Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sosyal medyada ve anlık mesajlaşma uygulamalarında yapılan ekran görüntüsü paylaşımlarına ilişkin Yargıtay'dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. WhatsApp üzerinden yapılan özel yazışmaların ekran görüntüsünü alıp izinsiz şekilde başkalarıyla paylaşanlar artık yaptımla karşılaşacak. Bu ekran görüntülerini hukuka aykırı şekilde paylaşan kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ön görülürken, TGRT Haber canlı yayının katılan Avukat Gizem Gonce'den önemli uyarılar geldi.

"Bu karar hem özel hem tüzel tüm yazışmaları kapsıyor mu?" sorusuna cevap veren Gonce, "Gayet tabii, aslında her şeyi kapsayan bir durum. Ancak boşanma davasında özellikle bir kusur sebebi olduğunun altını çizmek doğru olacaktır. Üçüncü kişilerle, sizin izniniz olmadan hem telefon numaranızın hem de konuşma detaylarının paylaşılması zaten bir suç teşkil ediyor. Özellikle telefon numaralarının paylaşılması son derece ciddi bir şekilde kişisel verilerin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesini, aynı zamanda bu numaranın ya da mesajların iletilmesiyle aktarılması Bilişim Sistemleri Suçunu oluşturmaktadır. Bulunulan bölgedeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurmak suretiyle soruşturma başlatılıyor ve cezalandırılmaları için Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılması söz konusu oluyor." dedi.

Kişiden izin almadan numara paylaşmanın da suç olduğunu belirten Gonce, "Bir dosyamızda bu konu vardı hatta: Özellikle bir boşanma davasında müvekkil, kendisinin herhangi bir ilişkisi olmadığını ispatlayabilmek için eşinin telefon numarasını bir iş arkadaşına iletmişti. Durumu izah etmesini ve bir ilişkileri olmadığını belirtmesini istemişti ancak eşinin iznini almadan bu numarayı paylaştığı için eşi Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu ve hakkında ceza davası açıldı.

Özellikle bir kişinin telefon numarasını veya özel konuşmalarını iletirken mutlaka yazılı rızasının (muvafakatinin) alınması gerekmektedir. Aksi takdirde hakkımızda dava açılması söz konusu olacaktır." ifadelerini kullandı.
"Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası, konunun ciddiyeti ya da gizliliği göz önünde bulundurulduğunda daha da yukarı çıkabilir mi?" sorusuna cevap veren Gonce, "Şöyle ki, evet, KVKK kapsamında değerlendirilmesi gayet tabii mümkün. Aynı zamanda iletilen cümlelerin içerisinde bir hakaret, tehdit veya şantaj var mı? Yani konunun mahiyetine göre değerlendirmek gerekiyor. Sadece bir iletinin, yazışmanın ya da telefon numarasının aktarılması söz konusuysa burada "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçunun oluştuğundan bahsedilerek, bir yıldan az olmamak üzere hâkimin takdir yetkisine göre cezanın iki yıla kadar artırılması söz konusu olabilir. Fakat bu yazışmalarda hakaret varsa Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri (örneğin 125. maddesi) uyarınca hakaret suçundan cezalandırılmaları söz konusu olacaktır. Keza aynı şekilde diğer suç tipleri varsa hepsinden ayrı ayrı ceza almaları mümkündür ki bu da ceza oranlarının artması anlamına gelir." dedi.

Yazışmaların mahkemede delil olarak sunulması konusuna da değinen Gonce, "Mahkemeye delil olarak gayet tabii sunulabilir; çünkü kişinin kendisini ispat etmesinin başka bir yolu olmayabilir. Yani WhatsApp yazışmaları delil niteliğindedir, aynı zamanda Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca bir "delil başlangıcı" kabul edilmektedir. Ancak bu yazışmaların kim tarafından yapıldığının mahkemede ispat edilmesi gerekmektedir. Kimi zaman bu telefon hatları başkalarının üzerine kayıtlı olduğunda mahkeme, karşı tarafın "Ben bu yazışmaları yapmadım, bunu yapan kişi ben değilim" şeklindeki beyanını dikkate alarak bunları delil saymayabilmektedir.

Burada önemli olan husus, o telefon hattının kime ait olduğunun ilgili operatörlerden gelecek kayıt bilgileriyle ispat edilmesidir. Akabinde, bu konuşmaların HTS kayıtlarıyla beraber söz konusu konumda veya o kişi tarafından yapıldığının da doğrulanması gerekmektedir. Bu şartlar sağlandığında, evet, bu yazışmalar hukukumuzda delil olarak kabul edilmesi mümkün olan materyaller arasında yerini alacaktır." ifadelerini kullandı.