Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Son günlerde futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın hayatını kaybetmesinin ardından yaşanan olayları anlamak biraz zaman aldı. Hiç suçu olmayan birinin ölmesi. İfadelerde herkesin birbirini suçlaması. Ne yazık ki yapay bağların sonucu bazen sadece hayal kırıklığı olmuyor. Bu olayda olduğu gibi bazen bir dizi olmaması gereken olay bir insanın hayatına mal oluyor. Sınırlar çizilmiyor, duygular doğru yönetilmiyor, ve en küçük çatlakta her şey kontrolden çıkıyor. Ve sonra bir an geliyor… Bir kontrol edilemeyen öfke, bir kişinin hayatına mal oluyor. Bu tür olaylardaki en acı gerçek ise bazen en masum kişini hayatı elinden alınıyor. Son zamanlarda hayatını kaybeden, hapse düşen fenomenleri izler olduk. Toplumsal sorunların en başında öfke kontrolsüzlüğü, yüzeysel ilişkiler, tahammülsüzlük ve duygusal kopukluk yer alıyor.
Kubilay Kaan Kundakçı’nın hayatını kaybetmesi, Kübra Karaaslan’ın köprüden atlayarak hayatını kaybetmesi “Ne oluyor böyle” gibi soruların sorulmasına neden oldu. Bazen yalnız kalmamak, bir ortama girebilmek için, temeli olmayan dostluklar veya ilişkiler kurmamalıyız. Bu tür olanlar aslında “beklenmedik” olmuyor. Ayak sesleri gelmiş oluyor.
Azmettirici olduğu şüphesiyle cezaevine gönderilen Aleyna Kalaycıoğlu'nun, geçtiğimiz Haziran ayında katıldığı bir YouTube programında "Eski sevgilim rahatsız ederse ne yapmalıyım?" şeklindeki bir soruya, "Bunu direkt yeni sevgilime söylerim. Eski erkek arkadaşım takıntılıysa bilmesi lazım, yoksa olay çıkarır" şeklinde cevap verdiği görüldü.
