Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleşen okul saldırıları sonrası şiddet içerikli diziler gündeme tekrar geldi. Dizilerin tamamen yayından kalkacağı iddiaları gündem olurken, senaryolarda değişiklik yapılacağı bildirildi. Özellikle çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri sebebiyle yürütülen tartışmada haklı kaygılar taşısa da tamamen yasaklamak meseleyi basitleştirir.
Şiddet, sadece televizyon dizilerine özgü bir unsur değil; bazen edebiyatta bazen sinemada, bazen ise her gün izlediğimiz haberlerde karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla mesele, şiddetin varlığı değil, nasıl sunulduğu ile alakalıdır. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda kontrolsüz şiddet içerikli olumsuz etki oluşturacaktır.
Burada sorumluluğu tek başına dizilerin senaryolarına yüklemek doğru olmaz. Aile, medya okuryazarlığı gibi yan etkenler de bu denklemde en az yapımlar kadar önemli. Çocuk hangi içeriği, hangi yaşta izlemesi gerektiği ilk başta ailenin bilincinde olmalı. Bu konuların cevapları yasaklarda da belirli olacaktır.
Tabi ki dizilerin etkisini de göz ardı etmek doğru olmaz. Şiddeti çözüm gibi sunan dizilerin senaryosu gözden geçirilmeli. Şiddet içerikli görüntüler yer alacaksa bile eleştirel bir perspektifle sunulmalıdır. Diziler yasaklanmalı yerine sorunun kaynağı belirlenmeli ve ona göre çözümler üretilmeli. Denetimler kesinlikle olmalı ama dizilerin yayından kaldırılması konusu mümkün olmamalı.
Yasaklardan ziyade bilinçli bir denetim ve güçlü bir eğitim yaklaşımıdır. Şiddeti tamamen hayatımızdan çıkaramayız; ancak onu nasıl algıladığımızı ve nasıl anlattığımızı değiştirebiliriz.
