işlerinin farklı kişiler arasında paylaştırıldığı belirlendi. Kendisi de donörlük yapan Hacer T.’nin, daha sonra başka kadınların hazırlığını, yolculuğunu ve ücretini koordine eden kişiye dönüştüğü tespit edildi. Toplam 53 şüphelinin bulunduğu yapıda donörlerin de şüpheli olarak yer aldığı, bazılarının hücre karşılığında ücret alırken yeni aday bularak komisyon da talep ettiği öğrenildi.
Dosyadaki mesajlaşmalarda, donör adaylarının yaş, boy, kilo, kan grubu, saç ve göz rengi gibi fiziksel özelliklerine ilişkin bilgilerin toplandığı, bu bilgilerin fotoğraflarla birlikte kliniklere iletildiği öne sürüldü. Bazı yazışmalarda adaylardan beş veya altı fotoğraf istendiği, kliniklerin ihtiyaçlarına uygun kişilerin belirlenmesi için aracılar arasında görüşmeler yapıldığı belirtildi.
Hacer T.’nin Ümit isimli klinik irtibatıyla yaptığı görüşmelerde, hangi kan grubuna ihtiyaç duyulduğunu sorduğu ve adayları yaklaşık bir ay öncesinden eşleştirdiğini anlattığı kaydedildi. Yazışmalarda, adayların görünüşleri ve kliniklerin taleplerinin aynı görüşmelerde değerlendirildiği, uygun bulunan kadınların ilaç, muayene ve seyahat süreçlerinin daha sonra planlandığı öne sürüldü.
Soruşturma dosyasına giren mesajlarda, bir kadının doğum yılına ilişkin yapılan konuşmada Hacer T.’nin "Ben küçülttüm" diyerek yaşını daha küçük gösterdiğini söylediği belirtildi. Şüphelinin, yaş bilgisinin sorulması halinde yanlış gönderildiğinin söylenmesini istediği iddia edildi. Bu yazışmaların, kliniğe iletilen aday profilindeki bilgilerin değiştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde dikkate alındığı öğrenildi.
Soruşturma dosyasındaki mesajlaşmalarda, donörlere ödenecek ücretler ve aracılara verilecek komisyonlar konusunda çok sayıda pazarlık yapıldığı öne sürüldü. Bazı anlatımlarda, bir işlemden 8-10 bin avro gelir elde edildiği, donöre ise 800-1.000 avro ayrıldığı belirtildi. Ücretlerin kliniklere, işlem sonuçlarına ve elde edilen yumurta sayısına göre değiştiğine ilişkin ifadeler de dosyada yer aldı.
Hacer T.’nin Ümit isimli klinik irtibatıyla yaptığı bir görüşmede donöre 1.300 avro, kendisine ise 150-200 avro ödenmesinin konuşulduğu belirtildi. Şüphelinin başka bir açıklamasında, normal sonuçlanan bir işlemden yaklaşık 5 bin lira aldığını, düşük sayıda yumurta elde edilmesi halinde ise kendisine ödeme yapılmadığını söylediği öğrenildi.
Dosyadaki bazı mesajlarda Serap M.’nin, 2 bin avroluk bir bedel üzerinden iki aracıya ayrı ayrı 500 avro verilmesini önerdiği kaydedildi. Başka bir yazışmada Hacer T.’nin, yüksek sayıda yumurta elde edilen bir donörün ücretinden 100 avro kesilerek önceki bir işlemin hesabının dengelenmesini önerdiği öne sürüldü.
Hacer T.’nin bir pazarlık sırasında "90 M2 çıkaran kızım var benim" ifadesini kullandığı, aynı görüşme dizisinde farklı yumurta sayıları için ödenen tutarları örnek gösterdiği belirtildi. Dosyada yer alan "M2" ifadesinin, olgunlaşmış yumurta hücrelerini tanımlamak için kullanılan MII aşamasına ilişkin olduğu değerlendirildi. Yumurta sayıları, toplanan oositler ve olgunlaşmış hücre sayılarının farklı ölçümler olduğu kaydedildi.
Soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, bazı donör adaylarının yurt dışındaki işlemler öncesinde İstanbul’da muayeneye götürüldüğü belirtildi. Bir donör, Hacer T.’nin kendisini iki kadınla birlikte Pendik’teki bir doktora götürdüğünü ve muayene ücretini nakit ödediğini anlattı. Hacer T.’nin de söz konusu anlatımı doğruladığı öğrenildi.
Hacer T.’nin Ümit isimli klinik irtibatıyla yaptığı görüşmelerde, kadınların İstanbul’daki muayene kayıtlarını istemediklerini söylediği ve muayenelerin kayıtsız şekilde gerçekleştirildiğini anlattığı iddia edildi. Şüphelinin bazı yazışmalarda kayıt yapılmamasını istediği, hekimlere toplu ödeme ve elden para verilmesi yöntemlerinden söz ettiği belirtildi.
Dosyadaki değerlendirmelerde, Türkiye’de gerçekleştirilen muayene ve hazırlık aşamalarının yurt dışındaki kliniklerde yapılan işlemlerle bağlantılı olduğu öne sürüldü. Kadınların bazılarının yurt dışına tek başına gittiği, bazılarının ise varışta şoförler tarafından karşılandığına ilişkin beyanlar da soruşturma dosyasına girdi.
Soruşturma kapsamında incelenen Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) kayıtlarında, Hacer T. ile Muharrem Ş. arasında karşılıklı para transferleri bulunduğu tespit edildi. Dosyada, 4 Eylül 2024 ile 26 Temmuz 2026 arasındaki listelenen hesap hareketlerinde Muharrem Ş.’den Hacer T.’ye 1 milyon 347 bin 341 lira 53 kuruş, Hacer T.’den Muharrem Ş.’ye ise 1 milyon 253 bin 650 lira aktarıldığı belirtildi.
İki kişi arasındaki karşılıklı para transferlerinin toplamı 2 milyon 600 bin 991 lira 53 kuruş olarak kaydedildi. Dosyada ayrıca Hacer T.’nin hesabına listelenen 1 milyon 373 bin 501 lira 53 kuruşluk giriş ve hesabından listelenen 1 milyon 394 bin 750 liralık çıkış hareketleri yer aldı. Listelenen giriş ve çıkışların toplam hacminin 2 milyon 768 bin 251 lira 53 kuruş olduğu belirtildi.
Hesap hareketlerinde ilaç, muayene, yol masrafları ve borç ilişkilerine ilişkin açıklamaların da bulunduğu, bu nedenle söz konusu tutarların doğrudan organizasyonun net kazancını göstermediği kaydedildi.
Dosyada yer alan bir başka tespitte, Hacer T.’nin 23 Temmuz 2026’da bir kadına 45 bin lira gönderdiğini söylediği, aynı gün söz konusu tutarın Muharrem Ş.’nin hesabından ilgili kişinin hesabına aktarıldığı belirtildi. Hacer T.’nin bu ödemenin kullanılmayan ilaçların satın alınmasıyla ilgili olduğunu ifade ettiği öğrenildi.
Hacer T.’nin Muharrem Ş.’yi 2025 yılında tanıştığı erkek arkadaşı olarak tanımladığı, ilaç temini ve para transferlerine ilişkin bağlantıların da soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi.