Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Eşinin vefatından sonra hayatını çocuklarına adayan Özgü Namal, geçtiğimiz aylarda bu kuralı bozdu. Ayrıldıkları iddia edilen Özgü Namal ile yoga eğitmeni - biyoenerji uzmanı Ercan Han Üşümez'in aşkının devam ettiği ortaya çıktı.
Son olarak Kıskanmak dizisinde rol alan Özgü Namal, Berlin Film Festivali'nde yaptığı konuşmayla takdir topladı. Havalimanında görüntülenen Özgü Namal, Biyoenerji uzmanı Ercan Han Üşümez'le birlikte olduğu iddiasını "Aşk devam mı?" diye soran gazetecilere de "Devam, her şey iyi" diyerek doğruladı.

Ercan Han Üşümez, Bioenerji Bilinçaltı Eğitmeni ve Metafizik Parapsikoloji Uzmanı olarak tanınan bir isimdir. Zihin, beden ve ruh sağlığını bütünsel bir yaklaşımla iyileştirmeyi amaçlayan Üşümez, özellikle Acarkent’te kurduğu Golden Age Healing Dönüşüm Merkezi ile dikkat çekmektedir. Burada, modern tıp ile geleneksel şifa yöntemlerini harmanlayarak, insanın enerji sistemini dengelemeye yönelik çalışmalar yürütmektedir.

Havalimanında görüntülenen Özgü Namal, "Vallahi ben de bilmiyorum çok, gazetelerden öğrendim neler yaşandığını. Orada değildim galiba. Ters bir şey yapmadım aslında. Çok nazik bir şekilde, çok samimi bir şekilde cevap verdim. Yani, doğru olmadığını dile getirdim. Ülkeyle alakalı olduğunu tahmin ettim. Herkesin yapması gereken bir şeyi yaptım. Doğal geliyor bana o anlamda. Onlar sorunca cevap vermek durumunda kaldım." ifadelerini kullandı.

Uzun bir aranın ardından beyaz perdeye güçlü bir dönüş yapan Özgü Namal, başrolünde yer aldığı “Sarı Zarflar” filmiyle boy gösterdi. Üstelik performansıyla “En İyi Oyuncu” adayları arasına adını yazdırdı. Ancak geceden geriye sadece adaylık değil, verdiği bir röportaj cevabı da kaldı. Festival kapsamında düzenlenen söyleşide Namal’a yöneltilen bir soru kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Bir muhabirin, “Bu hikaye Türkiye’de çekilseydi performansınız değişir miydi?” sorusu üzerine ünlü oyuncu, “Bu, Türkiye’de çekilemeyen bir film değil. Almanya’da çekilmesi tercih edilmiş bir şey. Performans açısından büyük bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Ancak yönetmenin buraya olan hâkimiyeti ve atmosferi iyi hissetmesi elbette kameraya yansımıştır. Türk ve Alman sinemasının bir arada olmasından mutluluk duyuyorum.” dedi.