Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Geçtiğimiz hafta geçirdiği ağır virüs sebebiyle İstanbul'daki evinde fenalaşarak hastanelik olan İbrahim Tatlıses, sevenlerini korkutmuştu. İlk eşi Adalet Sara ile evliliğinden olan kızı Gülşen'in oğlu Burak Baran Karakeçili, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımıyla sanatçı Tatlıses'in asistanı Tuğçe Korkmaz'ı hedefe aldı. İbrahim Tatlıses'in torunu Burak Baran Karakeçili'nin Tatlıses'in asistanına yönelik yaptığı paylaşım kısa sürede gündem oldu.
Son zamanlarda magazin gündeminin en çok konuşulan olaylarından olan İbrahim Tatlıses ve büyük oğlu Ahmet Tatlıses'in aralarında çözülemeyen miras davaları giderek büyümeye devam ediyordu.

Birbirleri hakkında öne sürdükleri sert açıklamalarla kendilerinden bahsettiren baba-oğul olayına son olarak bir de Ahmet Tatlıses'in oğlu Mert dahil olmuştu.
Dedesi İbrahim Tatlıses'in zamanında babası Ahmet'i vurdurmak için tetikçi tuttuğunu iddia etmesi üzerine ortalık karışmış ve işler iyice çıkmaza girmişti. Torun Mert'ten sonra şimdi de bir başka torunu Buran Baran Karakeçili'den Tatlıses'e torun darbesi geldi.

Burak Baran Karakeçili, sosyal medya hesabından yayınladığı yeni bir gönderide dedesi İbrahim Tatlıses'in asistanı Tuğçe'yi hedef aldı.

“İbrahim Tatlıses’in ‘Herkesten daha iyi bakıyor, benim canım’ dediği, evler arabalar hediye ettiği asistanı Tuğçe… Tatlıses yoğun bakımdayken ‘Hastanedeyim, yanındayım’ diye para alıp, tedavi altındaki adamı bırakıp eğlenceye gitmeyi çok iyi biliyor” diyerek şaşırtan bir iddiada bulundu.

Burak Baran Karakeçili, daha önceden sosyal medya hesabından yayınladığı paylaşımda Tatlıses için şu ifadelerde bulunmuştu:
"Sayın dedem her zaman ki gibi bizi şaşırtmadı. Evlatlar ve torunlar arasında yaptığı ayrımı yine yaptı. 7 çocuğun içinden birisi erkek ikisi kız toplamda üç evladına zamanında yaptırdığı Bodrum Bitez'de 48 dairelik site içerisinde ev verdi. Ama geriye kalan dört evladına vermedi. Merak ettiğim şu, senin 7 çocuğun içinde diğer dört taneden ayıran nedir ve bunlardan birisi de benim annem. Yıllardır ne yaşadığını ben evladı olarak biliyorum. Söz konusu mal - mülk değil, yerin dibine batsın dünya malı. Kefenimizde cep yok sonuçta. Mesele bu evler değil yıllardır adil olmayan bir babalık söz konusudur."