Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Cildinizi sabah temizledikten sonra, öğlene doğru T bölgeniz parlamaya başlıyorsa ve akşama doğru da sanki yüzünüze yağ sürmüşçesine yağlanma yaşıyorsanız dikkat! 'Ben nerede yanlış yapıyorum, neden cildim bu kadar yağlanıyor' diye düşünüyorsanız, bunun sebebi cildimiz arındıracağım derken yaptığınız küçük bir hatadan kaynaklanıyor olabilir. Ben de cilt yağlanması sorununu yaşayan biri olarak 'Cildim neden bu kadar yağlanıyor?' diye araştırdım ve sebebini buldum. Peki cilt yağlanması neden olur? Cilt yağlanmasını önlemek için neler yapılabilir? İşte cevabı...
Cildiniz sürekli yağlanıyorsa, yalnız değilsiniz. 'Her şeyi denedim, yine de bir türlü mat kalmıyor' şikayetinde olanların sayısı oldukça fazla.

Aslında işin temelinde birkaç ana başlık var. Genetik yapı, hormonlar, yanlış ürün kullanımı ve tabii ki yaşam tarzı. Bazı kişiler genetik olarak daha aktif yağ bezlerine sahip.
Ergenlikten itibaren hormon dalgalanmaları da devreye girince, cilt daha fazla sebum üretmeye başlıyor. Buna bir de yoğun stres, düzensiz uyku, yüksek şekerli beslenme ve yetersiz su tüketimi eklendiğinde ciltte oluşan yağlanma iyice ağırlaşıyor.

Ancak en kritik nokta şu... Cilt zaten yağlıyken, onu 'tamamen tertemiz ve gıcır gıcır' hissettirme isteğiyle yapılan aşırı temizlik.

Uzmanların altını çizdiği en büyük hata, cilde 'ne kadar çok temizlersem o kadar iyi' mantığıyla davranmak. Gün içinde defalarca yüz yıkamak, yüksek alkollü tonikler kullanmak, tanecikli peeling’lerle cildi sertçe ovmak ve hatta çoğumuzun yaptığı yağlanmasın diye nemlendiriciyi tamamen kesmek.

İşte tüm bunlar, yağlı ciltten şikayet eden kişilerin en çok yaptığı hatalar arasında yer alıyor. Cilt, koruyucu bariyerini kaybettiğini hissettiğinde, kendini savunmak için daha fazla yağ üretmeye başlıyor.

Yani siz agresif temizleyicilerle yağı söküp atarken, aslında cildiniz kurudum kendimi korumalıyım çığlığı atıyor ve ekstra sebum pompalıyor. Siz daha çok temizliyorsunuz, cildiniz daha çok yağlanıyor.

Ayrıca yanlış ürün seçimi de ciltte yağlanma tablosunu ağırlaştırabiliyor. Bu duruma hemen bir örnek verecek olursam, gözenek tıkayıcı içerikler içeren ağır kremler, yağlı ve karma ciltlerde siyah nokta ve sivilceyi artırabiliyor.

Ya da cilt tipinize uygun olmayan, çok sert asitlerle yaptığınız peeling işlemleri, cilt bariyerinizi bozarak hem kızarıklığa hem de yağlanmanın zirve yapmasına neden okuyor.

Bu konuda yapılacak ilk adım, aslında tam olarak dengedir. Sabah ve akşam günde iki kez, cilt tipine uygun, jel formda, nazik bir temizleyici kullandığınız takdirde cildinize yeterli faydayı sağlamış oluyorsunuz.

Yapılan en büyük hatalardan biri cildi gıcırtı sesi çıkaracak kadar kurutan ürünlerden kaçınmanızdır. Bu durum bariyeri korumak açısından oldukça önemli.
Daha sonra ise alkol oranı düşük, gözenekleri tıkamayan, mümkünse niasinamid gibi dengeleyici içeriklere sahip olan tonikler tercih etmeniz gerekiyor. Mesela nemlendiriciyi tamamen hayatınızdan çıkarmanıza gerek yok.

Yağsız, su bazı yüksek ve özellikle non-comedogenic ürünlere yönelebilirsiniz. Gündüz mutlaka hafif dokulu bir güneş kremi kullanmalısınız.

Bu tarz kremler hem leke hem de bariyer hasarını önler. Haftada 1–2 kez kil maskesi yapabilir veya salisilik asit içeren nazik bir peeling uygulayabilirsiniz. Tüm bunların dışında ise bol su tüketmeniz cilt yağlanmasına çok iyi gelecektir.

İşlenmiş gıdaları ve rafine şekeri azaltmak, yeterli uyku ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı değişiklikleri de ciltteki yağlanma dengesine doğrudan yansıyor.