Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Geylani’nin yapımcılık yaklaşımında, bir filmin yalnızca üretim sürecinin tamamlanması değil, doğru uluslararası platformlarla buluşturulması da önemli bir yer tutuyor. Özellikle bağımsız sinemada yapımcının rolünün finansman ve prodüksiyon organizasyonunun ötesine geçtiğini belirten Geylani, Türkiye’nin farklı bölgelerinden çıkan hikâyelerin uluslararası izleyici açısından güçlü bir karşılığı olabileceğine inanıyor.
Geylani’nin ortak yapımcıları arasında yer aldığı, Cansu Baydar’ın yazıp yönettiği Neredeyse Kesinlikle Yanlış (Almost Certainly False), bu yaklaşımın dikkat çeken örneklerinden biri oldu.
Film, 2025 Sundance Film Festivali’nin resmi kısa film programına seçilerek International Fiction bölümünde yarıştı ve festival kapsamında Kuzey Amerika prömiyerini gerçekleştirdi. 2025 Sundance kısa film programına 11 bini aşkın başvuru arasından 57 film seçildi.
Neredeyse Kesinlikle Yanlış, Türkiye’de ve farklı uluslararası festivallerde de gösterilerek festival yolculuğunu sürdürdü. Filmin farklı ülkelerde izleyiciyle buluşması, Türkiye’de geliştirilen bağımsız yapımların yerel sınırların ötesine taşınabileceğini gösteren örneklerden biri oldu.

Geylani’ye göre uluslararası alanda karşılık bulan yapımların ortak özelliklerinden biri, kendi coğrafyalarına ait hikâyeleri evrensel bir sinema diliyle anlatabilmeleri.
“Türkiye ve çevresindeki coğrafya, sinema açısından çok güçlü bir kültürel ve toplumsal birikime sahip. Bence önemli olan bu hikâyeleri uluslararası izleyici için değiştirmek değil; özgünlüklerini koruyarak doğru yapım ve iş birliği modelleriyle daha geniş bir alana taşıyabilmek. Yerel bir hikâyenin aynı zamanda uluslararası bir hikâye olabileceğine inanıyorum,” diyen Geylani, önümüzdeki dönemde de bu doğrultudaki projelerde yer almak istediğini ifade ediyor.
Bağımsız sinemada yapımcıların görev alanı da giderek daha çok uluslararası iş birliklerini kapsıyor. Finansman, ortak yapım modelleri, festival stratejisi ve farklı ülkelerden yaratıcı ekiplerin bir araya getirilmesi, bir projenin geliştirme aşamasından itibaren ele alınan konular arasında yer alıyor.
Geylani de yapımcılığı yalnızca bir filmin çekim sürecini organize eden bir pozisyon olarak görmüyor. Ona göre yapımcı, yönetmenin yaratıcı yaklaşımını korurken projenin hayata geçirilmesini sağlayacak finansal ve organizasyonel yapıyı oluşturmalı ve filmin ulusal sınırların dışında da karşılık bulabileceği alanları araştırmalı.
Bu yaklaşım, Geylani’nin geliştirmekte ve desteklemekte olduğu projelerde de kendisini gösteriyor. Türkiye’deki sinema üretimini farklı ülkelerdeki yaratıcı ve profesyonel ağlarla buluşturmayı hedefleyen Geylani, özellikle uluslararası ortak yapımların Türk sinemasının erişim alanını genişletmek açısından önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyor.
Önümüzdeki dönemde uluslararası projelerdeki çalışmalarını genişletmeyi planlayan Geylani, Türkiye ile Avrupa ve ABD’deki sinema çevreleri arasında yeni ortak yapım ve proje geliştirme imkanları üzerinde çalışmayı hedefliyor.
Geylani’ye göre bunun temelinde yalnızca Türk yapımlarını yurt dışına taşımak değil, farklı ülkelerden sinemacıları aynı projeler etrafında bir araya getirmek bulunuyor.
“Sinema zaten sınırların ötesinde çalışan bir alan. Türkiye’den bir yönetmenin hikâyesi ABD’de veya Avrupa’da bir izleyiciye ulaşabiliyorsa, farklı ülkelerden yaratıcı insanların da aynı proje etrafında buluşabilmesi mümkün. Yapımcı olarak ilgilendiğim alanlardan biri tam olarak bu bağlantıları kurabilmek ve bağımsız projelerin uluslararası dolaşım alanını genişletmek,” diyor Geylani.
Türkiye’den çıkan bağımsız yapımların uluslararası festivallerde görünürlüğünün devam etmesi, yalnızca yönetmenler için değil, yapımcılar açısından da yeni çalışma modelleri ortaya çıkarıyor. Geylani de kariyerinin önümüzdeki döneminde, farklı kültürlerden gelen yaratıcı ekipleri bir araya getiren ve Türkiye’den çıkan hikâyelerin uluslararası izleyiciye ulaşmasına katkı sağlayan projelere odaklanmayı planlıyor.