Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yıllardır ayna karşısında 'Her şeyi kusursuz yapıyorum ama bu sivilceler neden bitmiyor?' diyerek isyan eden tek kişinin ben olmadığımı biliyorum. Sabah-akşam yüz yıkama rutini, peş peşe sürülen tonikler, bütçeyi sarsan o lüks kremler... Hayal kırıklığı ve yine o inatçı sivilceler! Bu sonsuz döngüden gına gelince, meseleyi kökten çözmek için cildimi yakın markaja aldım. Meğer farkında olmadan bizzat kendi ellerimle cildimi tahrip ediyormuşum. Masum sandığımız ama sivilcelere davetiye çıkaran o 10 zararlı alışkanlığı şimdi sizlerle paylaşıyorum. Süreci tersine çevirmek istiyorsanız bu hatalardan mutlaka vazgeçin.
Telefonu yüze yapıştırmak: Ya bunu artık aklımdan nasıl çıkardıysam, gün boyu elimizden düşmeyen telefon var ya, o var ya tam bir bakteri yuvası! Otobüste tutunduğumuz demir, masaya koyduğumuz tozlu yüzeyler derken bütün o mikroplar telefonun ekranına yapışıyor. Sonra kulağımıza götürüyoruz, yanaklarımıza yapıştırıyoruz. Tabii ki o yağ ve kir direkt gözeneklere doluyor, sonra da yanaklarda inatçı sivilcelere yol açıyor. Şimdi kulaklık takarak konuşmaya başladım.
Yastık kılıflarını nadir değiştirmek: Gece uyurken saçımızdaki yağlar, terimiz, salyamız, gün içinde yüzümüze konan tozlar hep yastık kılıfına geçiyormuş. Sabaha kadar o mikroplu yüzeyle yüzümüz temas edip duruyor. Haftada bir o kılıfları yıkamak ya da değiştirmek şart. Buna mutlaka özen gösterin.

'Nasılsa Yağlı' deyip nemlendiriciyi pas geçmek: İşte bu, cildime yaptığım en büyük kötülüktü. Cildim zaten yağlı ya, 'krem sürersem daha çok sivilce çıkarır' diye korkup nemlendiriciyi hep es geçiyordum. Meğer ne kadar yanlışmış! Cildin nemsiz kaldıkça kendini korumak için daha çok yağ salgıladığını ve bu yüzden gözeneklerin tıkanıp sivilce patlattığını çok geç öğrendim. Su bazlı hafif bir nemlendirici sürmeye başladığımdan beri cilt dengeye geldi resmen.
Günün yorgunluğuyla makyajla uyuyakalmak: Gece eve o kadar yorgun geliyorum ki, bazen 'Aman bir geceden bir şey olmaz' deyip makyajla uyuyakaldığım oluyordu. Sabah uyandığımda ise aynada o faciayı görmekle kalmıyor, yeni bir sivilceyle de karşılaşıyordum. Fondötenler, pudralar gece boyunca gözenekleri öyle bir tıkıyor ki, cildin nefes alması imkansız hale geliyor. Artık ne kadar yorgun olursam olayım, o makyaj o yüzden silinecek, başka yolu yok!

Yüzü günde üç beş kez yıkayıp kurutmak: Cildim yağlı ya, gün içinde parladıkça gidip sabunla ya da köpükle yüzümü yıkıyordum. 'Temiz olsun, yağdan arınsın' diyordum. Meğer cildin doğal bariyerini yok ediyormuşum. Fazla yıkadıkça cilt kuruyor, kurudukça 'Eyvah kurudum, hemen daha çok yağ üretmeliyim' diye alarm verip eskisinden de çok yağ üretiyormuş. Günde iki defa nazikçe yıkamak yetiyormuş meğer.
Saç ürünlerini yüze akıtmak: Duş alırken şampuanlar, saç kremleri köpük köpük alından, yanaklardan aşağı akıp gidiyor. Ben de durulayıp çıkıyorum sanıyorum. Meğer o ağır saç kremlerinin silikonları ve yağları alında, şakaklarda ve sırtımda kalıp kalıp sivilce yapıyormuş. Artık duşta en son işim yüzümü iyice sabunlayıp o saç kalıntılarını arındırmak oluyor.

Yüzü sürekli ellemek: Ders çalışırken, televizyon izlerken, telefona bakarken elim hep çenemde, yanağımda... Gün içinde ellerimizle bin tane şeye dokunuyoruz, klavyelere basıyoruz, paralara dokunuyoruz. Sonra o eller gidip hassas yüzümüze dokunuyor. Kendi ellerimizle mikrobu bizzat gözeneklerimizin içine itiyoruz resmen.
Sivilceleri sıkıp patlatmak: Biliyorum, çok cazip geliyor. 'Hemen sıkıp kurtulayım' diyoruz ama o sivilceyi sıktığımız anda içindeki iltihap sadece dışarı çıkmıyor, derinin altına da dağılıyor. Hem daha büyük bir sivilceye sebep oluyor hem de yüzde ömür boyu kalacak o lanet lekelere, çukurlara davetiye çıkarıyor. Kendimi tutmayı öğrendim, artık dokunmuyorum, kendi kendine sönmesini bekliyorum.

Yetersiz su içmek: Su içmeyi hep unutuyorum. 'Canım istemiyor ki' diyerek günü iki bardak suyla kapatıyordum. Meğer toksinleri atamayınca vücut, onları cildimizden dışarı atmaya çalışıyormuş. Bol su içmeye başladığımdan beri cildimin o matlığı gitti, resmen güzelleşti.

Stres yapıp kendi kendimi yiyip bitirmek: En kötüsü de bu galiba. Sivilce çıkıyor, 'Allah'ım niye çıktı?' diye stres yapıyorum. Stres yapınca vücutta kortizol hormonu patlıyor, kortizol patlayınca da daha çok sivilce çıkıyor. Kısır döngü resmen! Kafaya takmamayı öğrendiğimden beri her şey çok daha yolunda gidiyor. Ben bu hataları bıraktım, cildim de bana teşekkür etmeye başladı resmen. Sizin de aranızda 'Ben bunu hep yapıyorum' dedikleriniz var mı? Aman bu alışkanlıklara mutlaka dikkat edin ve yapmayı derhal bırakın.